yaptır ile cümle
yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana yapmak istemediğim bazı şeyler yaptırdı.Tom made me do some things I didn't want to do.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap.If you want something done right, do it yourself.
Ben bunu zamanında yaptırmak için ihtiyacı vurgulamak istiyorum.I want to emphasize the need to get this done on time.
Yapmak istemediğim şeylerin yaptırılmasını sevmiyorumI don't like being made to do things I don't want to do.
Bir şey yaptırmak istiyorsan onu çoğunlukla kendin yapmalısın.If you want something done, you often have to do it yourself.
Tom sana yapmak istemediğin bir şey yaptırmayacak.Tom isn't going to make you do anything you don't want to do.
Hiç kimse sana bir şey yaptırmadı.No one made you do anything.
İşi yaptırabilir misin?Can you get the job done?
İşi yaptırman gerekiyor.You need to get the job done.
Rezervasyonlar yaptırdım.I made reservations.
Tom'a onu yaptır.Have Tom do it.
Bana tahmin yaptırma.Don't make me guess.
Onu Tom'a yaptırma.Don't let Tom do it.
Onu bana yaptırma.Don't make me do it.
Bana bunu tekrar yaptırma.Don't make me do it again.
İşi zamanında yaptırmanın tek yolunun o olduğunu varsayıyorum.I assume that was the only way to get the job done in time.
Onu pazartesiye kadar yaptırabilirim.I can get it done by Monday.
Onu kendim yaptırabilirim.I can get it done myself.
Ben bir motele kayıt yaptırdım ve hemen uyumaya gittim.I checked into a motel and went right to sleep.
Geçen hafta yeni bir dövme yaptırdım.I got a new tattoo last week.
Tom için uçak rezervasyonu yaptırmak zorunda kaldım.I had to book a flight for Tom.
Tom'a benim için bir web sitesi yaptırdım.I had Tom create a website for me.
Tom'a onun yerine onu yaptırdım.I had Tom do it instead.
Tom'a arama yaptırdım.I had Tom make the call.
İşleri nasıl yaptıracağımı biliyorum.I know how to get things done.
Bizim favori restoranda bir rezervasyon yaptırdım.I made a reservation at our favorite restaurant.
Bunu yaptırmalıyım.I need to get this done.
Bunu zamanında yaptırabileceğimizi sadece umuyoruz.I only hope we can get this done on time.
Bunu yaptırmak için ödeme yaptım.I paid to have this done.
Bugün bunu gerçekten yaptırmak zorundayım.I really have to get this done today.
Bunu yaptırmak için hala yeterli zamanım var gibi görünüyor, sanırım.I still have just enough time to get this done, I think.
Tom ve Mary her ikisi de John'a antreman yaptırıyor.Tom and Mary are both coaching John.
Hem Tom hem de Mary John'a antreman yaptırıyor.Tom and Mary are both coaching John.
Tom bize yardım ederse, bunu 2.30'a kadar yaptırabileceğimizden eminim.I'm sure we'd be able to get this done by 2:30 if Tom helped us.
Onun yapması gerekeni neden Tom'a yaptırmadıklarını merak ediyorum.I wonder why they didn't make Tom do what he was supposed to do.
Yapmak istediğim şeyi bana yaptıracağınızı sanmıyorum.I don't suppose you're going to let me do what I want to do.
Bunu nasıl zamanında yaptıracağımızı merak ediyorum.I wonder how we're going to get this done in time.
Bunu yaptırman için sana üç gün vereceğim.I'll give you three days to get it done.
Sana hiç bir şey yaptırmayacağım.I'm not going to make you do anything.
Ben bir dövme yaptırmayı düşünüyorum.I'm thinking of getting a tattoo.
Sana bir şey yaptırmıyorum.I'm not making you do anything.
Tom'a onu yaptırabileceğimden şüpheliyim.I doubt I can get Tom to do it.
2.30'dan önce onu yaptırmış olacağım.I'll have it done before 2:30.
Tom otele kayıt yaptırdı.Tom checked into the hotel.
Ben hukuki yaptırımdayım.I'm in law enforcement.
Bunu Tom'a yaptıracağım.I'll make Tom do it.
Bunu yaptıracağım.I'll get it done.
Her şeyi yaptırmak için bir günde yeterli saat yok gibi görünüyor.It seems like there are never enough hours in a day to get everything done.
Tom her zaman işleri nasıl yaptıracağını biliyorTom always knows how to get things done.
Tom Mary'ye her şeyi yaptırmak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.Tom told Mary that he didn't have enough time to get everything done.
Tom'un ödevini zamanında yaptırması zordu.It was hard for Tom to get his homework done on time.
Tom yerel bir üniversitede gece sınıflarına kaydını yaptırdı.Tom enrolled in night classes at a local college.
Haftanın sonuna kadar bunu yaptırabilir miyiz?Can we get this done by the end of the week?
Bunu yaptırmak için hâlâ yeterli zaman var.There's still enough time to get this done.
Tom her zaman istediğini yaptırmaz.Tom doesn't always get his way.
Bütün işini yaptırmada herhangi bir sorun yaşadın mı?Did you have any problem getting all your work done?
Uykusuzluk sana aptalca şeyler yaptıracaktır.Lack of sleep will make you do stupid things.
Açlık insanlara aptalca şeyler yaptırabilir.Hunger can make people do stupid things.
Ağrı sana aptalca şeyler yaptıracaktır.Pain will make you do stupid things.
Acı sana aptalca şeyler yaptıracaktır.Pain will make you do stupid things.
İlgili Sayfalar