Eurovision Şarkı Yarışması için heyecanlı mısın?Are you excited about the Eurovision Song Contest?
Balık avı yarışmasını Tom kazandı.Tom won the fishing tournament.
Tom geçen yıl yarışmayı kazandı.Tom won the contest last year.
Tom başparmak güreş yarışmasını kazandı.Tom won the thumb-wrestling competition.
Tom yarışmaya katıldı.Tom took part in the competition.
O ne tür yarışmaydı?What kind of contest was it?
Tom karaoke yarışmasını kazandı.Tom won the karaoke contest.
O, yarışmada birinci geldi.He came first in the competition.
Yarışmanın oldukça sert olduğunu duydum.I hear the competition is pretty fierce.
Yarışmanın zor olduğunu duydum.I hear the competition is tough.
Ben bir yarışmacı olabilirdim.I could've been a contender.
Tom bir içki yarışmasına davet edildi.Tom was challenged to a drinking contest.
Yarışmayı kim kazandı?Who won the contest?
Kompozisyon yarışması için giriş şartları çok sıkıdır.The entry requirements for the essay competition are very strict.
Yarışmayı kaçırdım.I missed the competition.
Bu bir yarışmaydı.It was a competition.
Bu ayki şiir yarışmasıTom Jackson adında bir şair tarafından kazanıldı.This month's poetry slam was won by a poet named Tom Jackson.
Linda, güzellik yarışmasındaki katılımcılardan biridir.Linda is one of the contestants in the pageant.
Dan bile yarışmayı kazanmadı.Dan didn't even win the contest.
Tom yarışmayı kazanmadı.Tom didn't win the contest.
Tom konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.Tom won first prize in the speech contest.
Bu samimi bir yarışmaydı.It was a friendly contest.
Bu gerçekten bir yarışma değil.It's not really a competition.
Geçen yılki güzellik yarışmasında kazananın adının ne olduğunu biliyor musunuz?Do you know what the name of last year's beauty pageant winner is?
Bu futbol maçı enerji dolu ve görkemli yarışmadır.This soccer match is full of energetic and splendid competition.
Yarışma bitene kadar resim için poz vermeyin.Don't pose for your picture until the contest is over.
Senin yarışman var.You have competition.
Tom bir yarışmacıydı.Tom was a competitor.
Yarışmak istiyoruz.We want to compete.
Yarışmayı seviyorum.I love to compete.
Yarışma yarın sona erer.The contest ends tomorrow.
Gerçekten yarışmaya girmelisin.You really should enter the contest.
Ben yarışmaya girdim.I entered the contest.
Yarışmaya ne oldu?Whatever happened to competition?
Bir yarışma düzenleyelim.Let's have a contest.
Tom o yarışmayı kazandı.Tom won that contest.
Mary, Miss Tatoeba yarışmasını kazandı.Mary won the Miss Tatoeba contest.
Biz yarışmayı kazandık.We won the contest.
Bu bir güzellik yarışması değil.It's not a beauty contest.
Beni ne için arıyorsun? Yarışmaya girmek üzereyim.What are you calling me for? I'm just about to enter the competition.
Ben yarışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to competing.
Yarışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We look forward to competing.
Yarışmayı kaçıracağım.I'm going to miss competing.
Tom tekrar yarışmak istiyor.Tom wants to compete again.
Tom'la yarışmayı seviyorum.I love competing with Tom.
Hâlâ yarışmamız gerekiyor.We still need to compete.
Ben yarışmaya devam etmek istiyorum.I want to keep competing.
Yarışmaya hazır mısın?Are you ready to compete?
Tom sandviç yeme yarışmasını kazandıTom won the hot dog eating contest.
Tom yarışmada birinci geldi.Tom came in first in the competition.
Elvis'e benzeyen ve Elvis gibi söyleyen yarışmacılar gösteri için kiralandılar.The contestants who looked and sounded like Elvis were hired for the show.
Bir yeme yarışması için bir sandviç yiyorum.I'm eating a sandwich for an eating contest.
Yarışma neyi daha iyi yapıyor?What's the competition doing better?
Onlar birçok yarışmaları kazandı.They've won many competitions.
Bir yarışmacı olmak istiyorum.I want to be a contender.
Yarışmak istiyorum.I want to compete.
Tom vücut geliştirme yarışmasını kazandı.Tom won the bodybuilding competition.
Dalış yarışması izlemek gerçekten eğlenceliydi.The diving competition was really fun to watch.
Dalış yarışması Olimpiyatları izlemek için Mary'nin favori olaylardan biridir.The diving competition is one of Mary's favorite events to watch in the Olympics.
Tom on üç yaşında yarışmaya başladı.Tom started racing at the age of thirteen.