yaptır ile cümle

yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.A tetoválás elterjedésével két-háromszorosára nőtt a hepatitis C fertőzés veszélye.
Müzenin içinde fotoğrafhane, kütüphane, modelhane yaptırdı.A városban nyomdát, könyvtárat, múzeumot alapított.
Fakat bu siyasî ve askerî uğraşları yanında ülkesinin imarı için yaptırdığı büyük yapıları ile ün salmıştır.Meglepő, hogy diplomáciai és jogi tevékenysége mellett mekkora művet hagyott az utókorra.
Kompleks, 18. yüzyılda Peder Luis Felipe Neri de Alfaro tarafından yaptırılmıştır.Nuestra Señora de la Salud-templom: A 18. században építtette Luis Felipe Neri de Alfaro.
Seni başkan yaptırmayacağız.Nem lehetsz az irányító.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Második férje, Bruce Wilder, akit akkor ismert meg, amikor megbízta őt egy könyvespolc megépítésével.
1936'da Alton Lisesi'nden mezun olduktan sonra Shurtleff College'a Hukuk okumak üzere kaydını yaptırdı.1936-ban, mikor elvégezte az altoni középiskolát, a Shurtleff College-ba felvételizett, hogy jogot tanuljon.
Roma kalesinin yerinde Şarlman'ın torunu Ludwig (Alman) 835'te bir Karolenj kalesi yaptırdı.Német Lajos, Nagy Károly unokája itt épített fel egy palotát 835-ben.
81 yılında Senate, imparator Titus'un onuruna yakın doğu ucuna üç gözlü bir zafer takı yaptırdı.81-ben a szenátus egy diadalívet emeltetett Titus tiszteletére a Circus keleti végébe.
Güçleri kaybolan Gargan ise kendine yeni bir kostüm yaptırır.Gaga ismét eltűnik, hogy újabb ruhacserét hajtson végre.
Kocaman bir piramit ve saray yaptırır.Több pagodát és palotát építettek.
Şeyh Merkez Efendi için yaptırmıştır.János pápa a Szent Officium főtitkárává tette.
MÖ33'de Octavian, Dalmaçya Savaşı ganimetleriyle Porticus Octaviae'yı (Octavian portiko'su) yaptırmıştır.33-ban Augustus építtette fel a Mars-mezőn a dalmát háború zsákmányából épült Porticus Octaviaet.
7.Büyük Belediye Fırınını yaptırıp devreye sokmuştur.7. sz. alatti épületbe került, összecsomagolva.
Martin Bormann'ın Adolf Hitler'e 50. doğum günü hediyesi olarak yaptırdığı evdir.Magát az épületet Martin Bormann ajándékozta a Führernek annak 50. születésnapja alkalmából.
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.Üldöznie és büntetnie kell mindazokat, akik megsértik ezen törvényeket.
Bu kölelere 100 tane Şadırvan yaptırarak Şuşter köprüsünü kurdurmuştur.Ez egy szörnyű hely, ahová száz meg száz ifjú baglyot kényszerítenek a Tiszták.
Thomas Gresham'ın yaptırdığı borsa binası 1666 yılında çıkan Büyük Londra Yangını nedeniyle tahrip olmuştur.Egykor itt állt Thomas Farriner péksége, ahol 1666-ban kitört a nagy londoni tűzvész.
Kral buraya bir de kale yaptırdı.Az úrnő kastélyt is építtetett.
Justin Bieber gibi başka sanatçılara da vokal yaptırmışlardır.Sokan Justin Bieber hasonmásaként emlegetik.
Gerekli tesfiye işlemini yaptırdı.Elvégezték a szükséges karbantartó munkákat.
1380'da yaptırılan bu cami, bugün Şeyh Kerîmü'l-Mahdûm Camii adıyla bilinmektedir.8. században, akiket ma „hegyi kháldeusok” néven ismerünk.
Uyuşturucu yasaları çok kesin bir yaptırımı öngermektedir.Az orvosi vények alaki kellékeit jogszabályok határozzák meg.
17 yaşındayken ilk dövmesini sahne adı olarak yaptırdı.17 évesen saját hetilapot indított Illusion néven.
Ayrıca uyuşturucu bağımlısı olan Nikki'yi kullanarak ülke içinde çeşitli suikastler yaptırmıştır.Tekintve, hogy Niki mennyi embert megölt, halálbüntetést akarnak.
Ardından yine burada bir şato yaptırmıştır.Ezután a helyén fából új kastélyt építettek.
1991 yılında Kalkandelen İslam Cemiyeti, caminin etrafına Osmanlı tarzında duvar yaptırmıştır.1991-ben a tetovói iszlám közösség falat emelt a mecset körül, jellegzetes ottomán stílusban.
"Google Adsense Hangi Durumlarda Yaptırım Uyguluyor?".Mit gondol a minőségről a Google?.
Daha sonra Calonymus adasında bulunan kendi topraklarında manastır yaptırmıştır.Később Lérins szigetén kolostort alapított.
1570) tarafından yaptırılmıştır.1570-ben átépítették.
"Herbert Güzel Sanatlar Galerisi" yaptırılmıştır.Szerencsére a balett „múlékony” művészeti alkotás.
Hadi hamilelik testi yaptıralım.Csináljunk egy terhességi tesztet.
Bunda bölgede yaptırdığı daça (Rus yazlık evi)'nın da büyük etkisi vardır.Tähän on voinut vaikuttaa myös maan kohoaminen, joka on Iidesjärven alueella voimakasta. ( (
Kahire'de gayet şaşırtıcı güzellikte kamu yapıları yaptırdı.Kairossa hän koki miellyttävän yllätyksen.
Savaş sırasında köyün ortasına bir Ortodoks kilisesi yaptırıldı.Sodan aikana kylän keskustaan rakennettiin ortodoksinen kirkko.
Konferansın herhangi bir yaptırımı bulunmuyordu.Konferenssi ei kuitenkaan sitoutunut mihinkään lupauksiin.
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.Sääntöjä rikkovat voivat joutua väkivallan kohteeksi.
Kanada Ulusal Demiryolu Şirketi tarafından yaptırılmıştır.Sillan omistaa Canadian National -rautatieyhtiö.
Çok sayıda okul ve hastane yaptırdı.Hän perusti kouluja ja sairaalan.
Okula kaydını yaptırarak; üç yıl boyunca öğrenim gördü.Käytyäni terapiassa vuoden ajan opin itsestäni paljon.
Ayrıca şehrin bir de kanalizasyon plânını yaptırdı.Kaupunki suunnitteli suojarakennuksen itse.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Roberts tapasi toisen aviomiehensä, puuseppä Bruce Wilderin palkattuaan tämän rakentamaan kirjahyllyä.
Orada yaptırdığı bir saç testinde bu sefer kokain bulunmadı.Tästä hiidenkiukaasta ei tehty mitään esinelöytöjä.
Yavrulama yaptırılacak kuşların aktif ve sağlıklı oldukları belirlenmelidir.Näyttelyyn osallistuvan kissan on oltava terve ja rokotettu.
Ahır Köşk, padişahın atlarının bakımı için yaptırılmıştır.Hevosen hoito on hevosen tarpeista huolehtimista.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Lähteen vettä käytettiin parantamiseen.
Tüm bu arazileri Tunus'ta yeni yaptırdığı başkenti olan Mehdia'dan yönetmekte idi.Sitä hallittiin Tunisiaan perustetusta pääkaupungista käsin.
Buna örnek olarak Pjöngjang, Kuzey Kore'de yaptırılan Ryugyong Oteli idi.Esimerkki jälkimmäisistä on Pohjois-Koreassa sijaitseva Ryugyŏng-hotelli.
Hacı Yolu tarafından yaptırılmıştır. ^He perustivat sen Harvestin - kautta.
Sultan bu problemi Mekkede olan (Mescidi Haram) camiye yedinci minareyi yaptırarak çözer.Pöyhkeydestä moitittu sulttaani Ahmed rakennutti siksi Kaabaan seitsemännen.
Krimehild, kendisine katedralin yanında bir yer yaptırır.Gallego Martínez elää sisarensa kanssa katedraalin lähellä.
Fakat Montand 1990 yılında DNA testi yaptırmayı reddetti.Taavitsainen suoritti paikalla koekaivauksen vuonna 1990.
Hasan Paşa ilk başlarda sadece tüfek atışı yaptırdı.Valmistuttuaan Hains palveli ensin tykistössä.
Gymnaso ise idman yaptırmak manasına gelir.Moodlella voi rakentaa kursseja.
Sağ yeniden geliyor.) kampanyasını yaptıran kişi olmuştur.Ondskan), jossa hän näytteli naispääosan.
Savaş sırasında hayatını kaybeden Bonairelilerin anısına yaptırılmıştır.Vakaumuksensa puolesta henkensä menettäneiden muistomerkki Sotasampo.
Ayrıca grubun ana markası olan Orkide Yağları adına İzmir Bornova'da bir ilkokul yaptırılmıştır.Päivämäärärajalla on keskeinen merkitys myös Umberto Econ kirjassa Edellisen päivän saari.
Birine bir şey yaptırmak için zor kullanmak, kişiyi bir şey yapmaya zorlamak anlamında.Heitä haittaisi, jos joku yrittäisi tuputtaa heille jotain väkisin.
Bunun üzerine ilk yerleşen Fransiskenler, Santa Maria Kilisesi’ni yaptırmışlardır.Ensimmäisinä kaupunkiin asettuivat fransiskaanimunkit, jotka perustivat sinne luostarin.
Bill sınav için kaydını yaptırdı.Bill ilmoittautui tenttiin.
İlgili Sayfalar