yaraları ile cümle

yaraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.De kluizenaar, waar ze heen vluchten, verzorgt haar wonden.
Yaralanmış diye düşünmüştü ama evlendiğimizde onun yaralarını saracağım.Zij wordt opgenomen maar zal aan haar verwondingen bezwijken.
Anka Fawkes ağlar ve gözyaşları Harry'nin yaralarını iyileştirir.De fenix van Perkamentus komt terug, en laat een paar tranen op Harry's wond vallen.
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Hij sterft twee weken later aan zijn verwondingen.
Vom Rath iki gün sonra yaralarından dolayı öldü.Rath po dwóch dniach zmarł z odniesionych ran.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Zwykłe zranienia również goją się o wiele szybciej niż normalnie.
Kongo hükümeti 18 Ocak günü Laurent-Désiré Kabila'nın yaralarından dolayı öldüğünü duyurdu.18 stycznia 2001 kongijski rząd potwierdził, że Kabila zmarł na skutek poniesionych ran.
Ölümlerinin çoğu, dayak ve bıçak yaralarından kaynaklanmış ve kurşun yarası yoktu.Rany były spowodowane przez strzały, a nie przez jej ugryzienia.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.Ponadto Meredith stwierdził, że 2500 kolejnych rannych ptaków paść miało w wyniku urazów, które poniosły.
Olayda Chicago belediye başkanı Anton Cermak'ı yaralanmış, aldığı yaraların etkisiyle 6 Mart 1933'te ölmüştür.Ciężko ranny został towarzyszący prezydentowi burmistrz Chicago Anton Cermak, który zmarł 6 marca w szpitalu.
Minnettar Belle hayatını kurtarmak için teşekkür olarak onun yaraları dikkat çekmek için kaleye geri döner.Den tacksamma Belle återvänder till slottet för att sköta om hans sår som tack för att han räddat hennes liv.
Anka Fawkes ağlar ve gözyaşları Harry'nin yaralarını iyileştirir.Fawkes låter sina tårar droppa ned i Harrys sår, vilket läker.
Gitmeden önce Las Vegas'ta yaralarının iyileşmesini bekledi.I hopp om ett bättre liv flyttade familjen till Las Vegas i Nevada.
Bu yaralılardan altısı daha sonra yaralarından ötürü öldü.Senare avled fyra personer på sjukhus av sina skador.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.Meredith hävdade att ytterligare 2 000 skadade fåglar hade dött till följd av skadorna de dragit på sig.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Jag högst wördar såren dina.
Vatandaşlara da seslenen Sarıgül, yaraların en kısa zamanda sarılacağını söyledi.Se till att de skadade barnens familjer får skadestånd så fort som möjligt.
Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.Den partner vi söker är också den som vi vill ska läka våra sår.
Spike'ın yaraları hala acımaktadır.Eskil bär på en sorg.
Bazen de Aksaçlı, otalar (ilaçlar) hazırlayarak yiğidin yaralarını iyileştirir.Але, за допомогою таблиць ме, орел виліковує рану.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Він в змозі регенерувати пошкоджені частини тіла набагато швидше, ніж звичайна людина.
Altı ay sonra da yaraları sebebiyle hayatını kaybetti.Останні чотири місяці він пропустив через травму.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Později si byla schopná svá zranění ošetřit.
Ayrıca genelde patlama yaralarıyla karşılaşmayız."Často i v blízkosti nevybuchlých bomb.
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Moare două zile mai târziu datorită rănilor.
İsa'nın yaralarına dokunana kadar dirildiğine inanmayacağını söylemiştir.Cercetătorii biblici au remarcat că Ioan evită să spună dacă Toma chiar a pipăit rănile lui Isus.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.A lény azonban magához tér, meggyógyítja saját magát, és egy csapással elvágja Strickland torkát a karmaival.
Ayrıca genelde patlama yaralarıyla karşılaşmayız."Gyakran forgatják ki a kopárok fásításakor is.
Gitmeden önce Las Vegas'ta yaralarının iyileşmesini bekledi.A jobb élet reményében Las Vegasba költöztek.
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Sérülésébe két nappal később belehalt.
Derin ve sert kenarlı dil yaralarında, mutlaka doktora başvurmak gerekir.Nagyon heves vagy hosszan tartó fájdalmak esetén okvetlenül forduljunk orvoshoz.
İmparatorluk muhafızları onu Hadrianapolis şehrine götürdüler fakat yaraları tamamen hiçbir zaman kapanmadı.A walesi lázadók elfoglalták Caernarfon városát is, de a várba nem sikerült betörniük.
Spike'ın yaraları hala acımaktadır.A randi Shelley bánatára azonban balul sül el.
Ayrıca genelde patlama yaralarıyla karşılaşmayız."Myös kranaatit upposivat useasti räjähtämättä liejuun.
Yüzündeki yaraları ile çok dikkat çekicidir.Hän sai pahoja vammoja kasvoihinsa.
Olayda Chicago belediye başkanı Anton Cermak'ı yaralanmış, aldığı yaraların etkisiyle 6 Mart 1933'te ölmüştür.Yksi hänen uhreistaan, Chicagon pormestari Anton Cermak, kuoli sairaalassa 7. maaliskuuta 1933.
Canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş.Sen miehistön jäsenet loukkaantuivat, mutta kuolemantapauksia ei ollut.
Bunun dışında kaçış sırasında aldığı yaraların sonucunda öldüğü yönünde de ifadeler bulunmaktadır.Hän menehtyi epäonnistuneen hypyn jälkeisessä alastulossa saamiinsa vammoihin.
Bu yaralılardan altısı daha sonra yaralarından ötürü öldü.Neljä katsojaa kuoli myöhemmin vammoihinsa.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.Το πλάσμα επουλώνει τις πληγές του και σκοτώνει τον Στρίκλαντ.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Ο χρόνος ανάρρωσης του Cage από φυσικά τραύματα είναι γρηγορότερος από το κανονικό.
Yüzündeki yaraları ile çok dikkat çekicidir.Φέρει ζημιές στο πρόσωπο.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Han kom sig senere over sit sår.
En çok, savaş yaralarında, kirli ve bakımsız yaralarda görülür.Dette sker primært som reaktion på klager over beskidte og ineffektive hospitaler.
Eşi ise yaraların ve yorgunluğun şifacısı olan Estë'ydi.Hans tjenere var ægteparet Byggvir og Bejla (associeret med mjødbrygning).
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Han døde to dage senere af sine kvæstelser.
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Han døde to dager etter av skadene.
Canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş.Magasinet med krut ble ødelagt, men murene ble ikke så alvorlig skadd.
Bu yaralılardan altısı daha sonra yaralarından ötürü öldü.Dua tentara lainnya kemudian meninggal karena luka-luka mereka.
Bandajlarda yaraları çabuk iyileştirmeleri için gümüş parçacıkları kullanılır.Bandage diinfus dengan nano perak untuk menyembuhkan luka lebih cepat.
Bella'nın yaraları daha da kötü olur.Tetapi makin hari kondisi Bella makin buruk.
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Ông mất 2 ngày sau đó vì vết thương quá nặng.
Bunun üzerine Mr. Brownlow yaralarını iyileştirmek için onu kendi evine götürür.Cùng lúc đó, Monks bị người của cụ Brownlow đưa về nhà.
Halkı tarafından reddedilen Montezuma birkaç gün sonra yaralarından dolayı ölür.Giustiniani được mang đến Chios, nơi ông qua đời vì vết thương của ông một vài ngày sau đó.
Bu yaralılardan altısı daha sonra yaralarından ötürü öldü.Ba hành khách bị thương, một trong số đó sau này thiệt mạng do vết thương của mình.
Bandajlarda yaraları çabuk iyileştirmeleri için gümüş parçacıkları kullanılır.Loài nhện này có thể chữa lành vết thương nhanh chóng.
O gün kazınan yaraları ömür boyu taşıdığını ifade etmiştir.庚午事変における処罰を受けた主な人物は以下の通り。
Eşi ise yaraların ve yorgunluğun şifacısı olan Estë'ydi.父親もまたヴィオラから罵倒されたり虐待されていた。
"Kim demiş ki zaman bütün yaraları sarar diye?「誰がすべてのがらくたを掃除しに行ったのか?」。
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.二週間後に戦傷死した。

İlgili Sayfalar