Ana içeriğe geç
Sözlük

yarım saat ile cümle

yarım saat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Alle Halbstunden fuhr ein Zug durch.
Yarım saat beklettiler.Sie haben halbe Stunde Zeit.
Bir saldırgan kaçmaya çalışsa da Alman polisi tarafından yarım saat sonra yakalandı.Dieser wurde aber gewarnt und konnte eine halbe Stunde vor Eintreffen der Deutschen entkommen.
En fazla yarım saat sürdü."Sie dauerte kaum mehr als eine halbe Stunde.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Der Absturz ereignete sich um 11.13 Uhr (Ortszeit).
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.Aufgrund von Regenschauern wurde der Start um rund eine halbe Stunde verschoben.
Köstence'ye yarım saat uzaklıktadır.Von Absteinach ist es ½ Stunde entfernt.
Su altında yarım saate kadar boğulmadan yaşayabildikleri görülmüştür.Sie kann über eine halbe Stunde unter Wasser verweilen.
O, istasyona vardığında tren neredeyse yarım saat önce kalkmıştı.Quand il atteignit la gare, le train était déjà parti depuis presque une demi-heure.
Basınç farkından dolayı, odanın kapısını açabilmesi yarım saat sürdü.En raison de la différence de pression, il fallut une demi-heure pour ouvrir la porte de la chambre.
Bu ırkın, günlük en az yarım saat süren bir tüy bakımına ihtiyacı vardır.C'est un chien très actif qui demande au moins une heure d'activité par jour.
Yarım saat sonra yarış tekrar başladı ve 55 tur yapıldı.La course est relancée à l'entame du trente-cinquième tour.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Des témoins rapportent qu'une de ses tirades a duré plus d'une heure.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Tous les jours, en soirée, il y a un train toutes les quinze minutes.
En fazla yarım saat sürdü."Cela a duré une demie-heure.
Tırmanış yaklaşık yarım saat sürer.Le trajet prend environ une demi-heure.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Il tombe malade dans la demi-heure.
Churchill, beraberindeki kurmaylarıyla beraber, yarım saat gecikmeyle konferansa katıldı.Adriano ne dispute que la dernière demi-heure de la rencontre.
O beni yarım saat bekletti.Me hizo esperar media hora.
Beni yaklaşık yarım saat bekletti.Me hizo esperar alrededor de media hora.
Her gün yarım saat İngilizce çalışırım.Estudio inglés media hora al día.
1991-10-07 - Akşam dönemi erken yarım saat (17:30 → 18:00) başlar.7 de octubre de 1991: Comienzan a emitir media hora más temprano, de 18:00 a 17:30.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Según contó la prensa la matanza ocurrió durante por lo menos una media hora.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Trenes cada media hora.
Yarım saat beklettiler.Pasó media hora.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Esta mañana me he levantado a las once y media (complemento circunstancial).
En fazla yarım saat sürdü."Pasó media hora más.
Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Generalmente su duración es de una hora.
Karıştırma işlemi, karışımın miktarına göre yarım saat ile bir saat boyunca sürebilir.Este tipo de relojes podía llegara medir hasta un cuarto de hora.
Yarım saat sonra yarış tekrar başladı ve 55 tur yapıldı.La carrera se reanudó luego a 21 vueltas.
En fazla yarım saat sürdü."Il tutto durò circa mezz'ora.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Il sisma ebbe luogo a mezzanotte (ora locale).
Bazı saatler ise saat başlarının yanı sıra yarım saatlerde de çalmaktadır.Questa campana suona le mezze ore insieme ad altre tre.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Si contava di rientrare entro mezz'ora.
Yarım saat sonra herhangi bir cilt reaksiyonu görülmezse ilaç uygulanır.Se dopo un mese di trattamento non vi sono risposte, il farmaco va sospeso..
Efelek sarması, ocakta yarım saat kadar pişer.Versare il pomodoro e far cuocere per circa 1 ora.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Gli orfani di solito muoiono entro un mese.
Lütfen yarım saat bekle.Пожалуйста, подожди полчаса.
Bazı saatler ise saat başlarının yanı sıra yarım saatlerde de çalmaktadır.Затем мы смеялись вместе еще полчаса.
Yarım saat sonra yarış tekrar başladı ve 55 tur yapıldı.Дождь вернулся на трассу через 15 минут после возобновления гонки.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Поезда отправляются каждые полчаса.
Efelek sarması, ocakta yarım saat kadar pişer.Выпекать кукурузный хлеб в течение получаса до готовности.
Hastalığa yakalananlar yarım saat içinde ölmektedir.Заболевшие умирали буквально в течение часа.
Hareket emri verdiği zaman derhal hazırlanılır, yarım saat sonra harekete geçilirdi.Если бы всё шло нормально, он управился бы примерно за полчаса.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Билеты были раскуплены за полчаса.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.По словам свидетелей, стрельба в учебном заведении продолжалось около 10 минут.
Karıştırma işlemi, karışımın miktarına göre yarım saat ile bir saat boyunca sürebilir.Эта процедура может занять, например, полчаса.
Hafta içi bir saat, hafta sonu yarım saat sürer.Среди недели они ходят ежечасно, а в выходные каждые полчаса.
Charles Darwin, gözlemlediği kondorların yarım saat boyunca bir kere bile kanat çırpmadıklarını belirtir.أفاد تشارلز داروين أنه شاهد هذه الطيور وهي تُحلِّق طيلة نصف ساعة دون خفق أجنحتها مرة واحدة.
Tırmanış yaklaşık yarım saat sürer.ويستغرق حوالي نصف الساعة للوصول إلى الأعلى.
Genelde değişiklik bir saat yapılmakla birlikte Avustralya'nın Lord Howe Adası yarım saat uygulamaktadır.وتحريك ساعة واحدة هو أمرٌ مألوف، لكن جزيرة لورد هاو الأسترالية تستخدم تحريك نصف ساعة.
Efelek sarması, ocakta yarım saat kadar pişer.نترك العجينة لتخمر نصف ساعة.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.يتضمن تحقيقات تهمّ المشاهد لمدة ساعة من الوقت.
Günde en az yarım saat serbestçe gezip koşmalıdır.يجب أن تأخذ من نصف ساعة إلى ساعة قبل تناول الوجبة.
Tırmanış yaklaşık yarım saat sürer.A travessia demora aproximadamente meia hora.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Eu escrevi em meia hora.
Diğer bölümlerin de yarım saat süreceği tahmin edilmektedir.O capítulo será de meia hora.
En fazla yarım saat sürdü."Mas poderia ter demorado meio dia".
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.De acordo com relatórios das testemunhas, o Milagre do Sol durou aproximadamente dez minutos.
Günde en az yarım saat serbestçe gezip koşmalıdır.É necessário, em média, um dia de descanso para cada hora de diferença.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod