Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.O acidente teve lugar às 13:30 horas (hora local).
Bazı saatler ise saat başlarının yanı sıra yarım saatlerde de çalmaktadır.Bij veel klokken wordt er bovendien een keer geslagen op de halve uren.
Tırmanış yaklaşık yarım saat sürer.De beklimming duurt ongeveer een uur.
Yarım saat beklettiler.Er wordt exact een half uur gewacht.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Vanaf het station vertrekt ieder half uur een trein.
Yarım saat sonra yarış tekrar başladı ve 55 tur yapıldı.Later werd de race herstart over een afstand van vijftien ronden.
Diğer bölümlerin de yarım saat süreceği tahmin edilmektedir.Zo wist men welk half uur het was.
Yine iftara yarım saat kalınca bir iki bin avret kızlar çıkageldiler.Na drie dagen waren er nog 1000 meisjes over.
Yaklaşık yarım saat sonunda Stop! hazırdı.Na ongeveer een half uur was de reactie voltooid.
Maça yarım saat kala, teknik direktör masör ve bir antrenörü Meazza'yı bulmaları için gönderdi.In zijn vrije tijd was Gudde technisch directeur en trainer van Excelsior Maassluis.
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.De race werd vanwege de weersomstandigheden met twee uur vertraging gestart.
Yemek yarım saat sonra hazır.Het eten is over een half uur klaar.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Choroba zabija ludzi w przeciągu pół godziny.
Tüfekli adamlar ve okçular yarım saat kadar savaştılar, ancak bir işe yaramadı.Muszkieterzy i kusznicy przez pół godziny strzelali do nich na dystans, ale bezskutecznie...
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Ci odpowiedzieli w pół minuty później.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Świadkowie donieśli, iż atak trwał 30 minut.
Efelek sarması, ocakta yarım saat kadar pişer.Zapiekankę wstawić do piekarnika i piec pół godziny pod przykryciem.
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.Zdarzenie to spowodowało pół godzinne opóźnienie w natarciu.
Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.Dojście do szkoły zajmuje nam pół godziny.
En fazla yarım saat sürdü."Det hela tog inte mer än en halvtimme.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Згідно свідчення місцевих жителів, атака тривала 12 годин.
En fazla yarım saat sürdü."Це тривало близько півгодини.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Квитки були розкуплені за півгодини.
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.Рух поїздів був зупинений на півгодини.
Tırmanış yaklaşık yarım saat sürer.Підйом на гору триває приблизно 6 годин.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.У кожному напрямку щогодини є поїзди.
Yarım saat beklettiler.Вже півгодини стукаємо!
Yarım saat içerler, 5-10metre ileriye giderler.Чашечка дзвоникувата, 3-5 мм завдовжки.
Lütfen yarım saat bekle.Прошу, зачекай півгодини.
Lütfen yarım saat bekle.Будь ласка, почекай півгодини.
O yarım saat sürdü.Це зайняло півгодини.
Sadece yarım saat önce eve geldim.Я прийшов додому лише півгодини тому.
Taburun taarruzu yarım saat kadar sürdüyse de kesin bir sonuç elde edilemedi.I kdybychom seděli půl hodiny v tiché kavárně, nebylo by to tak snadné.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.V každém směru jezdí jeden vlak denně.
Ankara'ya yaklaşık yarım saat uzaklıkta bulunur.Je vzdálený přibližně 200 km od Anchorage.
Efelek sarması, ocakta yarım saat kadar pişer.Sărmăluțele se mai țin fără capac o jumătate de oră la cuptor.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Primul sezon difuzat în format jumătate de oră.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Félóra múlva kiment a másik.
En fazla yarım saat sürdü."De ez fél napig eltartott volna."
Yarım saat beklettiler.Erre akár fél órát is várni kellett.
Yarım saat içinde Midilli, dört veya daha fazla mayına çarptı.Negyedóra múlva a legtöbb méh bent lesz.
Karıştırma işlemi, karışımın miktarına göre yarım saat ile bir saat boyunca sürebilir.Fájdalmatlan, a kiterjedtségtől függően fél-egy órát vesz igénybe.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Vasárnaponként félóránként indulnak vonatok valamennyi irányba.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Junia kulkee koko päivän puolen tunnin välein.
Karıştırma işlemi, karışımın miktarına göre yarım saat ile bir saat boyunca sürebilir.Täysi kierros ympäri kestää vaihteesta riippuen joko puoli tuntia tai tunnin.
Yarım saat beklettiler.Χόρευαν για μισή ώρα.
Yarım saat sonra yarış tekrar başladı ve 55 tur yapıldı.Στον αγώνα ανέβηκε 1ος και οδήγησε την κούρσα για περίπου 30 γύρους.
Isparta il merkezine her yarım saate bir otobüs bulunmaktadır.Ανά δέκα λεπτά διέρχεται λεωφορείο για το κέντρο του Κάσσελ.
En fazla yarım saat sürdü."Angrebet varede mere end en halv time.
Yarım saat sonra yarış tekrar başladı ve 55 tur yapıldı.Løbet afvikles over 60 min, hvorefter der køres fem afsluttende omgange.
Yine iftara yarım saat kalınca bir iki bin avret kızlar çıkageldiler.Innen de siste to slektene er det skilt ut fler hundre eller tusen småarter.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Keberangkatan kereta api tiap satu jam.
Rohrer Buchs, St. Gallen'da ikiz kız kardeşinden yarım saat sonra doğmuştur.Rohrer sinh tại St. Gallen, Thụy Sĩ một nửa giờ sau người chị song sinh của ông.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Kết quả được thông báo nửa tháng sau đó.
Yarım saat içinde kendi ağırlıklarına eşit oranda besin tüketebilmeleri mümkündür.自分の体重分の採食を30分で行うことができる。
Charles Darwin, gözlemlediği kondorların yarım saat boyunca bir kere bile kanat çırpmadıklarını belirtir.チャールズ・ダーウィンは、半時ほど観察をしている間に1度しか羽ばたかなかったと報告している。
Tırmanış yaklaşık yarım saat sürer.登り切るまで約30分かかる。
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.日中は、毎時30分の発車が基本。
"Amerikan elçisinin adamlarına tüfek çevirttim yarım saat kımıldamadan beklettim".彼らはアメリカ軍を機関銃で迎え撃ち、夕方まで持ち場を保持した。
Yaklaşık yarım saat sonunda Stop! hazırdı.戦闘は約1時間半で終了し、制圧された。