Ana içeriğe geç
Sözlük

yaralar ile cümle

yaralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.Maar wat ons kan verwonden, en onze reactie op die wonden, is universeel.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.Men, hvad der kan såre os, og vores reaktion på disse sår -- det er universelt.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.Namun, apa yang dapat melukai kita, dan reaksi kita terhadap luka itu -- sama saja.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.Nichtsdestotrotz: Das, was uns verwunden kann, und unsere Reaktion auf diese Verwundung - das ist universell.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.Sin embargo, lo que puede herirnos, y nuestra reacción a las heridas, son universales.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.Обаче това, което може да ни рани, и нашата реакция към тези рани -- те са универсални.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.Однако, то, что может причинить нам боль и наша реакция на эту боль - одинаковы во всем мире.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.אבל, הדברים שפוצעים אותנו, והתגובות שלנו לפצעים האלה -- הם אוניברסליים.
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.والأمور التي تجعلنا " نتأذي " وردة فعلنا لتلك الجروح النفسية هي أمور عالمية ..
Fakat, bizi yaralayabilecek şeyler ve bu yaralara karşı bizim tepkilerimiz, evrensel olan şeyler bunlar.それに対する我々の反応は 普遍的だと言うことです 難しかったのは
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ale na tom nezáleželo, protože teď tu bylo něco uvnitř, co hořelo, co mnohonásobně převážilo má zranění.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ale nezáležalo na tom, lebo teraz som mala v sebe plameň, ktorý horel, ktorý ďaleko presahoval moje bolesti.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ale to mnie miało znaczenia, bo w gdzieś w środku płonął płomień silniejszy niż urazy.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Dar asta nu mai conta pentru că acum mă ardea ceva pe dinăuntru, ceva ce compensa pe departe toate necazurile.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.De ez nem számított, mert hajtott belülről valami, ami sokkal erősebb volt a sérüléseimnél.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.하지만 더이상 상관하지 않아요. 제 안에서 제가 입은 장애를 뛰어넘는 무언가가 끓어오르고 있거든요.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Maar dat was niet belangrijk, want nu brandde er een vuur vanbinnen dat veel sterker was dan mijn kwetsuren.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Mais ça n'avait pas d'importance, j'avais maintenant un feu intérieur bien plus important que mes blessures.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ma non importa, perché ora c'era qualcosa dentro che bruciava che ha superato mie ferite.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Mas isso não importava, porque agora havia algo dentro de mim que ultrapassava todos os meus ferimentos.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Men det gjorde ikke noget, fordi nu var der noget der brændte inden i mig der uden tvivl opvejede mine skader.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Namun itu tidak masalah, karena kini ada sesuatu di dalam yang terbakar yang jauh melebihi cedera saya.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Pero eso no importaba, porque ahora había algo interior que me quemaba dentro sobreponiéndose a mis lesiones.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Αλλά δεν μ' ένοιαζε, επειδή τώρα υπήρχε κάτι μέσα μου που έκαιγε και ξεπερνούσε τα τραύματά μου.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Но това нямаше значение, защото сега имаше нещо в мен, което гореше, и което надделяваше над моите травми.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Но это было неважно, потому что у меня внутри что-то горело, и это было намного важней моих травм.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.ולפעמים גם אני חשבתי כך. אבל זה לא היה חשוב, כי עתה משהו בתוכי להט.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.لكن ذلك لم يكن يهم، لأنني الآن كان هناك شيء في داخلي يشتعل و كان حجمه بداخلي أكبر من كل إصاباتي.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.私の傷を消し去ってくれたのです 小さなゴールに達成しては前進し
Görünen plajın yaralarını temizledik.Am curăţat zonele acestea de plajă.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Chúng tôi dọn dẹp các khoảng biển chụp trên ảnh đây.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Feltakarítottuk a képen látható partszakaszt.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Kita membersihkan petak-petak pantai seperti ini.
Görünen plajın yaralarını temizledik.우리는 줄을 지어 해변가를 청소했습니다.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Limpámos a praia dos destroços.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Limpiamos las franjas de playa que aquí se muestran.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Nous avons nettoyé les andains de la plage indiquée.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Puhdistimme tässä näkyviä ranta-alueita.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Ripulimmo le "scie" di rifiuti dalla spiaggia.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Sprzątnęliśmy ogromną połać plaży.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Uklízeli jsme pruhy pláže odpovídající záběru člověka.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Vi snyggade till de här delarna av stranden.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Vyčistili sme zobrazený úsek pláže.
Görünen plajın yaralarını temizledik.We maakten de stukken strand schoon die je hier ziet.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Wir säuberten weite Teile des hier gezeigten Strandes.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Καθαρίσαμε τις περιοχές της παραλίας που δείχνω.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Изчистихме ивицата, която виждате.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Ми очистили ділянку берега, яку ви бачите.
Görünen plajın yaralarını temizledik.Мы очистили те полосы берега, которые вы видите.
Görünen plajın yaralarını temizledik.ניקינו עד לפינות החוף שרואים כאן.
Görünen plajın yaralarını temizledik.نقوم بتنظيف المساحات الظاهرة من الشاطئ
Görünen plajın yaralarını temizledik.私が蓋1つにつき5セント払うと申し出ると
Hepsi bu, geriye kalan bu. Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Ich erinnere mich, drei Infusionen gegeben und einige Verwundete bandagiert zu haben.
İmkansız! O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Miten hän voi liikkua niin pahasti loukkaantuneena?
İsa'nın vücudundaki yaraları kendi vücuduna almış, tırnaklarındaki, elindeki, ayaklarındaki yaralara bakın.Ano--jeho přímé spojení s Kristem
İsa'nın yaralarını alırken.Františka, jak obdržel stigmata
İşte burdayız. Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Kortom, we zijn, of zouden dat moeten zijn, moreel verplicht om de heelmeester van de wereld te zijn.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.A rouhali se Bohu nebeskému pro bolesti své a pro vředy své, avšak nečinili pokání z skutků svých.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.a rúhali sa Bohu neba od svojich bolestí a od svojich vredov, ale neučinili pokánia zo svojich skutkov.
Istırap ve yaralarından ötürü Göğün Tanrısına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.bestemmiarono il Dio del cielo a causa dei dolori e delle piaghe, invece di pentirsi delle loro azioni
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod