yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Üniversite hayatından en iyi şekilde yararlanın.Make the most of your college life.
Elçilik, yargıtayın yanında yer almaktadır.The embassy is located next to the Supreme Court.
Bana gerçekten çok yardımcı oldunuz.You've really helped me a lot.
Birkaç yolcu yaralandı.A number of passengers were injured.
Başkan yarın bir açıklama yapacak.The President is to make a statement tomorrow.
Ciddi hastalığımdan kurtulduğum için, yaratılışın tümü benim için güzeldir.Since I recovered from my serious illness, all of creation is beautiful to me.
O büyük bir yardımdı.It was a great help!
Annene kim yardım eder?Who helps your mother?
Birisi sana yardım ettiğinde, en azından, " teşekkür ederim" diyebilirdin.You might at least have said, "Thank you", when someone helped you.
Biri yardım için bağırıyor.Someone is shouting for help.
Biri yardım istiyor.Someone is calling for help.
Bunu yapmama birinin yardım edip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if someone could help me do this.
O bana yarışı kimin kazanacağını düşündüğümü sordu.He asked me who I thought would win the race.
Ev işinde bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need someone to help me with housework.
Bana kim yardım edecek?Who will help me?
Kim bana yardımcı olabilir?Who will help me?
Bana yardım edebilecek biri var mı?Is there someone who could help me?
Ona kim yardım eder?Who helps her?
İngilizce kompozisyonumda keşke biri bana yardım etse.I wish someone would help me with English composition.
Kim bana" bir boka yaramaz" diyor?Who calls me "good for nothing"?
Herhangi biri işe yarar.Anybody will do.
Kimse bana asla yardımcı olamaz.Nobody can ever help me.
Hiç kimse bana yardım etmedi.No one helped me.
Bana yardım etmek için hiç kimse gelmedi.Nobody came to help me.
Ona yardım etmek için kimse gelmedi.Nobody came to help him.
Erkekler yaramazlığa düşkündür.Boys are fond of mischief.
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Erkek cesaretiyle yargılanır, kadın cazibesiyle.Man is judged by his courage, woman by her charm.
Vali mağdurlara yardım sağlamaya karar verdi.The governor decided to provide assistance for the victims.
Bir harita nerede olduğumuzu bilmemize yardımcı olur.A map helps us to know where we are.
Bir harita bizim coğrafya çalışmamıza yardım eder.A map helps us study geography.
Yavaş ama istikrarlı yarışı kazanır.Slow but steady wins the race.
En geç gece yarısı evde olacağım.I'll be home by midnight at the latest.
Diğerleri gönüllü iş yaparken bazıları yarı zamanlı çalışmaya devam eder.Some continue to work part time, while others do volunteer work.
Kore yarım adasına hiç gittin mi?Have you ever been to the Korean Peninsula?
Kasabadaki insanlar ona yardım etmek için geldi.People in the town came to help him.
Uzun bir hafta sonundan yararlanalım.Let's take advantage of the long weekend.
Uzun yolculuk onun yarasını ağırlaştırmış.The long trip aggravated her injury.
Hırsızlar gece yarısı kol gezer.Robbers prowl around at midnight.
Ölçülü düzeyde egzersiz yapmak sağlık için yararlıdır.Taking moderate exercise is good for the health.
Boğulan adam yardım için bağırdı.The drowning man shouted for help.
Tenis oynamak için güzel havadan yararlandık.We took advantage of the fine weather to play tennis.
Hava iyi olursa, yarın sabah ayrılacağız.We shall leave tomorrow morning, weather permitting.
Hava iyi olursa, gezimize yarın başlayacağız.Weather permitting, we'll start on our trip tomorrow.
Hava müsait olursa, yarın çimleri biçeceğim.I'm going to mow the lawn tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın sabah gideceğiz.Weather permitting, we'll leave tomorrow morning.
Hava iyi olursa, yarın dışarı çıkacağım.If the weather is good, I'll go out tomorrow.
Hava iyi olursa yarın başlayacağız.We will start tomorrow, weather permitting.
Hava müsait olursa yarın dağın tepesine varacağız.Weather permitting, we are going to get to the top of the mountain tomorrow.
Hava müsait olursa, yarın gideceğim.I'll leave tomorrow, weather permitting.
Havadan şikâyet etmen bir işe yaramaz.It is no use complaining about the weather.
Hava durumu yarın daha soğuk olacağını söylüyor.The weather forecast says it will be cooler tomorrow.
Hava raporu yarın öğleden sonra yağmur yağacağını söylüyor.The weather report says it will rain tomorrow afternoon.
Hava tahminine göre yarın hava güzel olacak.The weather forecast says it will be fine tomorrow.
Hava tahmini göre, yarın yağmur yağacak.According to the weather forecast, it will rain tomorrow.
Hava tahmini göre, hava yarın açık olacak.According to the weather forecast, it will clear up tomorrow.
Hava raporlarına göre, yarın kar yağacak.According to the weather reports, it will snow tomorrow.
Hava tahmini göre, yarın karlı olacak.According to the weather forecast, tomorrow will be snowy.
Hava tahmini, yarın yağmur yağacağını söylüyor.The weather forecast say it's going to rain tomorrow.
Hava güzel olursa, sana yarın uğrayacağım.I will call on your tomorrow, weather permitting.

İlgili Sayfalar