yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.God created man in his own image.
Allah göğü ve yeri yarattı.God created the heaven and the earth.
O, Allah bize yardım etsin! ' Dedi.He said, 'May God help us!'
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
O bana yardım edecek kadar kibardı.He was kind enough to help me.
Engelli insanlara yardım etmekten gerçekten hoşlanırım.I really enjoy helping disabled people.
Kimsenin senden yararlanmasına izin verme.Don't let anyone take advantage of you.
Başkalarının yardımlarını beklememelisiniz.You should not expect the help of others.
Bir insan bulunduğu mevkiyle yargılanmamalıdır.A man should not be judged by his station in life.
Bir kişiyi görünüşüyle yargılamamalısın.You shouldn't judge a person by his looks.
Yardım getirtsek iyi olur.We'd better send for help.
Bir insanı sadece görünüşü ile yargılamamalısın.You should not judge a person by his appearance alone.
İnsanları görünüşlerine göre yargılamayın.Don't judge people by their appearance.
Bir insanı görünüşüyle yargılamamalısın.You shouldn't judge a person by his appearance.
Bir insanı görünüşü ile yargılamamalısın.You shouldn't judge a man by his appearance.
Biz bazen eylemlerine dayalı olarak diğerlerini yargılarız.We sometimes judge others based on their actions.
Bir insanı dış görünüşüyle yargılama.Don't judge a man by his clothes.
İnsan ateşten yararlanabilen tek hayvandır.Man is the only animal that can make use of fire.
İnsan oğlu bir şeyler yaratmak için yaratıldılar.Human beings are created to create things.
İnsan oğlu tüm yaratıkların efendisidir.Man is the lord of all creation.
Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.Hope, not fear, is the creative principle in human affairs.
Adamlar yardım için bağırdılar.The men cried for help.
İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.People tend to look at others with bias.
Biz onun ne olduğunu öğrenmeden önce Hayatın yarısı harcanmaktadır.Life is half spent before we know what it is.
Matematik öğretmenimiz yarın sınav yapmayacak.Our mathematics teacher won't give us a test tomorrow.
Birkaç rehber kitap satın aldım, onların hiçbiri bana yardım etmedi.I bought several guidebooks, none of which helped me.
Çok sayıda şirket sözleşmeyi kazanmak için yarışıyor.Several companies are competing to gain the contract.
Bana bir kaç dakika ayırabilir misin? Yardımına ihtiyacım var.Can you spare me a few minutes? I need your help.
Hükümet, sanayinin gelişmesine yardımcı olmak için yeni bir program başlattı.The government started a program to promote industry.
Hükümet, gelişmekte olan ülkelere maddi yardımda bulundu.The government has increased its financial aid to the developing nations.
Çiti boyamak için iyi hava koşullarından yararlanmalısınız.You should take advantage of the good weather to paint the fence.
Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır.Properly used, certain poisons will prove beneficial.
Kendi sınıflarını temizlemenin, öğrencilerin yararına olduğunu düşünüyorum.I think it is good for students to clean their classroom.
İncil'e göre Allah dünyayı altı günde yarattı.According to the Bible, God made the world in six days.
Sabun kiri çıkarmaya yardım eder.Soap helps remove the dirt.
Sabun kiri çıkarmaya yardımcı olur.Soap helps remove the dirt.
Kızıl Haç gecikme olmadan felaket kurbanlarına yardım sağlıyor.The Red Cross gets help to disaster victims without delay.
Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.The equator divides the globe into two hemispheres.
Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.Advanced countries must give aid to developing countries.
Geçen günkü tüm yardımın için sana teşekkür ederim.Thank you for all your help the other day.
O, dövüşte yaralandı.He was wounded in the fight.
O, kavgada yaralandı.He was wounded in the fight.
Seçim sonucu yarın ilan edilecek.The result of the election will be announced tomorrow.
Büyükbabam savaşta yaralandı.My grandfather was wounded in the war.
Hızlı bir çocuk yarışı kazanabilir fakat yavaş bir çocuk bile yarışabilir.A fast child may win the race, but even a slow child can compete.
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.Some speculators take advantage of the ignorance and helplessness of old people.
Kitaplarımın yarısından fazlası dün geceki yangın tarafından yok edildi.More than half of my books were destroyed by the fire last night.
Onun kötü bacağı yarışı kazanmasını engelledi.His bad leg prevented him from winning the race.
Başkalarına yardım etmek, kendine yardım etmektir.To help others is to help yourself.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Pazarın daha zengin sektörü için çok sayıda firma yarışıyor.Many firms are competing for the wealthier segment of the market.
Çok sayıda öğrenci yarı zamanlı işler arıyor.Many students are looking for part-time jobs.
Çok sayıda öğrenci yarışmaya katıldı.Many students took part in the contest.
Kazada çok sayıda turist yaralandı.A number of tourists were injured in the accident.
Birçok erkek savaşta ağır biçimde yaralandı.Many men were badly wounded in the battle.
Bazı yara izleri olabilir.There may be some scars.
Genel kurul toplantısında bir çok üye yardımcı oldu.A lot of members assisted at the general meeting.
Mutfakta anneme yardım ettim.I helped my mother in the kitchen.
Anneme mutfakta yardımcı oldum.I helped Mommy in the kitchen.
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.My sister, a university student, won first prize in the speech contest.

İlgili Sayfalar