yar ile cümle
yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sana yardım etmeye istekliyim.I am willing to help you.
Sana yardım edeyim.Let me help you.
Bana yardım edersen çok minnettar olurum.I'd be very grateful if you'd help me.
Bana yardımcı olabilir misiniz?Could you help me?
Bana yardım ettiğin için çok naziksin.It's very kind of you to help me.
Yardımınız için teşekkür ederim.Thank you for your assistance.
Sorununuz varsa, ben size yardımcı olurum.I will help you if you are in trouble.
Bir sorununuz varsa, size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to help you if you're having trouble.
Birbirimize yardım etmek bizim görevimizdir.It is our duty to help one another.
Yarın parayı sana geri vereceğim.I'll give you back the money tomorrow.
Bay Brown, Oregon'dan bir arkadaş, bizi yarın ziyaret edecek.Mr. Brown, a friend from Oregon, will visit us tomorrow.
Yarı zamanlı çalıştığını biliyorum.I know you're working part-time.
Yardımınız için çok teşekkür ederim.Thank you very much for your help.
Emily konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.Emily won first prize in the speech contest.
Edison birçok yararlı şeyler icat etti.Edison invented many useful things.
Evet. Ben onu yarına kadar okumak zorundayım.Yes. I have to read it by tomorrow.
Yarın bazı konuklarımız olacak.We will have some guests tomorrow.
Bir tavşan, bir kaplumbağa ile yarıştı.A hare raced with a tortoise.
İngiltere, yarışı kazanacak.England is going to win the race.
Bize verdiğin tüm yardım için size çok minnettarız.We are very grateful to you for all the help you have given us.
Her zaman onun yardımını isteyebilirsin.You can always ask for his help.
Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.I will be glad to help you anytime.
Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.I am always ready to help you.
İtalya'nın nüfûsu, Japonya'nınkinin yaklaşık yarısı kadardır.The population of Italy is about half as large as that of Japan.
O, yaramaz erkek çocuğunu kovalarken onun ayakkabılarından biri çıktı.While she was running after the naughty boy, one of her shoes came off.
Her halükarda, yarın gideceğim.I will leave tomorrow, in any event.
Ne olursa olsun, yarın trene yetişin.In any case, catch the train tomorrow.
Bu gerektiğinde işe yarayacak.This will come in handy in a pinch.
Birkaç takım ödül için yarışıyor.Several teams are contending for the prize.
Keşke böyle işe yaramaz bir şey almasaydım.I wish I had not bought such a useless thing.
Ona işinde yardım etmene gerek yoktu.You needn't have helped him with his work.
O bir yarasa mı?Is that a bat?
Birine yarar ötekine zarar.One man's meat is another man's poison.
Deney sırasında yaralandım ve yara oldukça ciddiydi.I got hurt during an experiment, and the injury was pretty serious.
Amerika Birleşik Devletlerinde birçok yarış var.There are many races in the United States.
Afrikadaki mülteciler yardım arıyorlar.Refugees in Africa are seeking help.
Afrika'da açlıktan muzdarip olanların acil yardıma ihtiyaçları var.Those who are suffering from hunger in Africa need urgent help.
O kitap işe yaramaz.That book is of no use.
O zaman fena halde onun yardımına ihtiyacım vardı.I was badly in need of his help at that time.
Yarışmacı, iki yanlış start yaptı.The contestant made two false starts.
Onların yardımına bel bağlayamazsın.You can't count on their help.
Onlara karşı çıkmak hiçbir şeye yaramaz.It'll be useless to stand against them.
O, yarın gelebilecek mi?Will he be able to come tomorrow?
Programları şu insanlara vermeme yardım eder misin?Will you help me give out the programs to those people?
Onlardan hiçbirinin kazada yaralanmadığını umuyorum.I hope neither of them was injured in the crash.
O çocuk yaramazlık doludur.That child is full of mischief.
O köprü bunun yarısı kadar uzundur.That bridge is half as long as this one.
Yarışı izlemek eğlenceli.It's fun to watch the race.
Yarışta rüşvet yoluyla hile yapıldı.The race was fixed.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
Güveç bana yaramamış olmalı.The stew must have disagreed with me.
Onun sana yardım etmesine güvenebilirsin.You may depend on him to help you.
Size yardım etmek benim görevim.It's my duty to help you.
Üzgünüm, ben size yardımcı olamam.I'm sorry, I can't help you.
Özür dilerim, sana yardım edemem.I'm sorry, I can't help you.
Lütfen yarına kadar kitabı getir.Please return the book by tomorrow.
Yarın meşgul olacaksın.You will be busy tomorrow.
Yarın çalışacak mısın?Will you study tomorrow?
Onu yarın görebileceksin.You will be able to see him tomorrow.
Yarın ondan haber alabileceksin.You will be able to get the news from him tomorrow.