yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Altı yüz bin asker öldürüldü veya yaralandı.Six hundred thousand men were killed or wounded.
Ben yarın Japonca sınıfına gideceğim.I will go to Japanese class tomorrow.
Askerler cinayet için mahkemede yargılandılar.The soldiers were tried in court for murder.
Yarın nerede buluşuyoruz? Tekrar kaybolmak istemiyorum.Where are we meeting tomorrow? I don't want to get lost again.
Yara enfekte oldu.The wound became infected.
Her ikisi de ağır yaralandı.Both were seriously wounded.
Barney ağır şekilde yaralandı.Barney was wounded seriously.
Başkan yaralanmadı.The president was not injured.
Muammer Kaddafi yara almadan kurtuldu.Muammar Kaddafi escaped unharmed.
Başkan Roosevelt yardım etmeyi kabul etti.President Roosevelt agreed to help.
Beş yüzden daha fazla kişi yaralandı.More than five-hundred were wounded.
Yerleşimciler kızıl derililerin yardımını kabul etti.The settlers accepted the Indians' help.
Bu sistem 1840'lara kadar işe yaradı.This system worked well until the 1840s.
Ölüler ve yaralılar yakında her yerde yatıyordu.The dead and wounded soon lay everywhere.
Ailelerin çiftlikte çok yardıma ihtiyacı vardı.Families needed a lot of help on the farm.
Yardım gelmeden önce Johnston kan kaybından öldü.Johnston bled to death before help arrived.
İki adam askeri mahkeme tarafından yargılandı.The two men were tried by a military court.
Her iki tarafta da binlercesi yaralanmıştı.Many thousands on both sides had been wounded.
Reagan Kontralar için askeri yardım istedi.Reagan asked for military aid for the Contras.
Teknolojideki gelişmeler onların başarmasına yardım etti.Improvements in technology helped them succeed.
Yargıç Parker'ın seçimi kazanma şansı yoktu.Judge Parker had no chance to win the election.
Amerika Birleşik Devletleri, aya yarışı kazandı.The United States had won the race to the moon.
Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?Did God really create the earth in a single day?
Diğer koloniler yardım etmek için asker göndermeye başladı.The other colonies began sending troops to help.
Birlik askerlerinin yarısından fazlası esir alındı.More than half of the Union troops were captured.
Yargıtay yasanın yasa dışı olduğuna karar verdi.The Supreme Court ruled that the law was illegal.
Bazıları Nixon'un yargılanması gerektiğine inanıyordu.Some believed Nixon should have been put on trial.
Yarı sabah Shinjuku'ya gidelim.Let's go to Shinjuku tomorrow morning.
Yarın ona gerçeği söylemek zorundayım.I have to tell her the truth tomorrow.
İlaç işe yaramıyorsa belki dozajı yükseltmeliyiz.If the medicine isn't working, maybe we should up the dosage.
İtalyan televizyonu işe yaramaz.Italian television is useless.
Benim mutfak yardımım bir spatula'nın zekasına sahiptir.My kitchen help has the intelligence of a spatula.
İnan bana, o özür işe yaramayacak.Believe me, that excuse ain't gonna fly.
Yarına kadar kalacağım.I'll stay until tomorrow.
Bu ilaç anında işe yarar.This medication works instantly.
Yarın maaş günü.Tomorrow is payday.
Yardımımıza ihtiyacın var mı?Do you require our help?
Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.Tomorrow I’ll go out with friends after having lunch.
Radyoya göre yarın yağmur yağacak.According to the radio, it will rain tomorrow.
Yarın boşsun.You are free tomorrow.
Ben sizin yardımınıza güveniyorum.I am counting on your help.
Yarın meşgulüm, senin yerine gelemem.Tomorrow I'm busy, and I can't come to your place.
Yaralılar bir ambulansla taşındılar.The wounded were transported with an ambulance.
Yarın partiye gelecekmisin?Will you come to the party tomorrow?
O, Mackintosh çocuğa yardım eder.She helps the Mackintosh boy.
Çeviri yapmama yardımcı olur musun?Will you help me translate?
Yarın cumartesi mi?Will it be Saturday tomorrow?
Bugün Pazartesi ve yarın Salı olacak.It's Monday today and it will be Tuesday tomorrow.
Yarın sabah otelde çalışacak mısın?Will you be working at the hotel tomorrow in the morning?
Yarın tarlada sıkı çalışıyor olacaklar.They will be working hard on the field tomorrow.
Yarından itibaren birlikte işe gidebiliriz.From tomorrow on we can go to work together.
O, küçük erkek kardeşinin ev ödevine yardım etti.She helped her younger brother with his homework.
Japon halkı, birçok yabancı ülkelerin çok hızlı yardımlarını takdir ediyor.The Japanese people appreciate very much the prompt assistance of many foreign countries.
Bugünün küçük restoranı, yarın büyük bir otel olabilir.The small restaurant of today may be a big hotel tomorrow.
Yarın derse gelmez.He won't come to class tomorrow.
O, yarın derse gelmeyecek.He won't come to class tomorrow.
Hayatı boyunca fakire yardım etti.He has helped the poor throughout his life.
Büyük şehirlerde gece yarısından sonra hep olay olur.There is always trouble after midnight in big cities.
Rahatsız ettiğim için özür dilerim, ama arabam bozuldu, yardım edebilir misin?Sorry to trouble you, but my car is broken, can you help me?
Bunu onun yardımı olmadan yapabilirim.I can do it without her help.