yaptır ile cümle
yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu ona tek başına yaptırma.Don't let him do it alone.
Ona öyle yaptırıldı.He was made to do so.
Üniversiteye kayıt yaptırmasına izin verilmedi.He was not allowed to enroll in the college.
Onlar ona işi tekrar yaptırdı.They made him do the work again.
Geçen yıl yeni bir ev yaptırdı.He had a new house built last year.
O, bize işi yaptırdı.He made us do the work.
O, yeni bir takım yaptırdı.He had a new suit made.
Ona bunu yaptıran oydu.It was she who made him do it.
Sekreterine bir kopya daha yaptırdı.He had his secretary make another copy.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yaptırdı.He had his homework done before supper.
Oshin'e sabahtan akşama kadar iş yaptırdılar.They made Oshin work from morning till night.
O her zaman saçını ünlü bir kuaföre yaptırır.She always has her hair done by a famous hairdresser.
O işi yaptırmak için beni zorladı.She forced that task on me.
O görevi bana yaptırmak için beni zorladı.She forced that task on me.
İşi yaptırmak için çok çalıştı.She worked hard to get the work done.
O, onun elbisesini yaptırdı.She had her dress made.
Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.They insisted on my getting the work done by tomorrow.
O, yeni bir elbise yaptırdı.She had a new dress made.
Saçını yaptırmak için kuaföre gitti.She went to the hairdresser's to have her hair done.
Saçlarını yaptırmak için kuaföre gitti.She went to the hairdresser's to have her hair done.
Sekreterime on kopya yaptırdım.I had my secretary run off ten copies.
Öbür güne kadar işimi yaptırmalıyım.I must get my work done by the day after tomorrow.
Yarın saat 6 için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for 6 p.m. tomorrow.
Yarın akşam yemeği için rezervasyonlar yaptırmak istiyorum.I'd like to make reservations for dinner tomorrow.
Yarın için rezervasyon yaptırdın mı?Are you booked for tomorrow?
Almayı istediğimiz derslere kayıt yaptırmak için yarın okula gidiyoruz.Tomorrow we go to school to sign up for the classes we want to take.
Yarına kadar alacağımız kurslar için kayıt yaptırmalıyız.We must register for the courses that we're going to take by tomorrow.
Bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation.
Rezervasyon yaptırmıştım.I have a reservation.
Bir rezervasyon yaptırabilir miyim?Could I make a reservation?
Grip aşısı yaptırdım.I was vaccinated against the flu.
Bunu ona kıskançlık yaptırdı.Jealousy made him do that.
Raporu pazartesiye kadar yaptırmalısın.You must have the report done by Monday.
Rezervasyon yaptırdınız mı?Have you got a table booked?
O bebeğe banyo yaptırıyor.She is bathing the baby.
Lütfen bebeğe banyo yaptırın.Please give the baby a bath.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you have to do it yourself.
Sağlık sigortası yaptırmalıyım.I need to purchase health insurance.
Yapmak istemediğim hiçbir şeyi bana yaptıramazsın.You can't make me do anything I don't want to do.
İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.He hopes to entice her into doing what he wants.
O, onu istediğini yaptırmaya ikna edeceğini sanıyor.He is hoping to entice her into doing what he wants.
O, onun yapmasını istediği her şeyi ona yaptırdı.She got him to do anything she wanted him to do.
O, ona istediğini yaptırır.She has him under her thumb.
O ona onu yaptırdı.She made him do it.
O, akşam yemeğinden önce ona ev ödevini yaptırır.She makes him do his homework before dinner.
Köpeğinize egzersiz yaptırmak için en sevdiğiniz şey nedir?What's your favorite way to exercise your dog?
Dürüst olmak zorundayım. Ben bir MRI taraması ilk yaptırdığım zaman biraz sinirliydim.I have to be honest. I was a little bit nervous the first time I had an MRI scan.
Şu ana kadar dövme yaptırmayı düşündünüz mü?Would you ever consider getting a tattoo?
Tom bebeğe banyo yaptırdı.Tom gave the baby a bath.
Tom ödevini zamanında yaptırmak için bile uğraşmadı.Tom didn't even try to get his homework done on time.
Tom küçük bir otele kaydını yaptırdı ve birkaç gün kaldı.Tom checked into a small hotel and stayed for a couple of days.
Tom Mary'ye kendisi için bir sandviç yaptırdı.Tom had Mary make him a sandwich.
Tom Mary'ye onu yaptıramadı.Tom couldn't get Mary to do it.
Tom ve Mary ilk çocuklarından sonra bir ev yaptırmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to have a house built after they have their first child.
Biz paket yaptırmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we need a doggy bag.
Tom işleri çabucak yaptırmak istedi.Tom wanted to get things done quickly.
Tom ev ödevini onun için Mary'ye yaptırmaya çalıştı.Tom tried to get Mary to do his homework for him.
Tom işlerini Mary'ye yaptırmaya çalıştı.Tom tried to get Mary to do his chores.
Tom 2.30'a kadar işin yaptırılmasını umuyor.Tom hopes to get the job done by 2:30.
Tom işleri asla zamanında yaptırmayan bir üne sahip.Tom has a reputation of never getting things done on time.
İlgili Sayfalar