yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İşten usandı ve onu yarım bıraktı.He got tired of the work, and left it half-done.
O, kazada yaralandı.She was hurt in the accident.
O, savaşta yaralandı.He was wounded in the battle.
O, adamın ona yardım etmesini rica etti.He asked the man to help him.
Yaşlı bayana yardımcı olmaya razı oldu.He consented to help the old lady.
O sadece bize yardım ettiği için çok memnundu.He was only too glad to help us.
O, çok yaratıcı bir yazardır.He is a very imaginative writer.
O, kendine yarım yamalak bir akşam yemeği pişirebildi.He was able to cook himself dinner, after a fashion.
O, karışıklıktan yararlanarak ortadan kayboldu.He disappeared, taking advantage of the confusion.
Bir bıçakla sol elini yaraladı.He hurt his left hand with a knife.
O kötü bir şekilde yaralandı.He was badly wounded.
Neredeyse gece yarısı eve geldi.He came home at almost midnight.
O, maraton yarışında onun süresini ölçtü.He timed her in the marathon race.
Orada olsaydı yardım edeceğini söyledi.He said that if he were there, he would help her.
O kendini yarışa hazırladı.He psyched himself up for the race.
Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.He took the trouble to assist the poor man.
Bana yardım etmek için yolundan ayrıldı.He went out of his way to help me.
Bana yardımcı olmak için yolunu değiştirdi.He went out of his way to assist me.
Fakirlere sürekli yardım etmeye gayret etti.He has consistently endeavored to help the poor.
O, bir şeye yarar.He is good for something.
Ailesine yardımcı olmak için sıkı çalışmak zorunda.He has to work hard in order to support his family.
O, bize yardımını önerdi.He offered his help to us.
O bize yardımını vaadetti.He promised us his assistance.
Yardım talebimizi dinlemeyi reddetti.He refused to listen to our request for help.
O, yaralardan öldü.He died from wounds.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.He suffered terrible pain from his injuries.
Yaralanması için tazminat olarak büyük bir miktar para aldı.He received a large sum of money in compensation for his injury.
Sana yardım etmekten mutlu olacak.He will be pleased to help you.
Sadece ,sana yardım etmekten çok hoşnut olacak.He will be only too glad to help you.
O bana yardım etmeye hazır.He is prepared to help me.
O, başkalarına yardım etmeye istekliydi.He was willing to help others.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.He knows better than to spend all his money on horse racing.
O, asla yardımıma güvenmez.He never counts on my help.
O, omuzundan yaralandı.He was wounded in the shoulder.
O bir trafik kazasında yaralandığı için şimdi yürüyemiyor.He can't walk now because he got injured in a traffic accident.
O, trafik kazasında yaralandı.He was injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında hafif yaralandı.He was slightly injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında ciddi biçimde yaralanmıştı.He was seriously injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında yaralandı.He got injured in a traffic accident.
O, araba kazasında iç yaralanma geçirdi.He suffered internal injuries in the car accident.
Kendisi bir arkeolog'un yardımcısıdır.He is an archeologist's assistant.
O ne zaman başı derde girse kız kardeşinin yardımına sığınır.When he is in trouble, he always turns to his sister for help.
O her zaman başı dertte olan insanlara yardım etmeye hazırdı.He was always ready to help people in trouble.
Merhamet için yargıca yalvardı.He pleaded with the judge for mercy.
O, cinayet için yargılandı.He was tried for murder.
Kız kardeşine onun odasını boyamasına yardım ettirdi.He got his sister to help him paint his room.
O,çocukken,annesine yardım etmek için sıkı çalıştı.Child as he was, he worked hard to help his mother.
Belediye başkanlığı için yarışan adaylardan biridir.He is one of the candidates running for mayor.
O, sandalyeyi taşımama yardım etti.He helped me carry the chair.
Bagajı taşımam için yardım etti.He helped me carry the baggage.
O lastik değiştirmede bize yardımcı olacak.He will assist us in changing the tire.
Birbirimize yardım etmemiz gerektiğini sık sık söyler.He often tells us we must help one another.
O, bize oldukça çok sorun yarattı.He gave us quite a lot of trouble.
O yardım için bize başvurdu.He appealed to us for help.
O, yarım yıl boyunca bize eğitmenlik yaptı.He has coached us for half a year.
Onun yardımı bana güvence verdi.He assured me of his help.
Bana yardım etmeyi önerdi.He offered to help me.
O ona yardım etmemi rica etti.He asked me to help him.
O benden yardım istedi.He asked me for help.

İlgili Sayfalar