Ben çoğunlukla yarı uykudayım.I'm often half-asleep.
Yavaş ve istikrarlı yarışı kazanır.Slow and steady wins the race.
Karısının ikinci kuzeni Yahudi yargı meclisinin üyesiydi.His wife's second cousin was a member of the Jewish ruling council.
Meseleleri daha geniş bir temelde yargılamalıyız.We should judge matters on a broader basis.
Sana yardım edeceğim, elbette.I will help you, of course.
Yarın hava güzel olursa dışarı çıkacağım.I will go out if it is fine tomorrow.
Yarın hava güneşli olursa, pikniğe gideriz.If it is sunny tomorrow, we will go on a picnic.
Eğer yarın çok kar yağarsa, bir kardan adam yapalım.If it snows much tomorrow, let's make a snowman.
Yarın hava güzel olursa,basketbol oynayacağızIf it is fine tomorrow, we will play baseball.
Yarın hava güzel olursa beyzbol oynayacağız.If it is fine tomorrow, we will play baseball.
Eğer yarın güzel bir gün olursa pikniğe gideriz.If it's a nice day tomorrow, we'll go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll stay at home.
Eğer yarın yağmur yağarsa oyun iptal edilecek.The game will be called off if it rains tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I'm not going to the meeting.
Yarın yağmur yağarsa beyzbol maçı ertelenir.If it rains tomorrow, the baseball game will be put off.
Yarın yağışlı olursa maç ertelenir.If it is rainy tomorrow, the game will be put off.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa, otobüsle gideriz.If it should rain tomorrow, we would go by bus.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalır mısın?If it rains tomorrow, will you stay at home?
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.If it rains tomorrow, we will go there by car.
Yarın yağmur yağarsa evde kalalım.If it rains tomorrow, let's stay home.
Yarın yağmur yağarsa gezi iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the excursion will be canceled.
Eğer sana yardım etmek iseseydi, her şeyden önce sana gelebilirdi.If he would help you, he might come to you at once.
Annem hâlâ hayatta olsaydı bana yardım ederdi.If my mother were still alive, she would have helped me.
Babasının yardımı olmasaydı o, işte başarısız olurdu.If it had not been for his father's help, he would have failed in business.
Eğer ihtiyacın varsa, sana yardım edeyim.Let me help you, if necessary.
Gerekirse, yarın dokuzda gelirim.If necessary, I'll come at nine tomorrow.
Onun yardım olmasaydı, ben başarısız olabilirdim.If it were not for his help, I might fail.
Onun yardımı olmasaydı, ben başarısız olurdum.If it had not been for his help, I would have failed.
Eğer onun yardımı olmasaydı o boğulabilirdi.If it hadn't been for his help, she might have drowned.
Eğer isterse ona yardım edeceğiz.We will help him if he asks us.
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.If he came tomorrow, I would have more time to talk.
Eğer hava iyi olursa yarın gitmeye niyetliyim.I mean to go tomorrow if the weather is fine.
Dünyada komşularımızın yardıma ihtiyacı varsa yardım eli uzatalım.If our neighbors around the world are in need, let's lend a helping hand.
Akıllıca kullanılırsa, para çok işe yarar.If wisely used, money can do much.
Eğer herhangi bir sıkıntın olursa, benden yardım iste.If you have any difficulty, ask me for help.
Yerinde olsam ona yardım ederim.If I were in your place, I would lend him a hand.
Seninle birlikte olsaydım, sana yardım ederdim.If I had been with you, I could have helped you.
İşim olmasa, sana yardım ederim.If I were free, I could help you.
Planı bilseydim ona yardım edebilirdim.If I had known about the plan, I could have helped him.
Senin yardımın olmasa o başarısız olurdu.But for your help, he would have failed.
Yardımın olmasaydı babam başarısız olurdu.If it had not been for your help, my father would have failed.
Yardımın olmasaydı işi tamamlayamazdım.If it had not been for your help, I couldn't have completed the work.
Yardımın olmasaydı, ben bu mağazayı çalıştıramazdım.If it were not for your help, I could not run this store.
Bana yardımcı olsaydın, işi başarabilirdim.If you had helped me, I could have accomplished the work.
Bize yardımcı olacaksan, çok memnun oluruz.If you will help us, we will be very glad.
Affedersiniz ama yardıma ihtiyacınız var mı?Excuse me, but do you need any help?
Başka şekillerde size yardımcı olup olamayacağımızı lütfen bize bildirin.Please let us know if we can be of help in other ways.
Mümkün olursa sana yardım ederim.I will help you if possible.
Bu işi istiyorsan buna yarına kadar başvurmalısın.If you want this job, you must apply for it by tomorrow.
Yarın yağmur yağabilir.It might rain tomorrow.
O, yarın gelebilir.He might come tomorrow.
Yardımın olmasaydı asla başaramazdım.Were it not for your help, I could never succeed.
Senin yardımın olmasaydı, ben başarısız olurdum.If it had not been for your help, I would have failed.
Yardımınız olmasaydı oyunu kaybederdim.If it had not been for your help, I would have lost the game.
Eğer yardımın olmasaydı başarısız olabilirdik.If it had not been for your help, we might have failed.
Yarın balık tutmaya gidersen, ben de giderim.If you go fishing tomorrow, I will, too.
Bana yardım etmeseydin başarısız olurdum.If you had not helped me, I would have failed.
Eğer bir diyetteysen kahvaltıyı atlamanın sana yardım etmeyeceğini unutma.Don't forget that, if you are on a diet, skipping breakfast will not help you.
Yağmur yarın da durmazsa bir hafta boyunca yağmış olacak.It will have been raining for a week if it does not stop tomorrow.