Kickoff, her yarıda ve her uzatma devresinin başlangıcında kullanılır.Rovnako sa vhadzuje na začiatku všetkých tretín a predĺženia.
Şov iki sezon sürdü ve üçüncü sezon yarıda kesildi.Seriál sa vysielal dve sezóny, no počas druhej série bol zrušený.
Luke eğitimini yarıda keser çünkü Leia ile Han'ın tehlikede olduğunu hisseder.Na Millenium Falcon ucíti Leia vďaka Sile, že Luke je v nebezpečenstve.
İlk yarıda Eden Hazard Chelsea'yi öne geçirdi.V naslednji sezoni je na prvi tekmi proti Charltonu zadel za zmago Chelsea.
Arazinin %55’i ormanlarla kaplıdır ki bunun yarıdan fazlası iyi vasıflı ormandır.Ligikaudu viiendikku Ungarist katab mets, kuid vaid poole sellest moodustab looduslik mets.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.14 évesen, hasonlóan sok más 14 éveshez a brazil oktatási rendszerben, otthagyta az iskolát.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.14 Jahre alt, und wie viele andere 14-jährige im brasilianischen Bildungssystem, verließ er die Schule.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.A 14 anni, come tanti 14enni che vanno a scuola in Brasile,
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.Ako 14-ročný, ako je to zvyčajné u mnohých 14-ročných v brazílskom školstve, nechal školu.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.A los 14 años como muchos jóvenes de 14 años del sistema educativo brasileño él abandonó la escuela.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.Aos 14 anos, tal como muitos adolescentes de 14 anos no sistema educativo brasileiro, ele abandonou a escola.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.Ở tuổi 14, giống như rất nhiều đứa trẻ 14 tuổi khác trong hệ thống giáo dục Brazil, cậu ta bỏ học.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.Toen hij 14 was, zoals vele 14-jarigen in het Braziliaanse onderwijssysteem, verliet hij de school.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.Umurnya 14 tahun seperti umumnya anak usia 14 tahun di Brazil, dia keluar dari sekolah.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.Ve 14 letech, stejně jako mnoho dalších čtnáctiletých v brazilském vzdělávacím systému, zanechal studia.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.W wieku 14 lat, jak wielu jego rówieśników, rzucił szkołę.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.В 14 лет, как и многие другие 14-летние учащиеся бразильской системы образования, он бросил школу.
14 yaşında, Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.На 14 години както с повечето 14-годишни в Бразилската образователна система, той престава да ходи на училище.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.En fait, ceci est quelque chose que la moitié d'entre vous, plus de la moitié, ne connaissent pas.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Faktisk er dette her noget som halvdelen af jer - mere end halvdelen af jer - ikke er fortrolige med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In der Tat, das ist etwas mit dem die Hälfte von Ihnen, mehr als die Hälfte, nicht vertraut sein wird.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In realtà è qualcosa con cui circa metà di voi, più di metà di voi non ha alcuna familiarità.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.In werkelijkheid is dit iets waar ongeveer de helft van u, meer dan de helft onbekend mee is.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.I själv verket är detta något som ungefär hälften av er, mer än hälften av er, inte är bekant med.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Itse asiassa, tämä ei ole puolellekaan teistä tuttu.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.실제로는 이건 말이죠. 여러분들 중 절반 쯤, 절반 이상에게는 친숙하지 않은 물건이죠.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Na verdade, isto é uma coisa com que metade de vós, mais de metade, não estarão familiarizados.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.(Risas) De hecho, esto es algo con lo que la mitad de ustedes, o más de la mitad, no estará familiarizado.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Tak naprawdę mam tu coś, czego połowa z was pewnie nie zna.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Thực ra, đây là một thứ mà một nửa trong số các bạn, hơn một nửa sẽ không quen.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Valójában ez valami, amit a közönség nagyjából fele, több mint fele, nem ismer.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Ve skutečnosti to je něco, co víc než polovina z vás nikdy neviděla.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Για την ακρίβεια, αυτό είναι κάτι που περίπου οι μισοί από σας, περισσότεροι από τους μισούς δε θα ξέρετε.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.Всъщност, това е нещо, което мисля, че половината от аудиторията, дори повече от половината, не познават.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.На самом деле, это нечто, с чем примерно половина из вас, более половины из вас не знакомы.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.למעשה, זה משהו שבערך מחצית מכם, יותר ממחצית מכם, לא יכירו.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.للحقيقة, هذا الشئ نصفكم أو أكثر من النصف لا يعرفونه.
Aslında bu, hemen hemen sizlerin yarınız hatta yarıdan fazlanızın aşina olmadığı bur cihaz.皆さんの半数以上にはなじみのない物です 電気カミソリなんです ほらね
Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.브라질의 교육 시스템안에 있는 대부분의 14살 아이들과 마찬가지로 학업을 중도에 포기했습니다.
Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.la fel ca mulţi dintre tinerii de aceeaşi vârstă din sistemul educaţional brazilian a renunţat la şcoală.
Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.בדומה לבני 14 רבים במערכת החינוך הברזילאית, הוא נשר מביה"ס.
Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.والشائع بين ابناء ال14 عاما في البرازيل .. انهم يتركون .. المدارس
Brezilya eğitim sistemindeki birçok 14 yaşındakiler gibi, okulunu yarıda bırakmış.落ちこぼれてしまいました 退屈だったのです
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Mais da metade delas haviam sido imunizadas.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Más de la mitad de ellos habían sido vacunados.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Meer dan de helft van deze mensen was ingeënt.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Mehr als die Hälfte von ihnen war geimpft.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Più della metà di loro erano stati vaccinati.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Ponad połowa z nich była szczepiona.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Setengah dari mereka telah mendapat imunisasi.
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Come potrebbe permettersi questa ricerca una scuola sperduta di Coimbatore, per esempio?
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Cum poate face asta unul din Coimbare, care a abandonat școala?
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Een voortijdig schoolverlater uit Coimbatore.
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Ein Schulabbrecher aus Coimbatore, wie schafft er es, sich durchzusetzen?
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Facet nie skończył nawet szkoły, jak on to robi?
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?코임바토르의 자퇴생이 어떻게 이와 같은 사업을 유지할 수 있는가에 대해서요.
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Một kẻ bỏ học từ trường Coimbatore, làm thế nào hắn ta có thể để trụ lại [lâu như vậy]?
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Někdo koho vyhodili ze školy v Coimbatore, jak to dokáže?
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Seorang putus sekolah dari Coimbatore, bagaimana mungkin dapat bertahan?
Coimbatore'dan okulunu yarıda bırakmış biri, nasıl bunu başarabiliyor?Un desertor de la escuela de Coimbatore, ¿cómo puede resistir?