yarım ile cümle
yarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1986 yılında İran'ın Fao yarımadasındaki başarılı işgaline rağmen Um Kasr düşmedi.1986 po úspešnom iránskom útoku na Fao, pretože sa už bojovalo príliš blízko.
Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Vyučovanie trvá zvyčajne len pol dňa.
Öğrenimini yarım bırakarak 1996 yazında İstanbul'a döndü.Po ročnom pobyte na Harvarde sa vrátil v roku 1996 učiť do Štrasburgu.
Yanlışlıkla kapanan kapanlar yaklaşık yarım saatte açılır.Spojovacie poklopy boli otvorené zhruba o dve hodiny neskôr.
Kış Savaşı'ndan sonra, yarımada bir deniz üssü olarak 30 yıllığına Sovyetler Birliği'ne kiralandı.Polostrov Hanko bol daný Sovietskemu zväzu do prenájmu na 30 rokov ako námorná základňa.
Sikyon, Peleponez yarımadasının kuzeyinde, Korint ve Achaea kentleri arasında bulunan Antik Yunan kenti.Sikyón bolo významné starogrécke mesto na severe polostrova Peloponéz, medzi Korintom a Achájou.
İskandinav Dağları veya Scandes, İskandinav Yarımadası boyunca uzanan dağ sırasıdır.Škandinávske vrchy je pohorie, ktoré sa rozprestiera na Škandinávskom polostrove.
Kore Yarımadası, Doğu Asya'da bulunan bir yarımadadır.Malajský polostrov je polostrov v juhovýchodnej Ázii.
Burada iki sezon forma giydi ve daha sonra yarımşar sezon Konyaspor, Denizlispor ve Diyarbakırspor'da oynadı.Pôsobil tam dva a pol sezóny, neskôr hrával i vo Vsetíne, Vítkoviciach, Zlíne a Třinci.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Do 7 hodín postihnutý môže zomrieť.
Salvelinus türlerini bütün kuzey yarım küresinde bulmak mümkündür.Salvádorské investície je možné nájsť v celej Strednej Amerike.
Kore prehistoryası, Kore Yarımadası'nda insan varlığı dönemi olup, yazılı kayıtları bulunmamaktadır.Príklady, kedy je graf hamiltonovský a kedy graf nie je.
Bu yıl Yarım Ekmek romanı da yayımlanır.V tomto období vznikol aj román Dym.
Banyo yapmak bahanesiyle Emrah'tan yarım saatliğine müsaade ister.V priebehu pol hodiny boli na pomoc privolaní záchranári banskej záchrannej služby z Prievidze.
Yapımı bitmemiş, yarım kalmıştır.Budova je zakončená polmesiacom.
Roma tüm İtalya yarımadasında tek olarak stratejik üstünlük kurdu.V nasledujúcich rokoch si však obratnou politikou vybudoval v Ríme a celej Itálii pevnú pozíciu.
Şehir, Aare nehrinin oluşturduğu yarımadanın batısına doğru gelişmeye devam etti.Postupne mesto začalo prerastať západnú hranicu polostrova formovaného riekou Aare.
Günde en az yarım saat serbestçe gezip koşmalıdır.Udáva sa, že minimum je aspoň pol hodiny rýchlej chôdze denne.
Yarım devrede 11 maçta 4 gol atarak etkili bir dörünüm çizdi.V 11 zápasoch vychytal čisté konto.
Yarım saat beklettiler.Torej imam le pol ure časa, da se uredim.
Yarım graben asimetrisi şiddetle sintektonik birikimi etkiler.Asimetrija pol jarka močno vpliva na sintektonično odlaganje.
Güney Yarımküre okul takvimini kullanan ülkelerde bu gün 30 Mart'ta ya da yakın günlerde kutlanır.V nekaterih državah na južni polobli se ta dan praznuje na 30. marec.
Mars Üniversitesi'nde mühendislik öğrencisi ve Mars'ın batı yarımküresinin mirasçısıdır.Je študenka inženirstva na Mars Univerziteti.
Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Bolečina navadno mine v pol ure.
Güney Kore, Doğu Asya'da Kore Yarımadası'nın güney yarısında bulunan bir ülkedir.Južna Koreja obsega južni del Korejskega polotoka v Vzhodni Aziji.
Lise öğrenimini siyasal nedenlerle yarım bıraktı (1966).Diplomiral je na Visoki šoli za politične vede (1964).
Liaotung Yarımadası'ndaki en yüksek dağdır.Plast I je najvišji del hriba.
Hansode (半袖 -(はんそで)) : Yarım kollu giysi.Suhodolčan, Leopold: Krojaček Hlaček.
Malay Yarımadası veya Malakka Yarımadası.Male države na Malajskem polotoku.
Quinarius yarım denarius değerinde bir gümüş Roma sikkesidir.Kvinarij (latinsko qvinarivs, petak) je bil majhen srebrn rimski kovanec, vreden pol denarija.
Yaklaşık yarım asır sonra meydana gelen bir yangından sonra kilisenin çatısı tekrar yapıldı.Kmalu po požaru je bila cerkev ponovno zgrajena.
Yarımadanın doğusunda Akabe Körfezi bulunur.Na začetku zaliva je ribogojnica.
Günde en az yarım saat serbestçe gezip koşmalıdır.Priporočeno se je gibati vsak dan vsaj pol ure.
Gösterim zamanı yarım saatlik komedi olarak belirlendi.Oponašanje se dostikrat pojavlja kot predstava stand up komedije.
Bu göçmen Arap kabileleri Arap Yarımadası'ndan gelmiş ve Ürdün topraklarına yerleşmişlerdir.Izhaja iz arabskih plemen, ki so se naselili v Zgornjem Egiptu.
Kupulanın içerisinde 3 tane yarım küre biçiminde parlak kızıl kahverengi tohum bulunur.V sadežu so po tri svetlo rjava ploščata semena.
Galler, Büyük Britanya adasının batısında bir yarımadadır.Wales je v glavnem gorata država na zahodni strani osrednjega juga Velike Britanije.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Žmogus nuo įkandimo miršta per pusvalandį.
Kuzey yarım küreden tüm yıl boyunca görülebilir.Matoma visame Šiaurės pusrutulyje ištisus metus.
Aşının bir çeşidi yaklaşık yarım milyardan fazla insana uygulanmıştır.Vienos rūšies skiepams sunaudota maždaug pusė milijardo dozių.
Antarktika Yarımadası, Antarktika kıtasının en kuzey uzantısıdır.Antarktidos pusiasalis – šiauriausia Antarktidos dalis.
Kent bir yarımada üzerine inşa edilmiş ve batı ile doğu olmak üzere iki limana sahiptir.Miestas įsikūręs pusiasalyje ir turi du tarptautinius uostus, esančius vakarinėje ir pietinėje miesto dalyse.
Malezya'nın Malay Yarımadası'nda hüküm sürmüş tarihi devlet.Taip susiformavo malajų istorinis arealas.
Gösterim zamanı yarım saatlik komedi olarak belirlendi.Tai bus pusvalandžio trukmės situacijų komedija.
Örneğin; Bayrağı yarım indirirsek bayrak yarım çıkar.Gedulo metu, vėliava pakeliama į vidutinį aukštį.
Kilisenin apsisi yarım kubbelidir.Šešuolių bažnyčia Šašuoliai.
Kışları tropikal Afrika'ya, Arabistan Yarımadası'na ve Hindistan'a göç eden kuşlardır.Žiemoja tropikinėje Afrikoje, Arabijos pusiasalyje ir Indijoje.
İki türün arasındaki çizgi ise Sina Yarımadasıdır.Tai laiko tarpas tarp dviejų gretimų vidurdienių.
Yarımadanın yüzölçümü 1,421.24 km² olup nüfusu 2005 yılı itibarı ile 473,942'dir.Pusiasalio plotas siekia 1 421,24 km², gyventojų 2005 m. buvo 473 942.
Batı Yarımküre'nin en büyük uçan kara kuşudur.Tai stambiausias Vakarų pusrutulio skraidantis paukštis bei stambiausias plėšrusis paukštis.
Sparta, Peleponnese'de (Bugünkü Mora Yarımadası) Argos ve Achaia hariç tüm şehirler üstünde hâkimiyet kurdu.Sparta valdė visus Peloponeso miestus, išskyrus Argą ir Achają.
Yarım sezonda 15 kez bu takımın kalesini korudu.Jis pats tą sezoną 55 kartus išėjo į aikštelę.
Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de geceler, gündüzlerden uzun olmaya başlar.Nuo šios dienos šiauriniame pusrutulyje naktis tampa ilgesnė už dieną.
Dalız, koklea ve yarım daire kanallarından oluşur.Visa labirinto dalis yra sudaryta iš pusratinių kanalų.
Yarım güverteli idiler.Būdingos pusdykumės.
Arap Yarımadası'na gerçekleşen ilk ciddi göç 2. yüzyılda gerçekleşti.Pirmosios germanų gyvenvietės regione atsirado II amžiuje.
Bu yukarıda yarım küre bölümünde ele alınan yarım küresel dikkat faktörleriyle ilişkilidir.Prie jos yra pusiau apskrita apžvalgos aikštelė.
Bu dönemde eyalet nüfusu yarım milyona yaklaşıyordu.Čia gyveno apie pusę milijono gyventojų.
Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Įprastai ši fazė trunka apie pusę valandos.
J1=%9 - Arap Yarımadası ile Kuzeydoğu Kafkasya karakteristiği.Ežeras telkšo ~ 9 ha dydžio pelkės šiaurrytinėje dalyje.
İlgili Sayfalar