Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.És káromlák a menny Istenét az õ kínjaik és fekélyeik miatt; és meg nem térének az õ cselekedeteikbõl.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.in preklinjali Boga nebeškega od muk in od uljés svojih, in niso se izpokorili od svojih del.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.ja pilkkasivat taivaan Jumalaa tuskiensa ja paiseittensa tähden, mutta eivät tehneet parannusta teoistansa.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.아픈 것과 종기로 인하여 하늘의 하나님을 훼방하고 저희 행위를 회개치 아니하더라
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.Og de spottet himmelens Gud for sine piner og for sine bylder, og omvendte sig ikke fra sine gjerninger.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.und lästerten Gott im Himmel vor ihren Schmerzen und vor ihren Drüsen und taten nicht Buße für ihre Werke.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.y blasfemaron al Dios del cielo por sus dolores y sus llagas, pero no se arrepintieron de sus obras
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.и хулили Бога небесного от страданий своих и язв своих; и не раскаялись в делах своих.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.і хулили Бога небесного задля болещів своїх, і задля боляків своїх, а не покаялись від діл своїх.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.ויגדפו את אלהי השמים ממכאבם ושחינם ולא שבו ממעשיהם׃
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.وجدفوا على اله السماء من اوجاعهم ومن قروحهم ولم يتوبوا عن اعمالهم
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.又 因 所 受 的 疼 痛 、 和 生 的 瘡 、 就 褻 瀆 天 上 的 神 、 並 不 悔 改 所 行 的
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.又 因所 受 的 疼痛 、 和 生 的 瘡 、 就 褻瀆 天上 的 神 、 並不悔改 所 行的
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.Júlia mosni, hogy sebeit könnyes: enyém kell költeni, Amikor az övék száraz, a Romeo száműzetését.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.JULIA Wash, że jego rany ze łzami: jest mój być wydane, gdy ich na sucho, na banicję Romeo.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.JULIETA que lavar la herida con lágrimas: el mío se pasó, cuando ellos están secos, por el destierro de Romeo.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.Julieta spală ei rănile cu lacrimi: a mea va fi utilizat, Când lor sunt uscate, pentru exilul lui Romeo.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.JULIET Pese ne hänen haavansa kyyneleet: minun on käytettävä, kun heidän on kuiva, sillä Romeon karkotus.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.Juliet Rửa vết thương với nước mắt: mỏ phải được chi tiêu của họ là khô, xua đuổi của Romeo.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.JULIET Tvätta de hans sår med tårar: gruvan ska betalas ut, när deras är torra, för Romeos förvisning.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.Juliet Vask de hans sår med tårer: mine skal bruges, når deres er tørre, for Romeos landsforvisning.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.JULIE Wash, že jeho zranenie sa slzami: môj vynaložia, Keď oni sú suché, na vyhnanie Romeo.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.JULIE Wash, že jeho zranění se slzami: můj vynaloží, Když oni jsou suché, na vyhnání Romeo.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.Julija Wash so njegove rane s solzami: mine, se porabi, ko so njihova suha, za izgon Romeo.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.줄리엣은 눈물로 그들에게 상처를 씻으십시오 : 그들의이 건조한 경우 광산 로미오의 추방을 위해, 지출하여야한다.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.ДЖУЛЬЕТТА Wash они его раны слезами: шахта должна проводиться, когда у них сухие, за изгнание Ромео.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.ג'ולייט הם שטפו את פצעיו בדמעות: שלי יהיה בילו, כאשר שלהם יבשים, על גירוש של רומיאו.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.جولييت اغسل متأثرا بجراحه التي بالدموع : ولا يجوز صرف الألغام ، وعندما يتم لهم الجافة ، لإبعاد روميو.
JULIET gözyaşları onun yaralarını Yıkama: onlarınki kuru mayın Romeo sürgün, harcanan olacaktır.それらのコードを取る。貧しいロープ、あなたがbeguil'dされ、あなたも私も、ロミオのためのexil'dされています。
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.그가 진찰할 것이요 문둥병이 과연 그 전신에 퍼졌으면 그 환자를 정하다 할지니 다 희어진 자인즉 정하거니와
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.וראה הכהן והנה כסתה הצרעת את כל בשרו וטהר את הנגע כלו הפך לבן טהור הוא׃
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.ورأى الكاهن واذا البرص قد غطى كل جسمه يحكم بطهارة المضروب. كله قد ابيض. انه طاهر.
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.祭 司 就 要 察 看 . 全 身 的 肉 、 若 長 滿 了 大 痲 瘋 、 就 要 定 那 患 災 病 的 為 潔 淨 、 全 身 都 變 為 白 、 他 乃 潔 淨 了
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.祭司 就要 察看 . 全身 的 肉 、 若長滿 了 大痲瘋 、 就 要 定 那 患 災病 的 為潔淨 、 全身 都 變為 白 、 他 乃 潔淨了
Kalbimi tam burada aldým, yaralarýmý tam burada edindim Kupalarý getir bebeđim ve ben de içkiyi getirebilirimAccroche-toi pour cette chevauchée
Kalbimi tam burada aldým, Yaralarýmý tam burada edindim Kupalarý getir bebeđim ve ben de içkiyi getirebilirimLa traduction de milliers de musiques avec TraduZic
Kan, yaralarından fışkırıyor.119 番をダイヤルし 医師が来るのを待つが やってくるのは俺だ
Kan, yaralarından fışkırıyor.Bloed gutst uit je wonden
Kan, yaralarından fışkırıyor.피가 그냥 철철 흐르지. 정신이 흐려저 가면서
Kan, yaralarından fışkırıyor.Krew tryska wam z ran.
Kan, yaralarından fışkırıyor.Máu cứ trào ra từ những vết thương đáng sợ của các người.
Kan, yaralarından fışkırıyor.Sângele tășneste din răni.
Kan, yaralarından fışkırıyor.Sangue che vi sgorga dalle ferite.
Kan, yaralarından fışkırıyor.Αίμα αναβλύζει από τις ανοιχτές πληγές σας.
Kan, yaralarından fışkırıyor.Как кровь льётся ручьями.
Kan, yaralarından fışkırıyor.Кръвта шурти от раните.
Kan, yaralarından fışkırıyor.דם פורץ לכם מהחתכים. עם כוחך הנעלם,
Kan, yaralarından fışkırıyor.والدم يسيل من اصاباتك. و تجمع ما تبقى لك من قوة،♪♫♪
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.A keby niekto dal na svojho blížneho nejakú vadu, jako urobil, tak sa mu urobí:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Dacă cineva răneşte pe aproapele lui, să i se facă aşa cum a făcut şi el:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.De straf op het toebrengen van lichamelijk letsel is dat de dader hetzelfde letsel wordt toegebracht;
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.És ha valaki sérelmet ejt a felebarátján, a mint õ cselekedett, vele is úgy cselekedjenek:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.In kdor povzroči poškodbo bližnjemu svojemu, naj se mu stori, kakor je storil:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Ja joka tuottaa lähimmäisellensä vamman, sille tehtäköön, niinkuin hänkin on tehnyt:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Kdož by pak zohavil bližního svého, vedlé toho, jakž on učinil, tak se staň jemu:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.사람이 만일 그 이웃을 상하였으면 그 행한 대로 그에게 행할 것이니
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Når nogen tilføjer sin Næste Legemsskade, skal der handles med ham, som han har handlet,
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Når nogen volder sin næste mén på hans legeme, skal der gjøres det samme med ham som han selv har gjort:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Och om någon vållar att hans nästa får ett lyte, så skall man göra mot honom såsom han själv har gjort:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Se alguém desfigurar o seu próximo, como ele fez, assim lhe será feito: