Ana içeriğe geç
Sözlük

yarıda ile cümle

yarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden balayı yarıda biter ve geri dönerler.Zaměkání bobulí nastává v polovině srpna, zrání je středně pozdní.
Nijerya nüfusunun yarıdan çoğu Müslümandır.Třetina obětí z Nice byli muslimové.
Jordan 1986 yılında yarıda kalan eğitimi için North Carolina'da eğitime tekrar başladı.Jordan a revenit la Carolina de Nord pentru a-și completa studiile în 1986.
Dünya astragan üretiminin yarıdan fazlası burada yapılmaktadır.Mai mult de jumătate din producția metalurgică este exportată.
Bu yüzden balayı yarıda biter ve geri dönerler.Apăsările însă au revenit la începutul lui septembrie și au continuat intermitent.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.A betegek több mint a felénél vesekárosodás alakul ki, beleértve a végstádiumú vesebetegséget (ESRD).
Gertrude, Ophelia'nın boğulduğu haberini vererek bu hileyi yarıda keser.Gertrud megjelenik, hogy bejelentse, Ophelia vízbe fulladt.
Sonraki sezon ise geçirdiği bilek burkulması nedeniyle ilk yarıda sadece 5 maça çıkabildi.A következő szezon őszi felében sérülései miatt, csak öt mérkőzésen lépett pályára.
Basketbol kariyeri nedeniyle ekonomi eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır.Sportkarrier reményében közgazdasági tanulmányait félbehagyta.
Ancak tüm bu önlemler Kızıl Ordu'nun yarıdan fazla gücünü bölgeye başlamıştır.Ebből a mennyiségből is csak 10 darabot állítottak szolgálatba a Vörös Hadseregben.
Bu rakam 1970'te yarıdan fazlaydı.Ez a szám 1917-re hétre nőtt.
Fakat omzundaki rahatsızlık sebebiyle turu yarıda kesmiştir.Egy súlyos térdsérülés miatt kölcsönszereplése idejekorán véget ért.
Hukuk eğitimini yarıda bıraktı.Orvosi tanulmányait félbehagyva jogi tanulmányokat folytatott.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Yli puolella potilaista on munuaisvaurioita, kuten loppuvaiheen munuaissairaus (ESRD).
Semt sınırlarının yarıdan fazlasını oluşturur.Nämä muodostavat yhdessä yli puolet Kukkiasta.
Bu kişilerden yarıdan fazlasının ise alkol, uyuşturucu, tütün ve seks bağımlısı olduğu gözleniyor.Albumin budjetista kuitenkin puolet kului alkoholiin, huumeisiin ja ruokatarvikkeisiin.
İlk yarıda Eden Hazard Chelsea'yi öne geçirdi.Ensimmäisellä pudotuspelikierroksella vastaan arvottiin kuitenkin Chelsea.
İkinci yarıda Atılay Özgür oyuna alındı.Toisella puoliajalla Lahti tuli väkisin peliin mukaan.
Neticede harekat yarıda kesilmek zorunda kalındı.Kiisto putosi lopulta puolivälierissä.
Ancak ödenek yetersizliğinden dolayı yapımı yarıda kalmıştır.Sen rakennustyöt jäivät kesken puuttuvan rahoituksen vuoksi.
Bu programın son senesinde çalışmasını açıklamasız yarıda bıraktı.Εγκατέλειψε το πρόγραμμα αυτό κατά το τελευταίο εξάμηνο, χωρίς εξήγηση.
Saltanatını yarıdan fazlasını İtalya dışında geçirdi.Πέρασε κάτι παραπάνω από το μισό της βασιλείας του εκτός της Ιταλικής Χερσονήσου.
Bu yüzden balayı yarıda biter ve geri dönerler.Αργότερα, στα μέσα του καλοκαιριού, ξαναβρίσκονται.
Eğer ulaşıldıysa göndermeyi yarıda kes.Μόλις τελειώσει, σταματά την εγγραφή.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Over halvdelen af patienterne får nyreskader, herunder slutstadium af nyresygdom (ESRD).
Real Madrid ikinci yarıdaki Alfredo Di Stéfano ve Francisco Gento'nun golleriyle maçı 2-0 kazanmıştır.Real Madrid vandt kampen 2-0 på to mål scoret i 2. halvleg af Alfredo Di Stéfano og Francisco Gento.
Saltanatını yarıdan fazlasını İtalya dışında geçirdi.Hans indflydelse rakte langt ud over Italiens grænser.
Bu sırada yarıda bıraktığı üniversite tahsiline uzaktan eğitim yoluyla devam etti.Derfor droppede han ud af sin uddannelse halvvejs.
Öğrenimini yarıda bırakıp Little Richard'ın o zamanlardaki orkestrası The Upsetters'a katıldı.Kort efter blev Hendrix medlem af Little Richard's band, the Upsetters.
Nijerya nüfusunun yarıdan çoğu Müslümandır.Mer enn 90% av Nigers befolkning er muslimer.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer enn halvparten av pasientene opplever nyreskade, inkludert terminal nyresykdom (ESRD).
Bu yüzden konseri yarıda kesti.Sjefen avbryter derfor oppvisningen halvveis!
2. yarıda İtalya 57. dakikada son oyuncu değişikliğini yaparak Thiago Motta'yı oyuna aldı.Han kom inn som innbytter for Thiago Motta i det 76. minutt.
Ancak onun ölümü ile bu sefer yarıda kaldı.Sementara sisa setengahnya untuk hidup hari ini.
Gelen turistlerin çoğunluğu Avrupalı, yarıdan fazlası ise Fransız’dır.Sekitar 15% dari para pengguna berasal dari Eropa, terutama Prancis.
Neticede harekat yarıda kesilmek zorunda kalındı.Gerakan ini pada akhirnya berhasil dipadamkan.
Bu rakam 1970'te yarıdan fazlaydı.Con số đó đã tăng lên hơn nửa triệu vào năm 1972.
Dini bir okuldan mezun olduktan sonra tıp üzerine eğitim almaya başladı ancak 3'üncü yılında yarıda bıraktı.戦後医学を学び始めるが、1年半でやめた。
Semt sınırlarının yarıdan fazlasını oluşturur.半分以上が単線区間である。
1948 yılında lise öğrenimini yarıda bırakarak Akbank'ta stajyer memur olarak çalışmaya başladı.1948年に高校中退し、アクバンクのインターン生として働き始めた。
Salt çoğunluk, tek sayılarda yarıdan az olmayan; çift sayılarda yarıdan bir fazla olan çoğunluktur.一個數集中最多有一半的數值小於中位數,也最多有一半的數值大於中位數。
Einstein, İtalya'ya geldiğinde teknik olarak bir lise terk olsa da, eğitimini yarıda bırakma niyeti yoktu.만약, 그러한 생각이 이탈리아 내에만 머물러 있었다면, 교육 발전에 큰 영향을 주지도 못했을 것이다.
Bu nüfusun yarıdan fazlası (%62,2) kentlerdedir.대부분이 도시에 거주한다(66,2 %, 2005년).
Bunların 33'ü ilk yarıda, 80'i ikinci yarı gelmiştir.בשאר ימות השנה נעים יותר, °20 - °35.
Resmî siteye göre maç yarıda kalmış ve sonuca bağlanmamıştı.התחרות, שהייתה לשם דבר, הופסקה באופן לא רשמי.
2001 sonbaharında 11 Eylül saldırısı nedeniyle turlarını yarıda kestiler.עונת 2001 נקטעה בשל התקפות ה-11 בספטמבר.
İkinci yarıdaki maçlarda ise üç galibiyet, iki beraberlik ve on mağlubiyet elde etti.בעונתו השנייה השיג 2 ניצחונות ועשרה פודיומים.
Üniversite eğitimlerini ise aile sebebiyle yarıda bıraktı.בשלב מסוים הפסיקה את לימודיה מסיבות משפחתיות.
Çalışmalarını yarıda bırakıp Hollandalı bir meslektaşının yardımı ile yasadışı yollarla Hollanda'ya kaçtı.Малко по-късно тя помага на годеника си да премине нелегално границата с Нидерландия.
Bu rakam 1970'te yarıdan fazlaydı.Този брой е бил 790 през 1999 година.
Onların ilk konuşmaları Ben'in Juliet'e yeni evini göstermek istemesiyle yarıda kesilir.Първата им дискусия е прекъсната, когато Бен ѝ показва новообзаведената ѝ къща в Казармите.
Brezilya ise ilk yarıda rakip kaleye hiç isabetli şut çekemedi.Бразилия няма точен удар през първата част.
Lisans eğitimini tamamladıktan sonra İTÜ Sanat Tarihi yüksek lisans eğitimine başladı ama yarıda bıraktı.След като завършва основното си образование, започва обучение за художник, но го прекъсва преждевременно.
İzniklilere karşı yürüttüğü seferi yarıda kesen Henri aceleyle Selanik'e yöneldi.В този критичен момент Хенри язди до Станли.
Çekirdekler bazal yarıda bulunur.Приливите основно са полудневни.
Bu nüfusun yarıdan fazlası (%62,2) kentlerdedir.Средната гъстота на населението е над средното за Турция.
Gelen turistlerin çoğunluğu Avrupalı, yarıdan fazlası ise Fransız’dır.10% čine europljani, većinom Francuzi.
Bu sırada yarıda bıraktığı üniversite tahsiline uzaktan eğitim yoluyla devam etti.Do tog je trenutka zapostavljao svoju sveučilišnu naobrazbu.
2.yarıda ise Miami Heat'le anlaşmıştır.Međutim, ubrzo je potpisao za momčad Miami Heata.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.U viac ako polovice pacientov sa vyskytne poškodenie obličiek vrátane terminálneho zlyhania obličiek (ESRD).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod