yaralı ile cümle

yaralı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Orada kaç kişi var? İki pilot ölmüş, iki mürettebat yaralı. -Kötü yaralanmış.إفتح البوّابة!
Orada kaç kişi var? İki pilot ölmüş, iki mürettebat yaralı.Waktu tiba sebentar lagi.
Orospu çocuğu. Romeo 64, başladığımız yere döndük. Cephanem azaldı, ben dahil birçok yaralımız var.آر بي جي!
Orpheus isimli cesur bir park korucusu ve yaralı bir bufalo ile birlikte.오르페우스라는 용감한 공원 감시대원과 상처입은 물소 한 마리와 함께요.
Orpheus isimli cesur bir park korucusu ve yaralı bir bufalo ile birlikte.Я был рядом со смотрителем парка Орфеем и раненой буйволицей.
Orpheus isimli cesur bir park korucusu ve yaralı bir bufalo ile birlikte.עם פקח-שמורה אמיץ בשם אורפיאוס, ונקבת בופאלו פצועה.
Orpheus isimli cesur bir park korucusu ve yaralı bir bufalo ile birlikte.傷ついた野牛の話です オーフィウスは まず地に横たわる野牛を 次に私を見ました
Pakistan Ketta'da Noel Öncesinde Bir Kilise Bombalandı: 9 Ölü ve Çok Sayıda YaralıEn Adviento, bomba en iglesia deja nueve muertos y varios heridos en Quetta, Pakistán
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum. Durumu kötü.Romeo 64, tenho de enviar 3 veícuIos com um ferido.
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum. Durumu kötü. Şimdi çıkmak zorundayım.Romeo 64, poslal sem trojico z poškodovanim.Izgleda zelo slabo in... takoj je potrebna evakuacija!
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Kita dapatkan mereka.
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Kom så! Kom så!
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Mamy ich. Jednostka 64, gotowa do ewakuacji.
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Romeo 64, necesito sacar tres "humvees" con un herido.
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Sådärja. Vi har dem.
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Tady 64. Posílám pryč 3 Hummery. Vypadá to tu zle.
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Tu 64. Posielam preč 3 Hummere. Vyzerá to tu zle.
Romeo 64, bir yaralıyla birlikte üç ZPT gönderiyorum.Ρόμεο 64, πρέπει να διώξω τρία χάμβι με έναν τραυματία.
Sağ tarafta, kraliyet kuvvetlerinden birisi var. . Ölmüş veya ağır yaralı.A to je důležité, protože nám to má připomenout, že ani jednotky na straně krále nebyly nepřemožitelné.
Sağ tarafta, kraliyet kuvvetlerinden birisi var. . Ölmüş veya ağır yaralı.E este ponto é importante porque penso lembrar-nos que nem as tropas reais são invencíveis.
Savaşıyorum. Kötü vurulmuş. 25, bizde de yaralı var.Mereka sedang shalat tapi tak lama lagi.
Savaşıyorum. Kötü vurulmuş. 25, bizde de yaralı var.- Nie będą się długo modlić.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Ho sentito più tardi che i feriti iracheni non dovevano essere curati a Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Ik hoorde later dat Irakese slachtoffers niet behandeld mochten worden in Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.J'ai entendu plus tard que les blessés Irakiens n'allaient pas être soignés à Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.부상당한 이라크인들은 '타지'에서 치료 받지 못했다고 나중에 들었습니다.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Mai tarziu am auzit ca ranile din Iraq nu trebuia sa fie tratate in Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Más tarde oí que en Taji no estaba permitido dar tratamiento a heridos Iraquíes.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Później dowiedziałem się, że ranni nie mogli zostać otoczeni opieką w Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Später hörte ich, dass irakische Opfer nicht in Taji behandelt wurden.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Позже мне сказали, что в Тадже нельзя оказывать помощь раненным иракцам.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.По-късно чух, че иракските жертви нямало да бъдат лекувани в Таджи.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.אח"כ שמעתי שאסור לטפל בנפגעים העיראקיים בטאג'י.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.بعدها سمعت ان ضحايا العراقيين لم يعالجوا في طاجي .
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.そこで 安い賃金の仕事はできても 死ぬことは許されないのさ
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var. -Sedye! -Bir sedye getirin!C2 - człowiek wypadł.
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var. -Sedye! -Bir sedye getirin!Súper 61, tenemos un hombre herido en tierra. -¡Camilla! -¡Tráiganme una camilla!
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var. -Sedye!- Que disse eIe? <i>Super 61, temos</i> <i>um ferido cá em baixo.</i>
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.Super 61, avem o problemă, om rănit la pământ.
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.Super 61 tu. Imamo ranjenega človeka.
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.Tady je 61, máme člověka na zemi.
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.Tu je 61, máme človeka na zemi.
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.Vi får en båre ind. Bær ham til målbygningen.
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.Σούπερ 61, έχουμε έναν τραυματία στο έδαφος.
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.סופר 6-1", יש לנו פצוע" .מוטל על האדמה
Süper 61, burada yaralı bir adamımız var.نداء. 61 يخرج.
şu yaralıya bakOh joya del remedio mira al herido. tu, remedio en mano, pero sin que te importemos
Tatsız Kesikli. Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.불쾌한 그랬어요. 나는 그 사람이 상처를 입었다고 것을 볼 수 있습니다.
Tatsız Kesikli. Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.متقطع غير سارة. يمكن أن أرى أن الرجل أصيب بجروح.
Tatsız Kesikli. Ben adamın yaralı olduğunu görebiliyordu.しかし、私は堅調に推移しました。私は、ネクタイを結んだコートに得、
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın. -Anlaşıldı komutanım!.קחו את כל הציוד שלו .הוציאו את הפצועים
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın.Dajmo, odnesite ga!
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın.- O equipamento deIe.
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın.Seber všechny jeho "věci".
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın.-Βγάλε έξω τους τραυματίες.
-Teçhizatını alın. Yaralıları çıkarın.Вземи всички те му принадлежности.
Thomas Marvel elinde yaralı parmak alınarak, oturma dedi. onun göz ve üçüncü füze sabitleme.Thomas Marvel, felült, fogta sebesült lábujját a kézben és rögzítő szeme a harmadik rakéta.
Thomas Marvel elinde yaralı parmak alınarak, oturma dedi. onun göz ve üçüncü füze sabitleme.Thomas Marvelin, istumaan, kun hän haavoittui toe kädessä ja vahvistamisesta katseensa kolmas ohjus.
Turizm bakanlığı: Çoğunlukla Almanya, Belçika, İngiltere ve Rusya'dan 27 ölü ve 18 yaralı.Los 27 muertos y 18 heridos son en su mayoría alemanes, belgas, británicos, rusos.
Turizm bakanlığı: Çoğunlukla Almanya, Belçika, İngiltere ve Rusya'dan 27 ölü ve 18 yaralı.Sie stammen großteils aus #Deutschland, #Belgien, dem #VereinigtenKönigreich und #Russland.

İlgili Sayfalar