Ana içeriğe geç
Sözlük

yapsınlar ile cümle

yapsınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Essi mi faranno un santuario e io abiterò in mezzo a loro
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Het volk moet een heiligdom voor Mij maken, zodat Ik onder mijn volk kan wonen.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Họ sẽ làm cho ta một đền thánh và ta sẽ ở giữa họ .
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Họ sẽ làm cho ta một đền thánh và ta sẽ ở giữa họ.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Ils me feront un sanctuaire, et j`habiterai au milieu d`eux.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.In naredé naj mi svetišče, da bom prebival med njimi.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.I uczynią mi świątnicę, abym mieszkał w pośrodku ich.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.I udělajíť mi svatyni, abych bydlil uprostřed nich.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Ja tehkööt he minulle pyhäkön asuakseni heidän keskellään.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.내가 그들 중에 거할 성소를 그들을 시켜 나를 위하여 짓되
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Och de skola göra åt mig en helgedom, för att jag må bo mitt ibland dem.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Og de skal gjøre mig en helligdom, så vil jeg bo midt iblandt dem.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Og du skal indrette mig en Helligdom, for at jeg kan bo midt iblandt dem.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Que me hagan un santuario, y yo habitaré en medio de ellos
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Să-Mi facă un locaş sfînt, şi Eu voi locui în mijlocul lor.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Suruhlah bangsa itu membuat sebuah kemah untuk-Ku, supaya Aku dapat tinggal di tengah mereka
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Und sie sollen mir ein Heiligtum machen, daß ich unter ihnen wohne.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Και ας καμωσιν εις εμε αγιαστηριον, δια να κατοικω μεταξυ αυτων.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.И да Ми направят светилище, за да обитавам между тях.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.И устроят они Мне святилище, и буду обитать посреди их;
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.ועשו לי מקדש ושכנתי בתוכם׃
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.فيصنعون لي مقدسا لاسكن في وسطهم.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.又 當 為 我 造 聖 所 、 使 我 可 以 住 在 他 們 中 間
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.又 當為 我 造聖所 、 使我 可以 住在 他 們中間
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Biarkan mereka mendapat jam makan siang yang lama.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Che prendano pause pranzo più lunghe.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Dejen que tomen largos almuerzos.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Hadd tartsanak hosszú ebédszüneteket.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.그들에게 긴 점심식사를 허락하세요.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Laat ze lange lunchpauzes nemen.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Lăsați-i să ia prânzuri lungi.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Lassen Sie sie lange Mittagessen haben.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Nechme je mít dlouhé obědové pauzy.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Niech mają długą przerwę na lunch.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Permitam que tenham longos almoços.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Qu'ils prennent de longues pauses déjeuner.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Αφήστε τους κάνουν μεγάλα γεύματα.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Оставете ги да имат дълги обедни почивки.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Пусть у них будут долгие перерывы на обед.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.Хай беруть довгі обідні перерви.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.תנו להם לצאת לארוחות צהריים ארוכות.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.دعوهم يأخذون فترة أطول للغذاء.
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.ランチは休憩の場です
Bırakalım uzun öğle tatilleri yapsınlar.畀佢哋食耐啲晏。
Bırakalım yapsınlar.Biarkan mereka melakukannya.
Bırakalım yapsınlar.Deixem-nos fazer isso.
Bırakalım yapsınlar.Engedjük, hogy megcsinálják.
Bırakalım yapsınlar.Laat ze maar doen.
Bırakalım yapsınlar.Laissez-les faire.
Bırakalım yapsınlar.Lăsați-i s-o facă.
Bırakalım yapsınlar.Lasciateglielo fare.
Bırakalım yapsınlar.Lassen Sie sie das machen.
Bırakalım yapsınlar.Nechme je to udělat.
Bırakalım yapsınlar. Onlara biraz özgürlük verelim, ve genel olarak, bırakalım oynasınlar.그들에게 그런 기회를 허락하십시요. 그들에게 자유를 주십시요.
Bırakalım yapsınlar. Onlara biraz özgürlük verelim, ve genel olarak, bırakalım oynasınlar.دعوهم يفعلون ذلك ، امنحوهم بعض الحرية.
Bırakalım yapsınlar. Onlara biraz özgürlük verelim, ve genel olarak, bırakalım oynasınlar.そして遊びを奨励し 職場で楽しんでもらうのです
Bırakalım yapsınlar. Onlara biraz özgürlük verelim, ve genel olarak, bırakalım oynasınlar.畀佢哋咁做,畀啲自由佢哋。
Bırakalım yapsınlar.Permítanles que lo hagan.
Bırakalım yapsınlar.Pozwól im to zrobić.
Bırakalım yapsınlar.Αφήστε τους να το κάνουν.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod