yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın bir cep telefonu alacağım.I'm going to buy a cell phone tomorrow.
Yarın bir cep telefonu satın alacağım.I'm going to buy a mobile phone tomorrow!
Yarın hava nasıl olacak?What will the weather be like tomorrow?
Müdür yardımcısı kim?Who is the Assistant Manager?
Bunu yarına bırakmanınızın bir sakıncası var mı?Would you mind leaving it until tomorrow?
Onu yarına kadar bırakır mısınız?Would you mind leaving it until tomorrow?
Yarım kalmış işten nefret ederim.I hate unfinished business.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikrine cezbedildim.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Bu mektupları göndermeme yardım eder misiniz?Would you help me post these letters?
Bana bu mektubu postalamamda yardım eder misin?Would you help me post this letter?
İtalya bir yarımada.Italy is a peninsula.
Yaralı asker acı içinde kıvranıyordu.The wounded soldier writhed in pain.
Yarın hava güzel olursa yürüyüşe çıkalım.If the weather is good tomorrow, let's go on a hike.
Annem hâlâ hayatta olsaydı, o zaman bana yardımcı olurdu.If my mother had still been alive, she would have helped me at that time.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.Through his own efforts and a bit of luck, he won first prize in the contest.
Yarın Türkiye'ye gidiyorum.I'm off to Turkey tomorrow.
Yarın Paris'e gidiyorum.Tomorrow I'm going to Paris.
Dedemin II.Dünya savaşından kalan eski ilk yardım çantası tavan arasında.In the attic is my grandfather's old first-aid kit from World War II.
Bugün size nasıl yardımcı olabilirim, efendim?How may I help you today, sir?
Yarın arabayla Paris'e gidiyorum.I'm driving to Paris tomorrow.
Yarın arabayla Paris'e gideceğim.I will drive to Paris tomorrow.
Yarın sabah, onlar Şakira'nın konseri için biletler satıyor.Tomorrow morning, they're selling tickets for the Shakira concert.
Zamanım olsa, sana yardım edebilirim.If I had time, I could help you.
Zamanım olsaydı, sana yardım edebilirdim.If I had time, I could help you.
O yarın tenis oynayacak.Tomorrow he'll play tennis.
Bugünü yarına tercih ederim.I would prefer today over tomorrow.
Yarın okulun son günü!Tomorrow is the last day of school!
Otomobil üreticisi yarın spor arabaların yeni çizgisini açıklayacak.The automaker will unveil its new line of sports cars tomorrow.
Evim kasırganın yolunda olmasına rağmen yara almadan geçti.Though my house was in the path of the tornado it came through unscathed.
Birbirlerine bakan iki ayna, sonsuza kadar yinelenen bir görüntü yarattı.The two mirrors facing each other created a repeating image that went on to infinity.
O yardım etmeyi önerdi.He's offered to help.
İstersen o sana yardımcı olur.He'll help you if you ask.
Yarasasız bir çan kulesine nasıl sahip olabilirsin?How can you have a belfry without bats?
Yarasasız çan kulesi olamaz.How can you have a belfry without bats?
Bunun işe yarayacağını düşünüyor musun?Do you think it'll work?
Yarın seni kütüphanede göreceğim.I'll see you at the library tomorrow.
Bunun işe yaramayacağını sana söyledim.I told you it wouldn't work.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.The more you do now, the less you'll do tomorrow.
Denizaltı yüzeye doğru ince bir buz tabakasını yarıp geçmek zorunda kaldı.The submarine had to break through a thin sheet of ice to surface.
Sana yardım edemeyeceğimden korkuyorum.I fear that I might not be able to help you.
Keskin bir göz olmadan keskin bir bıçak işe yaramaz.A sharp knife is nothing without a sharp eye.
Qipao 17.yüzyıl Çin'inde yaratılmış klasik kadın giysisidir.The qipao is a classic female garment that originated in 17th century China.
Yarın aynı zamanda beni uyandırabilir misin?Could you wake me up at the same time tomorrow?
Tabii ki sana yardım edeceğim.Of course I'll help you.
Başkan ikinci yarıda koşmayacağını söyledi.The president said he would not run for the second term.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.It would be to your advantage to prepare questions in advance.
Evde çalışmanın birçok yararından biri esnekliktir.Flexibility is one of the many advantages of working from home.
Umarım, yarın okul olmayacak.With any luck, there will be no school tomorrow.
Yarın sınavımı geçmeyeceğimden eminim.I'm sure that tomorrow I'm not going to pass my exam.
Söylediklerin çok yaralayıcı.Your words wound painfully.
Yarın misafirler için ne pişireceğim?What shall I cook for the guests tomorrow?
O ülkedeki en popüler sporlar futbol, motorsiklet yarışı ve kayakla atlamadır.The most popular sports in that country are soccer, speedway and ski jumping.
Yarın bahçemi görmeye gel.Come and see my garden tomorrow.
İngilizce'nin yarısı sadece kötü Latince.Half of English is just bad Latin.
Bana yardım edebilirsen minnettar kalırım.I'd be very grateful if you could help me.
O gecenin yarısında ona gizlice yaklaştı.He snuck up on him in the middle of the night.
Yarın burada olmayacağım.Tomorrow I won't be here.
Zamanın tüm yaraları iyileştirdiği söylenmektedir.It is said that time heals all the wounds.
Yarın ne yapacaksınız?What'll you do tomorrow?