yaralanmış ile cümle
yaralanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama çocuk doğrudan kalbinden yaralanmıştı.Men barnets hjärta var tyvärr för skadat.
Ama çocuk doğrudan kalbinden yaralanmıştı.Tapi sayangnya anak itu terluka langsung di jantungnya.
Ama çocuk doğrudan kalbinden yaralanmıştı.لكن لسوء الحظ، كان الطفل مصابًا إصابة مباشرة في قلبه.
Antik Yunan döneminde boksta özellikle baş bölgesine vurulurmuş, o da başından ve yüzünden yaralanmış.В Древней Греции кулачные бойцы в основном получали удары по лицу, по голове.
Askerler: Çavuş Smith yaralı! Çavuş Smith yaralanmış mı?병사: 스미스 병장이 당했다! 스미스 병장이 당했어?
Askerler: Çavuş Smith yaralı! Çavuş Smith yaralanmış mı?جندي : سقط الجندي سميث ! سقط الجندي سميث ؟
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Adesso che mi hanno fatto venire qui, Ed è ferito gravemente e Al è molto preoccupato, per qualche motivo.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Agora que me chamam cá, o Ed ficou gravemente ferido, e o Al está preocupado com alguma coisa.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Ahora que estoy aquí, Ed está malherido y Al parece preocupado por algo.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Nu är jag här. Ed är allvarligt skadad- -och Al oroar sig för nåt.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Nu er jeg her. Ed er alvorligt skadet, - - og Al er bekymret over noget.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Nyt kun minut kutsuttiin tänne, Ed on vakavasti loukkaantunut- -ja Alia painaa jokin.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Teraz mnie wezwali, bo Ed jest poważnie ranny, a Al się czymś martwi.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Τώρα που με φώναξαν ο Εντ έχει τραυματιστεί σοβαρά, και ο Αλ φαίνεται να ανησυχεί για κάτι.
Beni buraya çağırdıklarına göre Ed ciddi yaralanmış ve Al'ın da canı bir şeye sıkılıyor.Вот и сейчас меня вызвали сюда, когда Эд серьёзно ранен, а Ала что-то тревожит.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.Antisandinistinen sissi haavoittui kuolettavasti kun komentaja Zero hyökkäsi kaupunkiin Etelä-Nicaraguassa.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.Anty-lewicowy partyzant został śmiertelnie ranny podczas ataku Komendanta Zero na miasto w płd. Nikaragui.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.남부 니카라과의 마을에서 커맨더 제로의 공격을 받은 반 산디니스타 게릴라 대원이 치명상을 입었습니다.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.Анти-сандинистки партизанин е бил смъртоностно ранен, когато командир Зеро нападнал град в северна Никарагуа.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.Партизан анти-Сандинист был смертельно ранен когда командир Зеро атаковал город в Южном Никарагуа.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.איש גרילה סנדיניסטי נפצע פצעי-מוות כשהמפקד זירו תקף עיר בדרום ניקרגואה.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.عصابات معادية للالساندينية أصيبت بجروح بالغة حيث هجم "القائد صفر" على قرية في جنوب نيكراغوا.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.致命傷を受けた反サンディニスタゲリラ兵士です ソモザの国家警備隊に属する戦車の残骸が
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Faktycznie użyliśmy inteligentnego biomateriału żeby wyleczyć pacjenta.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Käytimme älykästä biomateriaalia parantaaksemme potilaan. Vahingoittunut virtsaputki on vasemmalla.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.이것이 실제 이 환자를 치료하는데 사용했던 기능성 바이오소재의 사진입니다. 왼쪽에 보이는 것이 손상된 요도입니다.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Цей розумний біоматеріал ми застосували при лікуванні оцього пацієнта. Зліва був пошкоджений сечівник.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Это умные биоматериалы которые мы используем, что бы лечить пациентов. Поврежденную уретру вы видите слева.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.זו היתה שופכה פגועה בצד שמאל. השתמשנו בביו-חומר שבאמצע ואז, ששה חודשים לאחר מכן בצד ימין
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.هذه في الواقع مادة حيوية ذكية استخدمت بالفعل لعلاج هذا المريض. هذا كان مجرى البول المصاب على اليسار.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.高性能の生体材料です 左に見えるのは損傷した尿道です 中央に示している生体材料を用いました
Bu dönemin heykellerinde atletleri dahi eğilmiş veya yaralanmış olarak görebiliyoruz.Ukazuje dokonce atlety, shrbené a zraněné.
Bu dönemin heykellerinde atletleri dahi eğilmiş veya yaralanmış olarak görebiliyoruz.(Ж) Даже атлетов изображают усталыми, избитыми.
Bu dönemin heykellerinde atletleri dahi eğilmiş veya yaralanmış olarak görebiliyoruz.Навіть показуючи атлетів, похилених та поранених.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Ele já estava ferido, quando chegou cá.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Era già ferito gravemente quando è arrivato qui.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Hänellä oli vammoja jo, kun hän tuli.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Han var allerede såret, da han ankom.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Han var redan sårad när han kom hit.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Miał już wiele ran, kiedy tu dotarł.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Ya estaba muy herido cuando llegué.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Ήταν ήδη γεμάτος τραύματα όταν ήρθε εδώ.
Buraya geldiğinde zaten her yeri yaralanmıştı.Он уже был весь изранен, когда пришёл сюда.
Çavuş Smith yaralanmış mı?¿El Sargento Smith está muerto?
Çavuş Smith yaralanmış mı?Is Sergeant Smith neer?
Çavuş Smith yaralanmış mı?Ist Sergeant Smith tot?
Çavuş Smith yaralanmış mı?Le sergent Smith est touché?
Çavuş Smith yaralanmış mı?Sergente Smith a terra?
Çavuş Smith yaralanmış mı?Sierżant Smith dostał?
Çavuş Smith yaralanmış mı?Сержант Смит е улучен!
Çavuş Smith yaralanmış mı?Сержант Смит ранен?
Çavuş Smith yaralı! Çavuş Smith yaralanmış mı?Sergentul Smith e doborat!Sergentul Smith e doborat?
Çavuş Smith yaralı! Çavuş Smith yaralanmış mı?-סמית נפגע! -סמל סמית נפגע?
Çavuş Smith yaralı! Çavuş Smith yaralanmış mı?あそこにいる!そこだ! 撃て! 撃て!
Dük bir turnuva sırasında yüzünün sağ tarafından yaralanmış, burnunun bir kısmını ve sağ gözünü kaybetmiş. .Wiemy, że odniósł obrażenia na prawej części twarzy. Stracił oko oraz kawałek nosa.
Dük bir turnuva sırasında yüzünün sağ tarafından yaralanmış, burnunun bir kısmını ve sağ gözünü kaybetmiş. .(Ж)Насправді права частина його обличчя була пошрамована, у нього не було одного ока і навіть частини носа.
Dük bir turnuva sırasında yüzünün sağ tarafından yaralanmış, burnunun bir kısmını ve sağ gözünü kaybetmiş. .На самом деле, мы знаем, что у него были раны на лице справа, он потерял глаз. Да, и часть носа тоже потерял.
Duyduğuma göre yaralanmışsınız, doğru mu?He oído que está herida.
Duyduğuma göre yaralanmışsınız, doğru mu?Ho sentito dire che siete ferita, vero?
Duyduğuma göre yaralanmışsınız, doğru mu?Jeg har hørt, at du er såret.