yaptır ile cümle
yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
II. Theodosius tarafından yaptırılan ikinci Ayasofya 532 yılındaki Nika Ayaklanması sırasında yanmıştı.Базиліка Феодосія ІІ постраждає від пожежі 532 року під час повстання «Ніка».
ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya karşı ekonomik yaptırım uygulama kararı almışlardır.США та Євросоюз ввели у дію трирівневий план санкцій щодо Росії.
Sağ yeniden geliyor.) kampanyasını yaptıran kişi olmuştur.松平頼重), який продовжив будівництво.
Sırtının alt tarafına sürel biçemde bir dövme yaptırdı.Спотворював її горб на спині.
Onu bana yaptırdılar.Вони змусили мене зробити це.
Abdülhamit şerefine yaptırılmıştır.[1]Зведена на честь султана[один].
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.Tetování je spojováno s dvakrát až třikrát vyšším rizikem nákazy hepatitidou C.
Bir yıl sonra Illinois Fotoğrafçılık Okulu'na kayıt yaptırabilmek için Effingham, Illinois'a taşındı.O rok později se přestěhoval do Effinghamu v Illinois, aby se zapsal na Illinois College of Photography.
Kanada Ulusal Demiryolu Şirketi tarafından yaptırılmıştır.Byla vybudována čínskou státní společností pro budování železnic.
1248-1280 yılları arasında kont, Ridderzaal (Türkçe: Şövalyeler Salonu) şatosunu yaptırdı.Mezi roky 1248 a 1280 byl postaven Rytířský (Jezdecký) sál (Ridderzaal).
Burada büyük bir kale yaptırdı.Střeží zde velký poklad.
Nizamiye medreseleri devlet parasıyla yaptırılmıştır.Svaz invalidů byl finančně napojen na stát.
Sultan bu problemi Mekkede olan (Mescidi Haram) camiye yedinci minareyi yaptırarak çözer.Pověst proto praví, že sultán musel nakonec nechat postavit v Mekce sedmý minaret.
Bu saray 1654 yılında yaptırılmıştır.Palác byl založen roku 1654.
Şehrin Benedictine manastırı 1061 yılında Béla I tarafından yaptırılmıştır.V roce 1061 zde byl založen benediktinský klášter králem Bélou I.
1998 yılında İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nce restorasyonu yaptırılmıştır.V roce 1998 byla dostavěna panoramatická restaurace na horní stanici.
Büyük tapınaklar, saraylar ve geniş bahçeler yaptırdı.Stavěl také krásné zahrady a hrady.
Yaptırdığı krallık sarayları ve konakları, burjuva konaklarına örnek olmuştur.Způsoby panovnických dvorů a šlechty přebírala buržoasie.
Siroz hastası olan kişiler karaciğer kanseri için ultrason yaptırmalıdır.Lidé s cirhózou by měli podstoupit ultrazvukové vyšetření za účelem zjištění rakoviny jater.
Anathema erken Kilise döneminde, aforozdan öte korkunç dini yaptırımların bir şekli olarak kullanılmıştır.Rekviem bylo v době premiéry kritizováno pro svůj příliš operní styl použitý pro náboženskou látku.
Sadece İdil kıyısında değil, Kırım'da da yeni binalar yaptırmıştır.Postavil nejen Semperoper, ale i v Zwingeru začal stavět další z budov, obrazárnu.
Moldoviţa Manastırı, 1532'de III. Ştefan'ın gayrımeşru oğlu Petru Rareş tarafından yaptırılmıştır.Klášter Moldovița (čti Moldovica) založil roku 1532 vojvoda Petru Rareș.
Mısır Seferi'ne giden Yavuz Sultan Selim köprüyü Mimar Sinan'a tekrar yaptırtmıştır.Prázdné důlní vozíky putovaly prázdným mostem zpátky do jámové budovy.
Ayrıca İstanbul'da Şehzadebaşı'nda kendi adına bir cami yaptırmıştır.Při této příležitosti nechal opat postavit ještě vedle kaple horskou chatu ve švýcarském stylu.
Orköy tarafından yaptırılan 10.000 tonluk soğuk hava vardır.Pro ohřev vzduchu jsou použity dva naftové agregáty TA 10.
Columbia şirketi bunun sebebini merak edip bir anket yaptırdı.Barney správně uhodl co způsobilo takové pozdvižení.
1952'de 200.000'den fazla göçmen çadırlarda veya hükümetin yaptırdığı prefabrik kulübelerde yaşıyordu.Până în 1952, peste 200.000 de imigranți trăiau în corturi sau cabane prefeabricate construite de guvern.
Babasının mezarını koruması için Hwaseong Kalesi'ni yaptırmıştır.A construit Fortăreața Hwaseong pentru a păzi mormântul tatălui sau.
Bölümler Tom Naughton ve Nicolas Valcour tarafından New Dominion Pictures'a yaptırıldı.Rubricile au fost produse de Tom Naughton și Nicolas Valcour pentru "New Dominion Pictures".
Yusuf'a upuzun, rengarenk bir kaftan yaptırmıştı.Iosif i-a primit bine, i-a așezat la o masă bogată și i-a ospătat.
2003 yılında, önkolunda üç tane kare dövme yaptırdı, bunların içini yavaş yavaş dolduracağını açıkladı.În 2003, și-a tatuat trei pătrate pe antebrațul drept, pe care, a explicat el, le va umple cu timpul.
1343-1352 yılları arasında İmparator Duşan, şehir yakınlarında Aziz Arhancel Manastırı’nı yaptırmıştır.Între 1343 - 1352 Țarul Dușan a ridicat mănăstirea Sfinților Arhangheli în apropierea orașului.
81 yılında Senate, imparator Titus'un onuruna yakın doğu ucuna üç gözlü bir zafer takı yaptırdı.În anul 81 d.Hr., Senatul a decis construirea unui arc de triumf triplu, în onoarea împăratului Titus.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.Nu confundați cu Nobila casă.
Seni başkan yaptırmayacağız.Nu sunt președinte.
Bu yaptırıma karşı açılan davalar sürmektedir.Există însă surse care contestă o asemenea realizare.
Tahlil yaptırma, dövmeleri olanlar da dahil olmak üzere yüksek risk grubundaki kişilere tavsiye edilir.Se recomandă testarea în cazul persoanelor cu risc crescut, inclusiv al purtătorilor de tatuaje.
Sultan bu problemi Mekkede olan (Mescidi Haram) camiye yedinci minareyi yaptırarak çözer.Pentru rezolva aceste probleme Ahmad I a ordonat construirea celui de-al șaptelea minaret la Mecca.
Dediğini yaptıracak kadar inatçıdır.Câteodată se încăpățânează foarte tare pentru a face ceea ce și-a propus.
Eden McCain (Nora Zehetner): Birine istediği şeyi yaptırabilme özelliğine sahip.(Darien Taylor) Treaba cu banii e că te fac să faci ceea ce nu vrei.
Moldoviţa Manastırı, 1532'de III. Ştefan'ın gayrımeşru oğlu Petru Rareş tarafından yaptırılmıştır.Mănăstirea Moldovița a fost ctitorită în anul 1532 de către voievodul Petru Rareș.
Tüylerindeki düğümlenmeyi önlemek için her gün fırçalamak ve tüylerine düzenli olarak bakım yaptırmak gerekir.Ochii și barba trebuie curățată zilnic pentru a preveni murdărirea.
Bunu duyan Kral pişman olmuş ve ikisine bir mezar yaptırmıştır.Însă regele descoperă ceea ce au făcut și-i pedepsește pe amândoi.
Bu çeşmeyi kimin yaptırdığı bilinmemektedir.De fapt nu se știe cine a “inventat” această mancare delicioasă.
Leonidas Anıtı Ayrıca bölgede Kral Leonidas anısına yaptırılan modern bir anıt bulunmaktadır.La locul bătăliei mai există un monument modern, numit „monumentul lui Leonidas” în onoarea regelui spartan.
II. Theodosius tarafından yaptırılan ikinci Ayasofya, 532 yılındaki Nika ayaklanması sırasında yanmıştı.Reconstruită de Teodosiu al II-lea în 415, biserica a fost din nou arsă, în timpul Răscoalei Nika din 532.
Yoksul çocuklara yardım etmek için Çin'de 6 okul yaptırmıştır.A asigurat întreținerea la școală a șapte elevi săraci de origine română.
Tanrılar onu zaptetmek için Cüce demirciler Brokk ve Eitri'ye Gleipnir adlı sihirli zinciri yaptırırlar.De aceea zeii au rugat pitici să creeze un lanț magic pentru ca lupul să nu scape.
Ceza, genel anlamıyla suç karşılığında uygulanan bir yaptırımdır.Pedeapsa este stabilită de obicei într-un mod proporțional cu vina.
Ülkenin kurucusu George Washington anısına yaptırılmıştır.Alte vase au purtat acest nume în onoarea lui George Washington.
17 yaşındayken ilk dövmesini sahne adı olarak yaptırdı.La aniversarea vârstei de 17 ani el și-a făcut un tatuaj cu numele său de scenă.
1998 - 1999 eğitim öğretim yılında 150 kişi sınavla kayıt yaptırmış ve 5 sınıf oluşturulmuştur.În anul de studiu 2006-2007 erau înmatriculați 695 elevi, instruiți de 55 profesori.
Tom 2.30'a kadar işin yaptırılmasını umuyor.Tom speră să-și fi terminat treaba până la 02:30.
Tom 2.30'a kadar işin yaptırılmasını umuyor.Tom speră să își termine treaba până la 02:30.
Ona öyle yaptırıldı.A fost pus s-o facă așa.
Yapmak istemediğim şeylerin yaptırılmasını sevmiyorumNu-mi place să fiu forțat să fac lucruri pe care nu vreau să le fac.
O ev, kuzenim tarafından yaptırıldı.Casa aceea a fost construită de vărul meu.
Seni başkan yaptırmayacağız.Nu te vom lăsa să devii președinte.
İki taşın büyük olanı ise Yaşlı Gorm'un oğlu I. Harald tarafından ailesinin anısına yaptırılmıştır.A második (és nagyobb, 2,4 m magas) követ Gorm fia, Harald állíttatta szülei emlékére.
Konferansın herhangi bir yaptırımı bulunmuyordu.Konferenciát rendez a Semmiről.
İlgili Sayfalar