yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yardım başvurusunda bulundu.Tom appealed for help.
Hiç kimseye bana yardım ettiremem.I can't get anyone to assist me.
Makbuzunuz yoksa size yardımcı olamazlar.They can't assist you if you don't have your receipt.
Bana yardım eder misin, lütfen?Could you assist me, please?
Onlar yarın sabah 5.00'e kadar uyanık olmak zorunda.They have to be awake by 5:00 a.m. tomorrow.
Ödüller üniversiteye girmene yardımcı olabilir.Awards can help you get into college.
Mary tenis oynarken sırtını yaraladı.Mary injured her back playing tennis.
Sen hakettiğin için sana yardım etmek istiyoruz.We want to help you because you deserve it.
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.The peacock's beautiful tail helps it attract females.
Tekneler dün gece yarışıyorlardı.Boats were racing last night.
Yarına kadar bu rapora ihtiyacımız var.We need this report by tomorrow.
Yoga, onu sakin olmasına yardımcı olur.Yoga helps her to be calm.
Tom kayak yarışında yarışıyor.Tom competes in ski races.
Birçok öğrenci en iyi üniversitelere girmek için yarışıyor.Many students compete to get into the best universities.
Tom diğer yüzücülere karşı yarışıyor.Tom is competing against other swimmers.
Şarkı söyleme yarışmasına girdin mi?Did you enter the singing contest?
Bir yardım etkinliğine gidiyorlar.They're going to a charity event.
Tom'un işi aşırı stress yaratıyor.Tom's job creates extreme stress.
Onlar yarışın son bölümünde.They are in the final part of the race.
Tom yarışı bitirdi.Tom finished the race.
Yarım kek almak istiyorum.I'd like to buy half a cake.
Onların mali sorunları, yılın ikinci yarısında başladı.Their financial problems began in the second half of the year.
Yarım depo benzinle Miami'ye gidebilir miyiz?Can we drive to Miami on half a tank of gas?
Keskin bir bıçakla kendimi yaraladım.I injured myself with a sharp knife.
Tom bir araba kazasında yaralandı.Tom was injured in a car accident.
Bir futbol oyununda Mary ayağını yaraladı.Mary injured her foot in a soccer game.
Birçok kişi yargıcın kararı ile aynı fikirde değildi.Many people disagreed with the judge's decision.
Tom bir sanat yarışmasında bir hakemdi.Tom was a judge in an art contest.
Arkadaşlarımın kararlarını yargılamamaya çalışırım.I try not to judge my friends' decisions.
Üç kişi sanat yarışmasını değerlendirdi.Three people judged the art contest.
Sadece bir dakika bana yardım edebilir misin?Can you help me for just a minute?
Bunu kaldırmama yardım eder misin?Can you help me lift this?
Yardımın için teşekkür etmek istedim.I meant to thank you for your help.
Küçük bir şeyden büyük bir sorun yaratma.Do not make a major problem out of a minor one.
Saldırıda birkaç asker yaralandı.Several soldiers were injured in the offensive.
Besleyici yiyecek sağlıklı organları desteklemeye yardımcı olur.Nutritious food helps support healthy organs.
İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.Millions of beneficial organisms live in the human digestive tract.
Yara atletin büyük acı çekmesine sebep oldu.The injury caused the athlete great pain.
Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.Put pressure on the wound to stop the bleeding.
Egzersiz yapmadan önce yaralanmayı önlemek için gerinirim.I stretch before exercising to prevent injury.
Sağlıklı bir şekilde yemek yemek kalp hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.Eating healthfully can help prevent heart disease.
Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.Vaccinations help prevent childhood diseases.
Tom yazım yarışmasında bir ödül kazandı.Tom won a prize in the spelling competition.
Başkan Yardımcısı ülkesini uluslararası konferansta temsil etti.The vice president represented his country at the international conference.
Mary yarışmada takımını temsil etti.Mary represented her team in the competition.
Büyükbabam mide ağrısı için yardım aramak için hastaneye gitti.My grandfather went to the hospital to seek help for his stomach pain.
Bilgisayarınıza bağırmak işe yaramaz.Shouting at your computer will not help.
Erkek kardeşim matematik problemimi çözmeme yardım etti.My brother helped me solve the math problem.
Servis temsilcisi problemi çözmeme yardım etti.The service agent helped me solve my problem.
Doktor hastayı bir sırt yaralanması için tedavi ediyor.The therapist is treating the patient for a back injury.
Kasırga mağdurları hükümetten mali yardım aldı.Victims of the hurricane received financial aid from the government.
İtfaiyeci araba-kazası kurbanına yardımcı oldu.The firefighter helped the car-accident victim.
O, yarışı birinci bitirdiğinde, tüm ülke için bir zaferdi.It was a victory for the whole country when he finished first in the race.
Dostlar her zaman birbirlerine yardım etmeye isteklidir.Friends are always willing to help each other.
Tom yarışı kazandı.Tom won the race.
Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.The divorce left the man with emotional wounds.
Onun yorumları beni yaraladı.I was wounded by her comments.
Yaralı bir balina sahile vurdu.A wounded whale washed up on the beach.
Mary yaralı dizini tedavi etti.Mary treated her wounded knee.
Tren kazasında yüz kişi yaralandı.A hundred people were hurt in a train wreck.