Ana içeriğe geç
Sözlük

yapsınlar ile cümle

yapsınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Irmã, que maquilhagem quer para Tomeo?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Nee-san, quel maquillage tu veux pour Tomeo?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Sestra, kako naj naličijo Tamea?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Sis, ¿qué maquillaje quieres para Tomeo?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Sis, τι είδους makeup επιθυμείς για την Tomeo;
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Soră, ce machiaj vrei pentru Tomeo?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Sorella, che trucco mettiamo a Tomeo?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Zuster, welke make-up wil je voor Tomeo?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?Сестра, какой ты хочешь грим для Томео?
Abla, Tomeo'ya hangi makyajı yapsınlar?أختى ، مانوع المكياج الذي تريدين وضعه على توميو ؟
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.De skal gjøre en ark av akasietre, halvtredje alen lang og halvannen alen bred og halvannen alen høi.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.Du skal lave en Ark af Akacietræ, halvtredje Alen lang, halvanden Alen bred og halvanden Alen høj,
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.És csináljanak egy ládát sittim-fából; harmadfél sing hosszút, másfél sing széleset, és másfél sing magasat.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun."그들은 조각목으로 궤를 짓되 장이 이 규빗 반, 광이 일 규빗 반, 고가 일 규빗 반이 되게 하고"
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.Zij moeten van acaciahout een ark maken; 113 cm lang, 68 cm breed en 68 cm hoog.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.ועשו ארון עצי שטים אמתים וחצי ארכו ואמה וחצי רחבו ואמה וחצי קמתו׃
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.فيصنعون تابوتا من خشب السنط طوله ذراعان ونصف وعرضه ذراع ونصف وارتفاعه ذراع ونصف.
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.要 用 皂 莢 木 作 一 櫃 、 長 二 肘 半 、 寬 一 肘 半 、 高 一 肘 半
‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.要 用 皂莢木 作 一 櫃 、 長二肘半 、 寬一肘半 、 高一肘半
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A föld népének csak a szegényébõl hagyott ott a vitézek hadnagya szõlõmíveseket és szántó-vetõ embereket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Ale niečo z chudobných ľudí zeme ponechal Nebuzaradán, veliteľ kráľovskej stráže, za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A niečo z chudobných ľudí zeme zanechal veliteľ kráľovskej stráže za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Bare nogen av de ringeste i landet lot høvdingen over livvakten bli tilbake som vingårdsmenn og jordbrukere.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Cependant le chef des gardes laissa comme vignerons et comme laboureurs quelques-uns des plus pauvres du pays.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De a föld szegényei közül ott hagyá Nabuzáradán, a vitézek feje, a szõlõmûveseket és szántóvetõket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De allerarmsten werden echter achtergelaten om nog enigszins voor de wijngaarden en akkers te zorgen.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.dei più poveri del paese Nabuzaradàn, capo delle guardie ne lasciò una parte come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Il capo delle guardie lasciò alcuni fra i più poveri del paese come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Însă căpetenia străjerilor a lăsat ca vieri şi lucrători de pămînt cîţiva din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 그 땅에 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mas dos mais pobres da terra deixou o capitão da guarda ficar alguns para vinheiros e para lavradores.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Men av de ringaste i landet lämnade översten för drabanterna några kvar till vingårdsmän och åkermän.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mutta osan maan köyhiä henkivartijain päällikkö jätti jäljelle viinitarhureiksi ja peltomiehiksi.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo khổ hơn hết, đặng trồng nho và làm ruộng.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị_vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo_khổ hơn hết , đặng trồng nho và làm_ruộng .
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Samo iz najubožnejših ljudstva jih je pustil ondi glavar straže, da naj bodo vinogradniki in kmetovalci.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Slechts enkelen uit de armste bevolkingslagen liet hij achter als wijn en landbouwers.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal Nebuzardan, hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Totuş Nebuzaradan, căpetenia străjerilor, a lăsat ca vieri şi ca plugari pe unii din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił Nabuzardan, hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und vom armen Volk auf dem Lande ließ Nebusaradan, der Hauptmann, bleiben Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und von den Geringsten im Lande ließ der Hauptmann Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκε Νεβουζαραδαν ο αρχισωματοφυλαξ δια αμπελουργους και δια γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκεν ο αρχισωματοφυλαξ, δια αμπελουργους και γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче началникът на телохранителите Навузардан остави някои от най-бедните в земята за лозари и земеделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче, началникът на телохранителите остави някои от победените в земята за лозари и замаделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ומדלות הארץ השאיר נבוזראדן רב טבחים לכרמים וליגבים׃
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ומדלת הארץ השאיר רב טבחים לכרמים וליגבים׃
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ولكن رئيس الشرط ابقى من مساكين الارض كرامين وفلاحين.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ولكن نبوزرادان رئيس الشرط ابقى من مساكين الارض كرّامين وفلاحين
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護 衛 長 尼 布 撒 拉 旦 留 下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修 理 葡 萄 園 、 耕 種 田 地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護衛長 尼 布 撒拉旦 留下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修理 葡萄園 、 耕種 田地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護 衛 長 留 下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修 理 葡 萄 園 、 耕 種 田 地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護衛長 留下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修理 葡萄園 、 耕種 田地
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.A spravia mi svätyňu, aby som býval prostred nich.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.E me farão um santuário, para que eu habite no meio deles.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.És készítsenek nékem szent hajlékot, hogy õ közöttök lakozzam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod