yarıp ile cümle

yarıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Egymást nem szorongatják; mindenik a maga útján halad; néki rohannak a fegyvernek, és nem esik seb rajtok.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Elk gaat zijn eigen weg. Geen wapen kan hen tegenhouden en in hun gelederen ontstaan geen openingen.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Jeden drugiego nie ściśnie, każdy drogą swoją pójdzie; a choć i na miecz upadną, nie będą zranieni.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Jeden druhého nebude tlačiti, každý silnicí svou půjde, a byť i na meč upadli, nebudou raněni.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.피차에 부딪히지 아니하고 각기 자기의 길로 행하며 병기를 충돌하고 나아가나 상치 아니하며
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.L'uno non incalza l'altro, ognuno va per il suo sentiero. Si gettano fra i dardi, ma non rompono le file
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Nu se împing unii pe alţii, fiecare ţine şirul, se năpustesc prin săgeţi şi nu se opresc din mers.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Toinen ei sysi toistansa: jokainen kulkee omaa suuntaansa. Heittoaseitten välitse ne syöksyvät pysähtymättä.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Не давят друг друга, каждый идет своею стезею, и падают на копья, но остаются невредимы.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Не се тласкат един друг; Маршируват всеки в своя път; И даже като падат около оръжията Не спират вървежа си.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.ואיש אחיו לא ידחקון גבר במסלתו ילכון ובעד השלח יפלו לא יבצעו׃
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.ولا يزاحم بعضهم بعضا يمشون كل واحد في سبيله وبين الاسلحة يقعون ولا ينكسرون.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.彼 此 並 不 擁 擠 、 向 前 各 行 其 路 . 直 闖 兵 器 、 不 偏 左 右
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.彼此 並 不 擁擠 、 向前 各 行其路 . 直 闖 兵器 、 不 偏 左右
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.(17:10) Наклонил Он небеса и сошел, – и мрак под ногами Его.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.(18:10) Il abaissa les cieux, et il descendit: Il y avait une épaisse nuée sous ses pieds.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.A plecat cerurile, şi S'a pogorît: un nor gros era subt picioarele Lui.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.A plecat cerurile, şi S'a pogorît: un nor gros era supt picioarele Lui.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Dalle sue narici saliva fumo, dalla sua bocca un fuoco divorante; da lui sprizzavano carboni ardenti
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Det steg røk op av hans nese, og fortærende ild fra hans munn; glør brente ut av ham.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Dym vystupoval jeho nozdrami, a oheň z jeho úst zožieral, takže sa uhlie zanietilo od neho.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Dým vystupoval z chřípí jeho, a oheň zžírající z úst jeho, od něhož se uhlí rozpálilo.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Egli piegò i cieli e discese; una nube oscura era sotto i suoi piedi
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ele abaixou os céus, e desceu; e havia escuridão debaixo dos seus pés.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ele abaixou os céus e desceu; trevas espessas havia debaixo de seus pés.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Er neigte den Himmel und fuhr herab, und Dunkel war unter seinen Füßen.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Füst szállt fel orrából, és szájából emésztõ tûz; izzó szén gerjedt belõle.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Hän notkisti taivaan ja astui alas, synkkä pilvi jalkojensa alla.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Han sænkede Himlen, steg ned med Skymulm under sine Fødder;
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Hij liet de hemel neerbuigen en kwam naar de aarde, lopend over donkere wolken.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Il abaissa les cieux, et il descendit: Il y avait une épaisse nuée sous ses pieds.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Inclinó los cielos y descendió; una densa oscuridad había debajo de sus pies
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.저가 또 하늘을 드리우시고 강림하시니 그 발 아래는 어둑캄캄하도다
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.저가 또 하늘을 드리우고 강림하시니 그 발 아래는 어둑캄캄하도다
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Làm nghiêng lệch các từng trời , và ngự xuống , Dưới chơn Ngài có vùng đen_kịt .
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Làm nghiêng lệch các từng trời, và ngự xuống, Dưới chơn Ngài có vùng đen kịt.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Langit dibelah-Nya, lalu turunlah Ia dengan awan gelap di bawah kaki-Nya
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Langit dibelah-Nya, lalu turunlah Ia, dengan awan gelap di bawah kaki-Nya
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Lehajtá az eget és leszállt, És homály volt lábai alatt.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Nagnil je nebo ter stopil doli, in oblačna temota mu je bila pod nogami.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Naklonil nebesia a sostúpil, a mrákava bola pod jeho nohami;
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Nakłonił niebios i zstąpił, a ciemność była pod nogami jego.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Nakloniv nebes, sstoupil, a mrákota byla pod nohami jeho.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ngài làm nghiêng lệch các từng trời , và ngự xuống ; Dưới chơn Ngài có vùng đen_kịt .
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Ngài làm nghiêng lệch các từng trời, và ngự xuống; Dưới chơn Ngài có vùng đen kịt.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Och han sänkte himmelen och for ned och töcken var under hans fötter.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Og han bøide himmelen og steg ned, og det var mørke under hans føtter.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Rök steg upp från hans näsa och förtärande eld från hans mun; eldsglöd ljungade från honom.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Rook en vuur verspreidden zich over de aarde.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Savu suitsusi hänen sieraimistaan, kuluttava tuli hänen suustansa, palavat hiilet hehkuivat hänestä.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Występował dym z nozdrzy jego, węgle się rozpaliły od niego.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Και εκλινε τους ουρανους και κατεβη, και γνοφος υπο τους ποδας αυτου.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Наклонил Он небеса и сошел; и мрак под ногами Его;
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Той сведе небесата и слезе; И мрак бе под нозете Му.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.Той сведе небето и слезе, И мрак бе под нозете Му.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.ויט שמים וירד וערפל תחת רגליו׃
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.‎طأطأ السموات ونزل وضباب تحت رجليه‎.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.طأطأ السموات ونزل وضباب تحت رجليه.
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.他 又 使 天 下 垂 、 親 自 降 臨 . 有 黑 雲 在 他 腳 下
Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi.他 又 使 天下垂 、 親自 降臨 . 有 黑雲 在 他 腳下
İlgili Sayfalar