Spike da ne yaptım ben dercesine içiyordur.Setelah lulus, Sutter menolak tawaran Aimee untuk minum.
Bunu iki kerede yaptım.Tôi làm thế hai lần.
Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"Những việc đó ta đã làm được việc nào chăng ?".
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım.Tôi đã mắc sai lầm tồi tệ nhất trong cuộc đời tôi!
Sadece aktörlük yaptım" dedi.Cậu ấy sẽ là một diễn viên.'"
Bu yüzden bu parça ile çıkış yaptım."Bản thân tôi phải mang thứ này ra."
Röportaj için yaptım bunları ben...Toàn bộ cuộc phỏng vấn...
Ben üzerime düşeni yaptım gözümdeki çöpü çıkarttım.Tôi đã quyết định vào thành và đã phải chứng kiến sự tàn phá bằng chính mắt mình.
Ben kültürümü orada artırdım, orada tahsil yaptım.Chị trồng hành, Em trồng hẹ.
Ardından ben de bir konuşma yaptım.”ことの後で、私たちは長いこと話し続けた」 。
Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"”(何か悪いことをしたか?
Ardından profesyonel sözleşme yaptım.その後プロ契約を結んだ。
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım.「私はひとつ大きな間違いを犯してしまった。
Cassius Dio'ya göre, Julianus'un son sözleri; "Ama ne kötülük yaptım?歴史家カッシウス・ディオによれば、ユリアヌス帝の最後の言葉は「私が何をした?…私が誰を殺したというのだ」であったという。
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.この全ての大会で監督を務めた。
Bunu iki kerede yaptım.^ この回で2度行われた。
Gemiyi altı katlı yaptım.艦内区画は6区画とされた。
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.政治的発言も数多い。
Bunu ben yaptım.”これが俺が作ったものだよ」。
Bana limonlar servis edildi, ben de limonata yaptım," dedi.けっきょくスープはそのまま片付けさせ、マッシュポテトだけ食べたのです」。
Ben üzerime düşeni yaptım gözümdeki çöpü çıkarttım.そして、全部まとめて、僕の目の前でゴミ箱の中にバサッと捨てたんです。
Bazen kendime ‘acaba yanlış mı yaptım?' diye soruyorum."」との質問に対し、「自分を慰めることができなくなったことかな?」と答えてのけたこともある。
Bir araştırma yaptım.とある研究を行っている。
"Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..."談志曰く「お前らは俺に弟子入りしたんであって家族に弟子入りしたわけじゃない」。
Röportaj için yaptım bunları ben...広告を回したのは…。
Sadece aktörlük yaptım" dedi.それほどの役者だった」とも。
Bu ızgarayı, dün kalanları kullanarak yaptım. Tadı oldukça güzel, değil mi?このグラタンはきのうの残り物を利用して作ったんだ。なかなかおいしいでしょ。
Ben de topa ters bir vuruş yaptım.我也打你几拳。
Yalnızca hardcore hip-hop yaptım ve kara mizah dokunuşları da eklemeye çalıştım.我只是基本上做了硬核嘻哈,并尝试添加一些黑色幽默在这里。
Bana limonlar servis edildi, ben de limonata yaptım," dedi.我端上一些柠檬,但我却用来做柠檬汁。
Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"那可能達到了不錯的作用」。
"Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..."」你將你沒有行為的信心指給我看,我便藉著我的行為,將我的信心指給你看。
86-91: sonra, memleketimi teşkilâtlandırdım ve şehirlerimi önceki şehirler gibi yaptım.1889年~1911年:大分市的前身,於1911年改制為大分市。
Hocamın verdiği şansı en iyi şekilde kullanmak için elimden geleni yaptım.我告诉我的客户要做最坏的打算。
Bazen kendime ‘acaba yanlış mı yaptım?' diye soruyorum."我可能曾經對他說:『好吧,去你的。
Ben de aynen bunu yaptım.这正是我们所做的。
Sadece aktörlük yaptım" dedi.他是方法演员”。
Bunu iki kerede yaptım.共召开了两次。
Ben kültürümü orada artırdım, orada tahsil yaptım.他們真的啟發了我,他們相信這個嶄新領域。
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.有好多政治背景。
Bana limonlar servis edildi, ben de limonata yaptım," dedi.삶은 나에게 레몬을 줬지만, 나는 레몬에이드를 만들어 냈다.(I was served lemons, but I made lemonade.)"라고 말했다.
Ben hislere hitap eden bir konuşma yaptım.라는 느낌을 주는 말투로 말하였다.
Bunu iki kerede yaptım.에서 2번이나 출연했다.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.이 차이는 곳곳에서 마찰을 일으켰다.
Ölmeden önce son sözü "Ne yaptıysam Fransa için yaptım.또한 "죽기 살기로 해서 끝까지 최선을 다하겠다"라며 마지막 남은 독일전에 대한 각오를 남겼다.
İbrahim Hocayla çok ekstra antrenmanlar yaptım.아브라함 카이퍼와 같은 학자들이 사용하였다.
Köpeğimle birlikte yürüyüş yaptım.내 개와 산책했어.
Ben de öyle yaptım.האם גם אתה עשית כך?
Bir araştırma yaptım.דרשתי חקירה.
Bunu iki kerede yaptım.עושים פעולה זו פעמיים.
Gemiyi altı katlı yaptım.בסדרת סער 3 נבנו שש ספינות.
Sinatra’nın “I did it my way” (İstediğim gibi yaptım) adlı bir şarkısı var.יש לו שיר, "אני עשיתי את זה בדרכי" (My Way).
“Hayatımda tek bir büyük hata yaptım.היה זה השבר הגדול ביותר הראשון שהושברתי בימי חיי."
Bunu ben yaptım.”זה מה שעשיתי".
Hasta olmama rağmen, elimden gelenin en iyisini yaptım.למרות היותי חולה, עשיתי כמיטב יכולתי.
Onu kendim yaptım.עשיתי את זה בעצמי.
Onu kendim yaptım.עשיתי זאת בעצמי.
Bunu senin için yaptım.עשיתי את זה בשבילך.
Bunu senin için yaptım.עשיתי זאת למענך.
Bunu senin için yaptım.עשיתי זאת בשבילך.