yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çantayı taşımam için bana yardımcı oldu.He helped me to carry the bag.
O, benim taşınmama yardımcı oldu.He helped me to move.
O, bana işimde yardımcı oldu.He assisted me with my business.
Beni yaklaşık yarım saat bekletti.He made me wait for about half an hour.
Bana yardım etmek için buraya geldi.He came here to help me.
Onun bana yardımcı olacağını umuyorum.I hope that he will help me.
O sadece bana yardım etmeyi reddetmedi fakat aynı zamanda beni azarladı.Not only did he refuse to help me, but also he scolded me.
O, onu benim yardımım vasıtasıyla yapıyor.He is doing it with my help.
O bize yardım edecek mi?Is he going to help us?
Bir kazada yaralandığından beri, o artık yürüyemedi.Since he was injured in an accident, he could no longer walk.
O bir kazada yaralandığı için yürüyemiyordu.Being injured in an accident, he could not walk.
O, diğerlerine yardım etmek için çok şey yapıyor.He does much to help others.
O, bir araba kazasında yaralandı.He was hurt in a car accident.
O, araba kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in the car accident.
O, ona yardım etmek için gönüllü oldu.He volunteered to help her.
Başarabilmesinin sebebinin arkadaşlarının yardımından kaynaklandığını hissetti.He felt that the reason he was able to succeed was because of his friends' help.
O bütün çabalarını işe yaramaz buldu.He found all his efforts of no avail.
O, öykülerinin çoğunun materyali için çocukluk deneyimlerinden yararlanır.He draws on his childhood experiences for the material of most of his stories.
O tüm hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his whole life to helping poor people.
O, toplumun yararına katkıda bulunmuştur.He contributed to the good of the community.
Sosyal yardım için çalışıyor.He is working for social welfare.
O, eline bir yara bandı yapıştırdı.He put a Band-Aid on his hand.
Yerinden kalkması için yaşlı bir bayana yardım etti.He helped an old lady get up from her seat.
Ağır yaralı olmasına rağmen telefona ulaşmayı başardı.Though seriously injured, he managed to get to a telephone.
O, ödevini yarı bitmiş bırakır.He leaves his homework half-finished.
Yarına kadar gidişini erteledi.He has postponed his departure until tomorrow.
O yardım istedi.He called for help.
Yardım için yüksek sesle bağırdı.He gave a loud cry for help.
O,sadece yardım istemek zorunda.He has only to ask for help.
O, yerde yaralı yatıyordu.He lay injured on the ground.
Küçük bir çocukken çok yaramazdı.He was very naughty when he was a little boy.
O, çocukluğunda çok yaramazdı.He was very naughty in his boyhood.
Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.He began his meal by drinking half a glass of ale.
Gece yarısına kadar eve dönmedi.He did not return home till midnight.
Bize yardım etmekle çok kibar davrandı.He was so kind as to help us.
Bana ev ödevimde yardımcı olacak kadar nazikti.He was kind enough to help me with my homework.
Çalışmalarımda bana yardım etme nezaketini gösterdi.He was kind enough to help me with my studies.
Yaratılıştan çok sessiz bir insandır.He is by nature a very quiet person.
O yaratılıştan bir sanatçı.He is by nature an artist.
O, hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his life to helping the poor.
Hayatı boyunca fakir insanlara yardım etti.He helped poor people all his life.
Koşuyordu ve yardım istiyordu.He was running and calling for help.
O öldükten sonra oğullarının birbirlerine yardım etmelerini söyledi.He told his sons to help each other after his death.
O, bağırarak yardım istedi.He called out for help.
O, bir kurşun tarafından yaralandı.He was wounded by a bullet.
O, tasarruflarını yararlı şeylere yatırdı.He put her savings to good use.
Bahçede kardeşine kendisine yardım ettirdi.He had his brother help him with the gardening.
O duvarı boyamak için güzel havanın avantajlarından yararlandı.He took advantage of the fine weather to paint the wall.
O, düştüğü zaman yaralandı.He got hurt when he fell down.
O, düştüğünde sol ayağını yaraladı.He hurt his left foot when he fell.
O, kafasından yaralandı.He was wounded in the head.
O hareket edemiyordu ve yardım çağırmak zorunda kaldı.He couldn't move and had to call for help.
O çiftlikte babasına yardım etmek için yeterince güçlüydü.He was strong enough to help his father on the farm.
Yarım saatte iki mil yürüdü.He walked two miles in half an hour.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.
O fırsatlarının çoğunu kendi yarattı.He made the most of his opportunity.
O onlara bir yardım eli uzatacağını söyledi.He said he would give a helping hand to them.
O onlara yardım etmeyecek, ben de etmeyeceğim.He will not help them, nor will I.
Onun acımasız sözleriyle çok yaralandı.He was very hurt by her cruel words.
Onun yardım teklifini açıkça reddetti.He flatly refused her requests for help.