yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu senin yardımın olmadan yapabilirim.I can do it without your help.
Ayrılıkçı hareket ülke içinde çatışma yaratıyor.The separatist movement is creating conflict within the country.
Müttefikler Ruslara yardımcı olmak için çok inandırıcı olmayan bir girişimde bulundular.The Allies made a very unconvincing attempt to help the Russians.
Gerçekten yardım edebilmeyi isterdim.I really wish I could help.
Yarın bütün gün çalışıyor olacağımI will be working all day tomorrow.
Yarın erken kalkmayalım!Let’s not get up early tomorrow!
Yarın gidiyor olacağız.We'll be leaving tomorrow.
Sen yarın ayrılıyorsun, değil mi?It's tomorrow that you're leaving, isn’t it?
Eğer ihtiyacı olursa ona yardım edebilirim.I can help him if he needs it.
Yarın seninle buluşacağım.I'll meet you tomorrow.
Máire bir kazada yaralandı.Máire was injured in an accident.
Başka hiç kimse yaralanmadı.No one else was injured.
İşi yarın yapacağım.I'll do the work tomorrow.
O, gece yarısı vardı.He arrived at midnight.
Yarın okula başlayacağız.Tomorrow, we'll be starting school.
Lütfen bana yardım eder misin? Önemli bir belgeyi kaybettim.Could you please help me? I've lost an important document.
Bazen onlar "Ben bugün okula gidemem. Yarın gideceğim." derler.Sometimes they say, "I can't go to school today. I'll go tomorrow."
"Juma arkadaşlarına yardım edecek. Ya Hamisi?" "Hayır, o onlara yardım etmeyecek.""Juma will help his friends. How about Hamisi?" "No, he will not help them."
Bay Berg size yardım ediyor.Mr. Berg is helping you.
Bayan Hansson'a yardım ediyor musun?Are you helping Miss Hansson?
Bana yardım etmek istiyorsun.You want to help me.
Sana yardım ediyorum.I'm helping you.
Sana yardım edeceğim.I will help you.
Size yardım edeceğim.I will help you.
O grup yarın şehrimize geliyor.That band comes to our town tomorrow.
O yarın sabah memleketini terkediyor.She is leaving for her hometown tomorrow morning.
Yarın mektupları daktiloyla yazmasını Mary'den isteyeceğim.I will ask Mary to type the letters tomorrow.
Yavaş yemek daha dolgun hissetmenize yardımcı olur.Eating more slowly will help you feel fuller.
İnsan yalnız yaşamak için yaratılmadı.Man was not made to live alone.
Sizin yarınız aptalsınız.Half of you are idiots.
O, eden senin gibi bir avantacıya yardım etmek için zahmete girerdi?Why would she go out of her way to help a deadbeat like you?
Eğer insanlar yarım yüzyıl önce aya indiyse neden bunu tekrar yapmadılar?If people really landed on the moon half a century ago, why haven't they done it again?
Sıkıntıdalar. Onlara yardım edebilir misin?They are in trouble. Can you help them?
O, ona babasının garajı temizlemesine yardım etmesini rica etti.She asked him to help her father clean the garage.
Ona yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.She did her best to help him.
O, yardım etmeyi bile denemedi.She didn't even try to help.
O, gece yarısında onun ağladığını duydu.She heard him cry in the middle of the night.
O, nasıl yapacağını bilmediği için, o, ona kravatını bağlaması için yardım etti.She helped him tie his tie because he didn't know how to.
Ona kravatını bağlaması için yardımcı oldu.She helped him tie his tie.
O ona yardımcı oldu.She helped him.
Başka birisi yardım etmeyeceği için, ona onun kendisi yardım etti.She herself helped him because no one else would.
O, kendisi ona yardım etti.She herself helped him.
O yarın öğleden sonra tenis oynamaya niyet ediyor.She intends to play tennis tomorrow afternoon.
Ona yardımcı oluyor.She is helping him.
O onunla tepeden aşağıya doğru yarıştı.She raced him down the hill.
O, ona bütün yardımı için teşekkür etti.She thanked him for all his help.
O, ona yardımı için teşekkür etti.She thanked him for his help.
O, ona ev ödevinde yardımcı olurdu.She used to help him with his homework.
O onun kendi babasına yardım etmesini istedi.She wanted him to help her father.
Ona onun evi boyaması için yardım etmesi rica edildi.She was asked to help him paint the house.
O, evi temizlemeye yardım etmek için hazırdı.She was ready to help him with cleaning the house.
O, arabayı yıkamada ona yardım etmeye hazırdı.She was ready to help him with washing the car.
O, ona yardım eden ilk kişiydi.She was the first one to help him.
O, yarın bu zamanda onunla birlikte akşam yemeği yiyor olacak.She'll be having dinner with him at this time tomorrow.
Yarın çok sıcak bir yaz günü olacak gibi görünüyor.It looks like tomorrow will be a very hot summer day.
O onun babasının garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.She asked him to help his father clean the garage.
Yarın randevuma gitmek için hangi elbiseleri giymem gerektiğini düşünüyorsun?What clothes do you think I should put on to go to my date tomorrow?
Tanrılar kadınları erkekleri uysallaştırmaları için yarattı.Gods created women to tame men.
Yarın beyzbol oynayacak.He plays baseball tomorrow.
Bugün cumartesi ve yarın pazar olacak.Today is Saturday and tomorrow will be Sunday.

İlgili Sayfalar