Ana içeriğe geç
Sözlük

yar ile cümle

yar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu durumdan yararlanmak zorundayız.We have to take advantage of this situation.
Yarım milyon çocuk Nijer'de hâlâ yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır.Half a million children still face malnutrition in Niger.
Teklifiniz işe yaramaz.Your suggestion is of no practical use.
Korkarım planın işe yaramayacak.I'm afraid your plan will not work.
Sizin yardımınıza güveniyorum.I count on your help.
Senin yardımın olmasaydı işimde başarılı olmazdım.If it had not been for your aid, I would not have succeeded in my business.
Seni yarın terk ediyorum.I'm leaving you tomorrow.
Tekrarlama senin bir şey hatırlamana yardım eder.Repetition helps you remember something.
Hava olmasa hiçbir yaratık yaşayamaz.Were it not for air, no creatures could live.
Bir yarasa gökyüzünde bir kelebek gibi uçuyor.A bat flying in the sky looks like a butterfly.
Güçlüler zayıflara yardımcı olmalıdır.The strong must help the weak.
Ben sadece yarışlarda kaybettim bu yüzden beş parasızım.I just lost at the races so I'm flat broke.
Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.Having run the race, Jane had two glasses of barley tea.
O, yarışta beşinci geldi.He came in fifth in the race.
O, yarışta beşinci oldu.He came in fifth in the race.
Yarışma aslında ne iyi ne de kötü.Competition is neither good nor evil in itself.
O, gözlükleri olmadan bir yarasa kadar kördür.Without his glasses, he is as blind as a bat.
Yarım saatte okula yürüyebilirim.I can walk to school in half an hour.
Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.It takes us half an hour to walk to school.
Okulu yarın başlıyor.School begins tomorrow.
Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.Cover up the injured man with this blanket.
Yaralı adamın inlemelerini duyabiliyorduk.We could hear the groans of the injured man.
Bizim personelimiz yardım etmeye isteklidir.Our staff is eager to help you.
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.Our staff is eager to help you.
Personelimiz size yardımcı olmak için isteklidir.Our staff is eager to help you.
Ordumuz düşman savunmasını yardı geçti.Our army broke through the enemy defenses.
Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.I will be able to see you tomorrow unless something unexpected turns up.
Başka hiç kimse yardım etmeyi önermedi.Nobody else offered to help.
Bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need somebody to help me.
Lütfen, biri bana yardım etsin.I need somebody to help me.
Yardımınız için size çok minnettarım.I am very grateful to you for your help.
Bu olumlu fırsattan yararlandım.I availed myself of this favorable opportunity.
Yarın matematik dersimiz olacak.We will have a math class tomorrow.
Yarın bir matematik dersimiz olacak.We will have a math class tomorrow.
Meseleleri daha geniş bir temelde yargılamalıyız.We should judge matters on a broader basis.
Yerinde olsam ona yardım ederim.If I were in your place, I would lend him a hand.
Seninle birlikte olsaydım, sana yardım ederdim.If I had been with you, I could have helped you.
İşim olmasa, sana yardım ederim.If I were free, I could help you.
Mary, her zaman erkek arkadaşının ödevlerini yapmasına yardımcı olur.Mary always assists her boyfriend in doing his assignments.
Mary annesine yardım ediyor.Mary is helping her mother.
Mary annesine daha sık yardım edeceğine söz verdi.Mary promised her mother that she would help her more often.
Otel hizmetçisi olarak yarı zamanlı bir işim vardı, ama onu pek sevmiyordum.I had a part-time job as a hotel maid, but I didn't like it very much.
Belki yarın yağmur yağacak.Perhaps it will rain tomorrow.
Otobüs durağına kadar seninle yarışacağım.I'll race you to the bus stop.
Hasta insanlara yardım etmek istediğimden dolayıdır.It's because I want to help sick people.
O kadar sıcak bir geceydi ki gece yarısına dek uyuyamadım.It was such a hot night that I could not sleep till midnight.
Lütfen yarın sabah beni yedide uyandırmayı unutma lütfen.Please remember to wake me up at seven tomorrow morning.
Ben belki size yardımcı olamam.I cannot possibly help you.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nın nüfusunun yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nınkinin yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Dick bize yardımcı olmak için isteklilik gösterdi.Dick showed a willingness to help us.
Cep harçlığını yararsız şeylere harcama.Don't waste your allowance on useless things.
Onlar ısınmana yardım edecek.They will help you to get warm.
Eğer onu göremediysen bir yarasa gibi kör olmalısın.You must be blind as a bat if you couldn't see it.
Tom yarın çiti boyayacak.Tom will paint the fence tomorrow.
Duvar otuz yarda uzunluğunda.The wall is thirty yards long.
Çit yarın Tom tarafından boyanacak.The fence will be painted by Tom tomorrow.
Asker bacağından yaralanmıştı ve hareket edemiyordu.The soldier was wounded in the leg and couldn't move.
Asker bacağından yaralandı.The soldier was wounded in the leg.
Haber büyük karışıklık yarattı.The news created a lot of confusion.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod