yaptır ile cümle
yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom işleri asla zamanında yaptırmamakla ünlüdür.Tom has a reputation of never getting things done on time.
Tom bir kolera aşısı yaptırmak zorunda kaldı.Tom had to get a cholera shot.
Annesi eve gelmeden önce Tom bütün ev ödevini yaptırdı.Tom had his homework all done by the time his mother got home.
Tom bütün takımlarını sipariş üzerine yaptırdı.Tom had all of his suits made to order.
Tom istediğini yaptırdı.Tom got his way.
Tom köpeğine banyo yaptırdı.Tom gave his dog a bath.
Tom bugün bir şey yaptırmadı.Tom didn't get anything done today.
Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.Tom definitely had enough time to get the job done.
Tom, çocuklar onu engellemeyi sürdürdüğü için hiç iş yaptıramadı.Tom couldn't get any work done because his children kept interrupting him.
Tom kesinlikle şeyler yaptırabilir.Tom certainly can make things happen.
Sanırım Tom sonunda vazgeçecek ve onu başka birine yaptıracak.I imagine that Tom will eventually give up and let someone else do it.
Onu yaptırmak için çok iyi bir yol biliyorum.I know a very good way to get it done.
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.Tom registered to become an organ donor.
Bu yıl birçok insan gribe karşı aşı yaptırdı.Many people have been vaccinated against the flu this year as well.
Saçınızı nasıl yaptırmak istersiniz?How would you like your hair done?
Onu ona ne yaptırdı?What made her do that?
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Tom'un işi Çin'e yaptırıldı.Tom's job was outsourced to China.
Mary tırnaklarını yaptırıyor.Mary is getting her nails done.
Bir şey yaptırmak istiyorsan bunu meşgul bir insanın yapmasını iste.If you want something done, ask a busy person to do it.
Ben şimdi ilk dövmemi yaptırdım.I just got my first tattoo.
Onu yaptırabileceğimize inanıyorum.I believe we can get that done.
Amerika Birleşik Devletlerinin Burmaya karşı ekonomik yaptırımları resmen sona erdi.The United States has officially ended economic sanctions against Burma.
Onu bana yaptırdı.He made me do it.
Onu bana yaptırdılar.They made me do it.
O bana suni teneffüs yaptırdı ve hayatımı kurtardı.She gave me mouth to mouth and saved my life.
En son ne zaman bacaklarına masaj yaptırdın?When was the last time you massaged your legs?
Yapmak istemediğin hiçbir şeyi sana yaptırmayacağım.I won't make you do anything you don't want to.
Onu Tom'a yaptırmayı nasıl başardın?How did you manage to get Tom to do that?
Bunu yeni adama yaptır.Make the new guy do it.
Bir şey yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap!If you want something done, do it yourself!
Bana bunu yaptırma.Don't make me do this.
Bunu bana zor şekilde yaptırma.Don't make me do this the hard way.
Onu bana bırak. Onu derhal yaptıracağım.Leave it to me. I'll get it done right away.
Sadece bunu bana tekrar yaptırma.Just don't make me do this again.
Tom Mary'nin bir dövme yaptırmasını istedi.Tom wanted Mary to get a tattoo.
Tom onu bana yaptırdı.Tom made me do that.
Tom Mary'in dövme yaptırmasını istemedi.Tom didn't want Mary to get a tattoo.
O gebelik testi yaptırdı.She took a pregnancy test.
HIV testi yaptırdı.He got tested for HIV.
Hafta sonundan önce onu yaptırabilir misin?Can you get it done before the end of the week?
Rezervasyon yaptırmaya çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should try to get a reservation.
Bunu yaptırmak için bir saatin var.You have one hour to get this done.
Tom'a yapmasını istediğimiz şeyi yaptırmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We have to figure out a way to make Tom do what we want him to do.
Masaj yaptırdın mı?Did you get a massage?
Önümüzdeki pazartesi günü için rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for next Monday.
Bugün bir şey yaptıramazsın.You can't get anything done today.
Gelecek pazartesiye kadar işi yaptırabileceğimizi garanti edemiyorum.I can't guarantee we'll be able to get the job done by next Monday.
Tom onu bana yaptıramaz.Tom can't make me do it.
Hayır için insanlara bağış yaptırtamayız.We can't make people donate to charity.
Tom'a bir şey yaptıramam.I can't make Tom do anything.
Tom'a yapmak istemediği bir şeyi yaptıramayız.We can't make Tom do something he doesn't want to do.
Bunu yaptırmanın en iyi yolu hakkında düşünmeye devam edelim.Let's keep thinking about the best way to get this done.
Bunu yaptırmaya odaklanalım.Let's focus on getting this done.
Bunu yaptırmaya çalışalım.Let's try to get this done.
Sadece bunu yaptıralım.Let's just get this done.
Bunu yaptıralım.Let's get this done.
Sadece işimi yaptırmak istiyorum.I just want to get my work done.
Gerçekten bu işi yaptırmak istiyorum.I really want to get this work done.
Tom göğsüne bir dövme yaptırmak istiyor.Tom wants to get a tattoo on his chest.
İlgili Sayfalar