yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yarı zamanlı bir iş ev kadınları için uygundur.A part-time job is convenient for housewives.
Diğerlerini derilerinin rengi ile yargılama.Don't judge others by the color of their skin.
Yarın Çin'e gitmek için yola çıkıyor.He's leaving for China tomorrow.
Yarına yatıya misafirimiz var.Tomorrow we're having guests overnight.
Yarın plaja gidebilir misin?Can you go to the seaside tomorrow?
Uzay yarışı tarihte heyecan verici bir dönemdi.The space race was an exciting time in history.
Senden küçük bir yardıma ihtiyacım var.I need a little help from you.
Hiçbir yaratık uzayda yaşayamaz.No creature whatsoever can live in space.
Ağlamanın yararı yok. Hiç kimse seni duymaz.There is no use in crying. No one will hear you.
Yarın seninle konuşacağım.I will speak with you tomorrow.
Çocukken yaramazdı.He was naughty when he was a boy.
O küçük bir çocukken yaramazdı.He was naughty when he was a boy.
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.He's not my boyfriend, it's just platonic love with benefits!
Yarının toplam güneş tutulması, güney yarımküreden görünür olacaktır.Tomorrow's total eclipse of the sun will be visible from the southern hemisphere.
Onu yarın yapacağım.I will do it tomorrow.
Yarın gelecek misin?Are you going to come tomorrow?
Bu yararlı bir duyguydu.This was a good feeling.
Yarın gelmeye niyetli misin?Do you intend to come tomorrow?
Yarın İngiltere'nin güneyinde yağmur yağacak.Tomorrow it will rain in the south of England.
Yardımımı kabul etmesini sağladım.I got him to accept my help.
O bize yardım edeceğine söz verdi.He promised he would help us.
Yarın sabah 7.00'de beni alacak mısın?Are you picking me up at 7 tomorrow morning?
O her zaman diğer insanlara yardım etmeye çalışıyor.She's always trying to help other people.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
Sana yardım ettiğime memnun oldum.I am glad to help you.
O çift birbirleri için yaratılmış.That couple was made for each other.
Bugün burada ve yarın gitti.Here today and gone tomorrow.
Yarın köye gidiyorum.I'm going to the village tomorrow.
Bir insanı görüntüsüyle yargılama.Don't judge a man by the way he looks.
Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.Since I installed solar panels on my house, my energy bill has been cut in half.
Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
Benim yardımıma hâlâ ihtiyacın var mı?Do you still need my help?
Hâlâ yardımıma ihtiyacınız var mı?Do you still need my assistance?
Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me with my homework.
İkinize de yardımcı olmak için bir şey yapardım.I would do anything to help you both.
Her gün anneme ev işinde yardımcı olurum.I help my mother with the housework every day.
Başarımı onların yardımına borçluyum.I owe my success to their help.
Sanırım bir yarım saat daha beklememiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should wait another half an hour.
O, görevden kaçtığı için askeri mahkemede yargılandı.He was court-martialed for dereliction of duty.
Onu dün yolladım. Yarın onu alabilirsin.I sent it yesterday; you should receive it tomorrow.
Gece yarısından sonra kalktık.We got up after midnight.
Erkek kardeşin yardım istiyor.Your brother is asking for help.
Kardeşin yardım istiyor.Your brother is asking for help.
O yarın Paris'e ulaşır.He arrives tomorrow in Paris.
Sana yardım etmem gerektiğini hissediyorum.I feel that I should help you.
Yarın oldukça erken kalkmak zorundayım.I have to get up quite early tomorrow.
Bir hayvan yaralandığında çok daha tehlikeli olabilir.An animal can be much more dangerous when wounded.
Düşmana yardım ve yataklık etmek, hainlik olarak kabul edilir.Aiding and abetting the enemy is considered treason.
Ona yardım etmek için, onunla çok konuş.In order to help him, talk to him a lot.
Yarın bu kitabı satın almayı unutmamak zorundayım.I have to remember to buy this book tomorrow.
Efendim, yardımınıza ihtiyacımız var lütfen.Sir, we need your help please.
Yarın öğleden sonra neyle meşgulsün?What are you up to tomorrow afternoon?
Onun yardımımıza ihtiyacı var.She needs our help.
Yardımcı olmak bizim görevimizdir.It's our duty to help.
Sysko, yarın Özbekçe harf çevirisini onaracak mısın?Sysko, will you fix the Uzbek transliteration tomorrow?
Yardımından dolayı ona teşekkür etmek için ona bir içki ısmarladım.I bought him a drink to thank him for his help.
Çocuğun saldırganlığı problemler yaratıyordu.The boy's aggression is making problems.
Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.Health workers aid people in need.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.Mary wants an ally to help her succeed.
Tom'un öfkesi onların evliliğini yaraladı.Tom's anger hurt their marriage.