Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.يمكننا ان نوسع من دائرة تطبيقها وان نستفيد من محاكاة الطبيعة الى الحد الاقصى ..
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.バイオミミクリのアイデアを適応して最大の効果を上げるつもりです 自然を考えるとき
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar. (YARALAR VE YAVAŞ ÖLÜM)Sen sijaan niiden ajanvietteet ovat raapiminen, kehän kulkeminen ja loputon askellus.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.A arma emblemática da guerra é a bomba caseira e o ferimento emblemático é um dano grave nas pernas.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.A háború jellemző fegyvere a házi készítésű bomba, és a jellemző sebesülés többnyire a lábsérülés.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.Het standaard oorlogswapen is de bermbom, en de standaard verwonding is ernstig beenletsel.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.이 전쟁의 상징적인 무기는 IED이고 상징적인 부상은 심각한 다리 부상이었습니다.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.L'arme emblématique de cette guerre est l'EEI, et les blessures associées sont des dégâts sévères à la jambe.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.Najczęściej używaną bronią jest domowej roboty bomba, która powoduje poważne obrażenia nóg.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.Sodan tyypillinen ase on tienvarsipommi, ja tyypillinen vamma on vaikea jalkavamma.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.הנשק שטבע את חותמו במלחמה זו הוא המטען המאולתר, ופציעת ההיכר שלו היא פגיעת רגליים חמורה.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.السلاح الأبرز للحرب هو العبوات الناسفة، و الإصابة الأبرز هي ضرر بالغ في الساق.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.戦争のシンボル的負傷は、重度の脚の損傷です ものすごい痛みとトラウマに耐えたのち
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.A gdy już wszystek lud był obrzezany, mieszkał na miejscu swem w obozie, aż się wygoili.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Da så hele Folket var blevet omskåret, holdt de sig i Ro, hvor de var i Lejren, indtil de kom sig.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.După ce a isprăvit de tăiat împrejur pe tot poporul, au rămas pe loc în tabără pînă la vindecare.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.E depois que foram todos circuncidados, permaneceram no seu lugar no arraial, até que sararam.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.In ko so končali obrezo vsega naroda, so ostali utaborjeni na svojem mestu, dokler niso ozdraveli.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Když pak byl všecken lid obřezán, zůstali na místě svém v ležení, dokudž se nezhojili.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.온 백성에게 할례 행하기를 필하매 백성이 진중 각 처소에 처하여 낫기를 기다릴 때에
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Kun koko kansa oli saatu ympärileikatuksi, pysyivät he paikallaan leirissä, kunnes olivat toipuneet.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Sesudah mereka semua selesai disunat, mereka tinggal di perkemahan sampai luka mereka sembuh
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Und da das ganze Volk beschnitten war, blieben sie an ihrem Ort im Lager, bis sie heil wurden.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.И като се обрязаха всичките люде, седяха на местата си в стана догде оздравяха.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Когда весь народ был обрезан, оставался он на своем месте в стане, доколе не выздоровел.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.ויהי כאשר תמו כל הגוי להמול וישבו תחתם במחנה עד חיותם׃
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.وكان بعدما انتهى جميع الشعب من الاختتان انهم اقاموا في اماكنهم في المحلّة حتى برئوا.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.國 民 都 受 完 了 割 禮 、 就 住 在 營 中 自 己 的 地 方 、 等 到 痊 愈 了
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.國民 都 受 完了 割禮 、 就 住在 營中 自己 的 地方 、 等到 痊愈 了
Bu yaraları kullanabiliriz.Chúng ta có thể khai thác những lợi ích đó.
Bu yaraları kullanabiliriz.Kiaknázhatjuk ezeket a lehetőségeket.
Bu yaraları kullanabiliriz.Kita dapat menjinakkan keuntungan itu.
Bu yaraları kullanabiliriz.이 이점들을 사용할 수 있습니다.
Bu yaraları kullanabiliriz.Můžeme využít tohoto benefitu.
Bu yaraları kullanabiliriz.Nous pouvons exploiter ces avantages.
Bu yaraları kullanabiliriz.Podemos utilizar ese beneficio.
Bu yaraları kullanabiliriz.Possiamo sfruttare queste prestazioni.
Bu yaraları kullanabiliriz.Putem exploata acele beneficii.
Bu yaraları kullanabiliriz.We kunnen die baten benutten.
Bu yaraları kullanabiliriz.Wir können diesen Vorteil nutzbar machen.
Bu yaraları kullanabiliriz.Можем да впрегнем тези ползи.
Bu yaraları kullanabiliriz.אנחנו יכולים לנצל יתרון זה.
Bu yaraları kullanabiliriz.حيث يمكننا الاستفادة من تلك المميزات
Bu yaraları kullanabiliriz.怪我をした年齢や 手術を受ける時が
Bu yaralarınla...Com os seus ferimentos...
Bu yaralarınla...Con quelle ferite...
Bu yaralarınla...Está muy herida...
Bu yaralarınla...Med dina skador...
Bu yaralarınla...Med dine skader ...
Bu yaralarınla...Olet haavoittunut.
Bu yaralarınla...Z pani obrażeniami...
Bu yaralarınla...Με τα τραύματά σου...
Bu yaralarınla...С твоими ранами...
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››därför skall Herren låta Sions döttrars hjässor bliva fulla av skorv, och HERREN skall blotta deras blygd.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››Domnul va pleşuvi creştetul capului fiicelor Sionului, Domnul le va descopri ruşinea``.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››el Señor pelará con tiña la cabeza de las hijas de Sion; Jehovah desnudará sus frentes.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››gør Herren issen skaldet på Zions Døtre og blotter deres Tindingers Lokker.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››그러므로 주께서 시온의 딸들의 정수리에 딱지가 생기게 하시며 여호와께서 그들의 하체로 드러나게 하시리라
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››Le Seigneur rendra chauve le sommet de la tête des filles de Sion, L`Éternel découvrira leur nudité.
Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››nên Chúa sẽ làm cho đỉnh đầu con gái Si-ôn đóng vảy, và Ðức Giê-hô-va sẽ lột truồng chúng nó.