yaralı ile cümle
yaralı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Čemu naj bi vas še tepel, ko le bolj in bolj odpadate! Vsa glava je bolna in vse srce medlo.
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Kan I tåle flere Hug, siden I stadig falder fra? Kun Sår er Hovedet, sygt hele Hjertet;
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.너희가 어찌하여 매를 더 맞으려고 더욱 더욱 패역하느냐 온 머리는 병들었고 온 마음은 피곤하였으며
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Miért ostorozzalak tovább, holott a bûnt növelitek? Minden fej beteg, és minden szív erõtelen.
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Mihin pitäisi teitä vielä lyödä, kun yhä jatkatte luopumustanne? Koko pää on kipeä, koko sydän sairas.
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.perché volete ancora essere colpiti, accumulando ribellioni? La testa è tutta malata, tutto il cuore langue
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Proč, čím více biti býváte, tím více se odvracujete? Všecka hlava jest neduživá, a všecko srdce zemdlené.
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Δια τι παιδευομενοι θελετε επιπροσθετει στασιασμον; ολη η κεφαλη ειναι αρρωστος και ολη η καρδια κεχαυνωμενη
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Во что вас бить еще, продолжающие свое упорство? Вся голова в язвах, и все сердце исчахло.
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.Защо да бъдете още бити, че се бунтувате повече и повече? Вече всяка глава е болна и всяко сърце изнемощяло;
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.על מה תכו עוד תוסיפו סרה כל ראש לחלי וכל לבב דוי׃
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.على م تضربون بعد. تزدادون زيغانا. كل الراس مريض وكل القلب سقيم.
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.你 們 為 甚 麼 屢 次 悖 逆 、 還 要 受 責 打 麼 。 你 們 已 經 滿 頭 疼 痛 、 全 心 發 昏
Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.你 們為 甚 麼屢 次 悖逆 、 還要 受責 打麼 。 你 們已經滿頭 疼痛 、 全心 發昏
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.Da ramte Bueskytterne Kong Josias; og Kongen sagde til sine Folk: "Før mig bort, thi jeg er hårdt såret!"
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.I postřelili střelci krále Joziáše. Tedy řekl král služebníkům svým: Odvezte mne, neboť jsem velmi nemocen.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.활쏘는 자가 요시야왕을 쏜지라 왕이 그 신복에게 이르되 내가 중상하였으니 나를 도와 나가게 하라
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.Men bueskytterne rammet kong Josias; da sa kongen til sine tjenere: Før mig bort! Jeg er hårdt såret.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.И выстрелили стрельцы в царя Иосию, и сказал царь слугам своим: уведите меня, потому что я тяжело ранен.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.И стрелците устрелиха цар Иосия; и царят рече на слугите си: Изведете ме от тук, защото съм тежко ранен.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.וירו הירים למלך יאשיהו ויאמר המלך לעבדיו העבירוני כי החליתי מאד׃
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.واصاب الرماة الملك يوشيا فقال الملك لعبيده انقلوني لاني جرحت جدا.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.弓 箭 手 射 中 約 西 亞 王 . 王 對 他 的 臣 僕 說 、 我 受 了 重 傷 、 你 拉 我 出 陣 罷
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.弓箭手 射中 約西亞王 . 王對他 的 臣僕說 、 我 受 了 重 傷 、 你 拉 我 出陣罷
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.죽는 모든 여성 한 명당 20명은 살아 남는 셈입니다만, 결국 부상을 입습니다.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.20人は生き残っても 産後の外傷に苦しみます 最も悲惨な外傷は
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Cứ mỗi phụ nữ tử vong, sẽ có 20 người khác sống sót nhưng với thương vong
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Für jede Frau, die stirbt, überleben 20, tragen aber eine Verletzung davon.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Na każdą kobietę, która umiera, przypada 20, którym udaje się przeżyć, ale kończą z powikłaniami.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Na každou ženu, která zemře je dalších dvacet, které přežijí, ale skončí se zdravotními následky.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Por cada mujer que muere, hay 20 que sobreviven pero terminan con lesiones.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Sapete, per ogni donna che muore, ce ne sono 20 che sopravvivono ma finiscono per avere una ferita.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Ştiţi, pentru fiecare femeie care moare, 20 supravieţuiesc dar rămân cu sechele.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Tudják, minden nőre aki belehalt a szülésbe, 20 olyan nő jut, aki túléli, de sérülést szenved.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Veste, za vsako žensko, ki umre, je 20 takih, ki preživijo, a so poškodovane.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Vous savez, pour chaque femme qui meurt, il y en a 20 qui survivent mais se retrouvent avec une blessure.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Weet je, voor elke vrouw die sterft zijn er twintig die overleven maar met een letsel blijven zitten.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Για κάθε γυναίκα που πεθαίνει, υπάρχουν 20 που επιβιώνουν αλλά τελικά τραυματίζονται.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Вы знаете, на каждую умершую женщину найдутся 20, которые выжили, но остались травмированными.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.Знаете ли, че за всяка жена, която умира, има 20, които оцеляват, но със много наранявания.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.אתם יודעים, על כל אישה שמתה, ישנן 20 ששורדות אבל נותרות עם פציעה.
Ölen her kadın için, 20 tane de yaralı kalan var.تعلمون، لكل امرأة تموت، هناك 20 امرأة ينجين ولكن ينتهين بإصابة.
Ölenlerin aileleriyle birlikte yas tutuyorum ve yaralılara dualarımı gönderiyorum. #PakistanMes pensées sont avec les familles des décédés et mes prières avec les blessés.
Ölenlerin aileleriyle birlikte yas tutuyorum ve yaralılara dualarımı gönderiyorum. #PakistanMis pensamientos están con las familias de los fallecidos y mis oraciones con los heridos.
Ölenlerin aileleriyle birlikte yas tutuyorum ve yaralılara dualarımı gönderiyorum. #PakistanМои мысли обращены к семьям погибших, а молитвы — к раненым. #Pakistan
Ölmüş veya ağır yaralı.Leží mŕtvy alebo zranený v popredí,
Ölmüş veya ağır yaralı.Morto o ferito nel primo piano. >>ZUCKER:
Ölmüş veya ağır yaralı.Widzimy go zabitego lub zranionego na pierwszym planie.
Ölmüş veya ağır yaralı.Якого вбито чи поранено на передньому плані. Зукер:
Olumsuz. Elimizdeki yaralılarla yarardan çok zararımız olur.Cu răniţii pe care îi avem, mai mult încurcăm.
Olumsuz. Elimizdeki yaralılarla yarardan çok zararımız olur.S tolika raněnými co máme uděláme víc škody jak užitku.
Olumsuz. Elimizdeki yaralılarla yarardan çok zararımız olur.Не!С толкова много ранени ще стане по-зле, а не по-добре.
On biri sivil 19 yaralının arasında Rah-e-Farda TV kanalının kameramanı Husain Nazari de vardı.Entre as 19 vítimas, das quais onze eram civis, estava Husai Nazari, cinegrafista do canal de TV Rah-e-Farda.
On biri sivil 19 yaralının arasında Rah-e-Farda TV kanalının kameramanı Husain Nazari de vardı.Среди 19 жертв, 11 из них — мирные жители, был оператор телеканала Rah-e-Farda Хусейн Назари.
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan.그의 부상 영혼의 불가 사 의한 노력하고, 만져도 알 수없는.
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan.לא מוסברת, של חתירה נשמתו הפצועה מוחשי.
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan.لا يمكن تفسيره ، غير محسوس تسعى من روحه الجرحى.
Onun yaralı ruhunun çabası açıklanamaz, elle tutulamayan."私は、あなたが食べ、飲み、通常の方法で避難所の下で眠りにしようとします"
Orada kaç kişi var? İki pilot ölmüş, iki mürettebat yaralı.Baza ETA lada moment.
Orada kaç kişi var? İki pilot ölmüş, iki mürettebat yaralı.Beräknad ankomst strax.