Ana içeriğe geç
Sözlük

yaptık ile cümle

yaptık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Niye bu işlemleri yaptık?The whole reason why did that?
Bunu yaptıktan sonra ... neden?!After doing that... why?!
Bunu takiben yaptıklarımızla ilgili bir sergi düzenledik.And we had an exhibit of work that followed that.
Biz hızlıca bir çamasır odası yaptık.We put together, very quickly, a washroom.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.They rushed out, and as they did so the kitchen door slammed.
"Ben Griffin, University College ve ben kendimi görünmez yaptık."I am Griffin, of University College, and I have made myself invisible.
Belki yol üzerinde bir yerde hata yaptık."You know, maybe we made an error somewhere along the way."
Ve tüm bunları yaptıktan sonra, Grey Poupon havalanıyor!And the whole thing, after they did that, Grey Poupon takes off!
Peki bunu nasıl yaptık?And how did we do that?
Sol tarafta yaptıklarımın aynısını sağ tarafta da yapmalıyım. ---Well I did it on the left hand side, so I have to do it on the right hand side.
Sol tarafta birtakım işlemler yaptık ---We have performed a series of operations on the left hand side.
Aynı işlemleri sağ tarafa da yaptık. --And we've performed the same operations on the right hand side.
Aslında burada bir satır değişmesi yaptık.Well actually, we had a row swap here.
Burda ise,yoketme matrisi ile çarptık--- ne yaptık?And then here, we multiplied by elimination matrix-- what did we do?
Ve aslında biz bunu yaptık.And, in fact, we've done this.
-3x^-3'ün türevini alırken ne yaptık?I just took minus 3 and went down 1, so that's g prime of x.
Bunu nasıl yaptıklarını henüz bilmiyoruz.We don't know how they do that yet.
Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.So we made that focus diagram.
Öğrendimki bu çok doğruymuş, bu kampanya üzerinde dünya çapında çalışma yaptık.I found out that's very true, working on this campaign worldwide.
Seçim görevlileri ve seçim gözcülerinin işlerini doğru yaptıklarına inanırlar.They trust that election workers and election observers do their jobs and do their jobs correctly.
Sonra benim gibi 100 adamlar hakkında yaptık olabilir.Then I could've made about 100 guys like me.
Bu film gerçekte palyaço okulu için yaptıkları bir eğitim filmi.This is actually a training film for a clown college that they had.
İşte yedi ekranlı sunumla yaptıkları model bu.And this is a model that they did of that seven-screen presentation.
"Onun katları" yaptıkları bir filmin ismi.The "Powers of Ten" is a film they made.
Paris, İllinois'de heceleme yarışması yaptık.And so we had spelling bees in Paris, illinois.
Yani şöyle değildi "Birkaç tane sandalye yaptık ve başarılı olduk.It wasn't like "Oh, we made some chairs and got successful.
Sizlere biraz ekibimizden bahsetmek isterim, böylece yaptıklarımızı da anlatmış olurum.I'll tell you a little bit about our team because it's indicative of what we do.
Bu, yaptıkları deneylerde isteyerek yapılmış bir yan etki değildi.Now, this was an unintended side effect of some experiments they were doing.
Ve güneş doğduktan sonra maviliklerin arasında dalış yaptıklarını görebilirsiniz.As the sun comes up, you see in the blue, they start their dive.
"Diye yaptıkları her görüyor mu?"Does he see all they do?
George ve Jim iki vagonun dışarı fırladı önce onlar ne yaptıklarını biliyordu.George and Jim both sprang out of the wagon before they knew what they were doing.
Yaptıkları 'em cömertçe onlar vurdu olacak? "'em handsomely they'll be shot if they do?"
Hastalara bununla oksijen verdiğimiz üç-dört saatlik ameliyatlar yaptık.We've seen surgeries for three or four hours to ventilate the patient on this.
Sal Khan'ın yaptıkları gerçekten hayret verici.What Sal Khan has done is amazing,
Bunun insanların yaptıkları üzerinde etkisinin olup olmadığına bakacağız.We're going to see if this has an effect on what people do.
Ne yaptıklarını tam olarak bilmiyorlardı.They didn't know exactly what they were doing.
Bunu yaptık.We did that.
İşte bunu anlamak için bir tekerlek yaptık, ve bu tekerlek, dıştaki kabuğa işaret ediyor.We made a wheel to figure that out, And that wheel predicates the outside the skin.
Ve bir anket yaptık, hayatımda gördüğüm en büyüleyici anket.And we made a poll, the most fascinating poll I've seen in my life.
Ama sen buraya tekrar gelen ve yaptıklarını anlatan ilk kişisin.But you're the first one who's ever come back and told us what you did.
O zaman ne yaptık şimdiye kadar?So what have we just done so far?
Ancak bunu açıklama yapmadan veya bunu neden yaptıklarını kendilerine sormadan yapıyorlar. Çünkü: 1.We have shown in the prison experiment what such a job can make you do.
Böylece başka bir deney daha yaptık.So, we did another experiment.
Büyük bir öğrenci grubunu deneye aldık, ödemelerini de önceden yaptık.We got a big group of students to be in the experiment, and we prepaid them.
Carnegie Mellon ve Pittsburgh'da yaptık.We ran this at Carnegie Mellon and Pittsburgh.
Yani bu bir şekilde yaptıklarımızın DNA'sının içinde.So, that's kind of baked into the DNA of what we do.
Ve işte biz de bunu yaptık.And that's what we did.
Ben silerken siz de Demin yaptıklarımız üzerine düşünebilirsiniz.You can sit and think a little bit about what we just did while I erase.
Bunu çoğu yerde yaptık.We did that in most of the places.
Los Angeles'te de başka bir proje için yapıştırmalar yaptık.We just did some pasting in Los Angeles on another project in the last weeks.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.But really what they're doing is they're showing what's possible with technology today.
Biz de, tüm Hollanda'yı kitle kaynaklı yaptık.So what we did, we crowdsourced the Netherlands.
Bir iPad uygulaması yaptık.And we built an iPad application.
Artırılmış gerçeklik, Layar için bir uygulama yaptık, bu AED'leri bulması için.We made an application for Layar: Augmented Reality, to find these AEDs.
Onları ölçmek için normal çizgisiyle yaptıkları açıya baktık.Once again, against that perpendicular.
Onlarin yaptıkları kar perdesi.The snow fence they built.
Yaptıkları şeylerin sorumluluğunu almaları gerektiğinin farkına varıyorlar.They're realizing that they have to take responsibility for what they do.
Ve kesinlikle hiçbir sınırlaması olmayan bir cihaz yaptık.And now we've created a device that has absolutely no limitations.
Yapıcılar hevesli ve amatördürler, onlar, yaptıkları işi seven insanlardır.So makers are enthusiasts; they're amateurs; they're people who love doing what they do.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.They don't always even know why they're doing it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod