yaptır ile cümle
yaptır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
Yeni bir ev yaptırıyorum.I'm getting a new house built.
Ne ona öyle yaptırdı?What made her do so?
Ona öyle bir şeyi yaptıran nedir?What made her do such a thing?
Bir doktorla görüşüp bir enjeksiyon yaptırsan iyi olur.You'd better see a doctor and get a shot.
Sen beni aradığında otelde zorla kayıt yaptırdım.I had hardly checked in at the hotel when he called me.
Brian ev ödevini annesine yaptırır.Brian gets his mother to do his homework.
Bill sınav için kaydını yaptırdı.Bill signed up for the exam.
Takımını nerede yaptırdın?Where did you have the suit made?
Takım elbiseni nerede yaptırdın?Where did you have your suit made?
Onun gibi aptalca bir şeyi sana yaptıran nedir?What made you do a silly thing like that?
Ev ödevini elinden geldiğince kısa sürede yaptır.Get your homework done as soon as you can.
Mümkün olduğunca kısa sürede onu yaptır.Get it done as soon as possible.
Lütfen onu başka birine yaptır.Please have someone else do that.
Bayan Smith sevdiği bir şeyi kocasına yaptırabilir.Mrs. Smith can get her husband to do anything she likes.
Lütfen hemen rezervasyonunuzu yaptırın.Please make your reservations promptly.
Tek kişilik oda rezervasyonu yaptırmak istiyorum.I'd like to reserve a single room.
Bu işi herhangi birine yaptıramam.I can't get this work done by anybody.
Noel için Hawaii'ye bir koltuk rezervasyonu yaptırabilir miyim?Can I reserve a seat to Hawaii for Christmas?
Emi annesine bir elbise yaptırdı.Emi had her mother make a dress.
AIDS testi yaptırdım.I had an AIDS test.
Rezervasyon yaptırmak zorundasın.You have to make a reservation.
Bana ne yaptırırdın?What would you have me do?
Saat altıya kadar bir şekilde onu yaptırmalıyım.I must have it done somehow by six.
Bir hafta içinde işi yaptıracağım.I will get the work done in a week.
Erkek kardeşim geçen ay Urawa'da bir ev yaptırdı.My brother had a house built in Urawa last month.
Kan testi yaptırmanı istiyorum.I'd like you to have a blood test.
Araştırma müdürü, departmana yeni bir ürünü test etmede esaslı bir iş yaptırdı.The research director had the department do a thorough job in testing the new product.
Bu akşam için rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for tonight.
Son fiziksel muayeneni ne zaman yaptırdın?When did you have your last physical examination?
Geçen yıl sağlık kontrolü yaptırdın mı?Have you had a thorough medical checkup within the last year?
O, İşi zamanında yaptırabilmek için bütün gece çalıştı.He worked all night so that he could get the job done in time.
İşi yaptırmak için hepimiz dışarı çıktık.We went all out to get the job done.
Ben yokken Meg'e işimi yaptıracağım.I'll get Meg to do my work during my absence.
Kız kardeşim her hafta saçını yaptırır.My sister has her hair done each week.
Bir adama bana bir ev yaptırdım.I had a man build me a house.
Ressama benim portremi yaptırdım.I had the artist paint my portrait.
Ben bir sağlık kontrolü yaptırdım.I had a physical checkup.
Yeni bir takım yaptırdım.I had a new suit made.
Planı oğluma yaptıracağım.I'll get my son to make the plan.
Onu derhal ona yaptıracağım.I will make him do it at once.
Ben ona öyle yaptırdım..I made him do so.
Ona ev ödevimi yaptırdım.I had him do my homework.
Önceden rezervasyon yaptırsak iyi olur.We'd better make a reservation beforehand.
Amcam bana çevirmen olarak görev yaptırdı.My uncle made me serve as interpreter.
Yarın golf oynamak için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation to play golf tomorrow.
Lütfen birkaç kopya yaptırın.Please have some copies made.
Patronum bana fazla mesai yaptırdı.My boss made me work overtime.
Yeni bir takım elbise yaptırmalıyım.I must get a new suit made.
Yeni takım elbiseni nerede yaptırdın?Where did you have your new suit made?
Ben bir koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum.I'd like to reserve a seat.
Önceden rezervasyon yaptırsan daha iyi olur.You had better make a reservation in advance.
Sendika üzerine yaptırımlar uygulanması uygunsuz.It is improper to impose sanctions upon the union.
Hayal gücüne egzersiz yaptırmalısın.You must exercise your imagination.
Bir makyaj testi yaptırmam lazım.I've got to take a make-up test.
Bir makyaj testi yaptırmam gerekiyor.I've got to take a make-up test.
Göğüs kanseri için bir test yaptırmak istiyorum.I'd like to have a test for breast cancer.
Saçımı yaptırmak zorundayım.I've got to fix my hair.
O dönmeden önce işi yaptıracağım.I'll get the work done by the time he gets back.
Ona onu yaptıramadım.I couldn't get him to do it.
İlgili Sayfalar