yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun yardımına bel bağlamayın.Don't count on his assistance.
Onun yardımına güvenme.Don't rely on his help.
Onun alnındaki yara bariz.The scar on his forehead is conspicuous.
Onun şimdiki yardımcısı Bayan Nokami'dir.His present assistant is Miss Nokami.
Sözleri tuhaf bir durum yarattı.His words created an awkward situation.
Performansını yargılarken onun yaşını dikkate almalısın.You must take his age into account when you judge his performance.
Onun son başvurusu yardım için babasına gitmek olacak.His last recourse will be to go to his father for help.
Karısı hastanede çünkü o bir araba kazasında yaralandı.His wife is in the hospital because she was injured in a car crash.
Onun zayıflığından yararlanmaktan vazgeç.Stop taking advantage of his weakness.
Onun yardımı sayesinde, ev ödevimi bitirdim.Thanks to his help, I finished my homework.
Emekli olduktan sonra geliri yarı yarıya azaldı.His income was diminished by half after retirement.
Onun yardımını almamış olsaydım, ölürdüm.If I hadn't had his help, I would be dead.
Benim onun yardımına ihtiyacım var.I need his help.
Onun yardımına güvenemezsin.You can't rely on his help.
Onun tavsiyesi çok yararlı oldu.His advice was very helpful.
Yardımcısı ayakkabılarını parlattı.His assistant polished his shoes.
Yardım için ona güveniyoruz.We look to him for help.
Yarasına bir mendil koydu.She applied her handkerchief to his wound.
Onun samimiyetini sorguluyorsan onun yardımını isteme.If you question his sincerity, do not ask for his help.
Onun öğüdü size çok yararlı olacaktır.His advice would be very useful to you.
Onun yaralı bacağı tekrar kanamaya başladı.His wounded leg began to bleed again.
Kitapları neredeyse işe yaramaz.His books are almost useless.
Onun ebeveynleri yardımlarını isteyen herkese yardım etti.His parents helped whoever asked for their help.
O benden hoşlanmadığını fakat yardımıma ihtiyacı olduğunu söyledi.He said that he disliked me, but that he needed my help.
Tanrı'nın bizi yarattığına olan inancını ifade etti.He stated his belief that God created us.
O bir 100 metre yarışında birincilik ödülünü aldı.He got the first prize in a 100m race.
Yarım saat koşmaya devam etti.He run on for half an hour.
Yarım saat geç geldi, bu yüzden herkes ona kızgındı.He arrived half an hour late, so everyone was angry with him.
Yarın ağır siklet şampiyonu ile karşılaşacak.He will fight the heavyweight champion tomorrow.
O yarın Şikago'dan ayrılıyor.He is leaving Chicago tomorrow.
Yarın gelebilir.He may be able to come tomorrow.
O, yardımınıza minnettardı.He was grateful for your help.
O size yardımcı olacak.He is going to help you.
Sahip olduğu her fırsattan yararlandı.He took advantage of every opportunity he had.
Her zaman işlerini yarım bırakır.He always leaves his work half done.
Onun yarışmaya katılacağından eminim.I'm sure that he will take part in the contest.
O, kesinlikle size yardım edecek.He's sure to help you.
O, kesinlikle yarın gelecek.He is sure to come tomorrow.
O, Hristiyanlığa karşı ön yargılı.He's biased against Christianity.
O sınıfındaki herhangi bir erkek çocuğu kadar yaramazdı.He was as mischievous as any boy in the class.
O, yarasını dikkate almadan dövüşüyordu.He was fighting regardless of his wound.
O, yaradan dolayı garip bir yürüyüşle yürümektedir.He walks with an awkward gait because of an injury.
Onun yarası onu iş için alıkoydu.His injury incapacitated him for work.
Yarış için bir atı eğitiyor.He is training a horse for a race.
O, bu projeye yardımcı olacaktır.He will assist this project.
O, kazada ağır yaralandı.He was injured badly in the accident.
O, bu bilgileri yararlı kullanıma sundu.He put this information to good use.
O, sık sık onun cahilliğinden yararlanır.He often takes advantage of her ignorance.
O çok sık sorun yarattığı için işten kovuldu.He got fired for making waves too often.
O yazım yarışmasında birincilik ödülü kazandı.He won first prize at the spelling contest.
Orada bir sürü yaratık çeşidi gözlemledi.He observed many types of creatures there.
Yarışmada birincilik ödülü aldı.He got the first prize in the contest.
O, yarışı kolayca kazandı.He won the race easily.
O, yarışa katıldı.He took part in the race.
Başkan yardımcısı olarak toplantıya katıldı.He attended the meeting as deputy president.
O,müzeyi ziyaret etme fırsatından yararlandı.He took advantage of the opportunity to visit the museum.
O, yarışmaya katılmak istiyor.He wants to participate in the contest.
O, yarışmaya katılmaktan diskalifiye edildi.He was disqualified from taking part in the contest.
Trafik kazasında yaralandı.He got injured in the traffic accident.
Trafik kazasında ciddi biçimde yaralandı.He got hurt seriously in the traffic accident.