Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Pentru că, de frunze de dumneavoastră, nu va sta singur Până la Biserica Sf. includerea două în una.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Pois, por suas folhas, você não deve ficar sozinha Até santa igreja incorporar dois em um.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Porque, por sus hojas, que no tendrá efecto suspensivo solo hasta la Santa Iglesia incorporar dos en uno.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Sebab, dengan daun Anda, Anda tidak akan tinggal sendirian Sampai suci gereja menggabungkan dua dalam satu.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Sillä teidän lehtiä, et saa jäädä yksin Till pyhä kirkko liittää kaksi yhdessä.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Thi ved din blade, må du ikke bo alene Till hellige kirke indarbejde to i én.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Ty genom ditt blad, skall du inte stanna ensam Till heliga kyrkan införliva två i ett.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Voor, door uw bladeren, gij zult niet alleen blijven Till heilige kerk nemen twee in een.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.V prípade, vaše listy, nesmiete zostať sám Do Svätej cirkvi začleniť Dva v jednom.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.V případě, vaše listy, nesmíte zůstat sám Do Svaté církve začlenit Dva v jednom.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Γιατί, από τα φύλλα σας, δεν θα μείνει μόνος Μέχρι Ιερός Ναός ενσωμάτωση δύο σε ένα.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Действительно, по вашим листья, вы не должны оставаться в одиночестве До святой церкви включить два в одном.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.Защото, от листата ви, вие не трябва да остава сама До Светата Църква включват две в едно.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.שכן, על ידי בעלים שלך, אתה לא אשאר לבד עד הקדושים בכנסייה לשלב שניים אחד.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.ل ، التي تترك الخاص بك ، فإنك لن تبقى وحدها حتى الكنيسة المقدسة دمج اثنين في واحد.
Yaprakları ile, kutsal kilise kadar yalnız kalmak olmayacaktır için, bir iki içermektedir.[退場する。]
Yaprakların bir diğer yığını.Ali está outra pilha de folhas.
Yaprakların bir diğer yığını. Bunlar bunlar gerçek kelebek modeli.Oto kolejna kupa liści, które tak naprawdę są prawdziwymi motylami.
Yaprakların bir diğer yığını.Đây là một đống lá khác.
Yaprakların bir diğer yığını.Ecco un altro mucchio di foglie.
Yaprakların bir diğer yığını.Er is nog een hoop bladeren.
Yaprakların bir diğer yığını.Ez egy másik kupac levél.
Yaprakların bir diğer yığını.Hay otro montón de hojas.
Yaprakların bir diğer yığını.Hier ist ein anderer Stapel Blätter.
Yaprakların bir diğer yığını.Iată o altă grămadă de frunze.
Yaprakların bir diğer yığını.여기 또 다른 잎을 쌓아 놨네요
Yaprakların bir diğer yığını.To je další hromada listí.
Yaprakların bir diğer yığını.Tu je ďalšia hromada listov.
Yaprakların bir diğer yığını.Voici un autre tas de feuilles.
Yaprakların bir diğer yığını.Να κι άλλη στοίβα φύλλα.
Yaprakların bir diğer yığını.Там има още една купчина листа.
Yaprakların bir diğer yığını.Это ещё она куча листьев.
Yaprakların bir diğer yığını.הנה עוד ערימה של עלים.
Yaprakların bir diğer yığını.-هناك كومة أخرى من الأوراق
Yaprakların bir diğer yığını.実は蝶の標本です
Yaprakların rengi değişince dağlar çok güzel olur.Amikor a levelek megsárgulnak, a hegy gyönyörű lesz.
Yaprakların rengi değişince dağlar çok güzel olur.Khi lá cây bắt đầu đổi màu, cũng là lúc những ngọn núi trở nên đẹp hơn bao giờ hết.
Yaprakların yaptığı budur.Asta e ceea ce o frunză face.
Yaprakların yaptığı budur.Dat is wat een blad doet.
Yaprakların yaptığı budur.Ecco cosa fa una foglia.
Yaprakların yaptığı budur.É isso que uma folha faz.
Yaprakların yaptığı budur.Eso hacen las hojas.
Yaprakların yaptığı budur.Genau das macht ein Blatt.
Yaprakların yaptığı budur.Presne to robí list.
Yaprakların yaptığı budur.To właśnie potrafi robić liść.
Yaprakların yaptığı budur.Αυτό κάνει ένα φύλλο.
Yaprakların yaptığı budur.Това прави листа.
Yaprakların yaptığı tek şey, kendileri için en verimli yeri seçip orada büyümek .Alles was die Pflanzen tun ist dorthin zu wachsen wo der meiste freie Platz übrig ist
Yaprakların yaptığı tek şey, kendileri için en verimli yeri seçip orada büyümek .Todas estas partes de flores están creciendo donde tienen más lugar.
Yaprakların yaptığı tek şey, kendileri için en verimli yeri seçip orada büyümek .Vše co lístky dělají je, že rostou na místech, kde je nejvíce místa.
Yaprakların yaptığı tek şey, kendileri için en verimli yeri seçip orada büyümek .Това което тези цветни части правят е да растат там, където има най-много място за тях.
Yaprakların yaptığı tek şey, kendileri için en verimli yeri seçip orada büyümek .最もスペースが広い場所を使うことです。 残りはすべて自動的に行われます。
Yaprakları, sis ve pus şeklinde gelen çözünmüş besinleri alabilecek şekilde adapte olmuştur.Frunzele lor sunt de aşa natură încât să capteze materiile descompuse purtate de ceaţă şi negură.
Yaprakları, sis ve pus şeklinde gelen çözünmüş besinleri alabilecek şekilde adapte olmuştur.뿌리 대신 그들의 진화된 잎들이 바로 안개의 형태로 용해되어 존재하는 영양소를 흡수하는 기능을 하죠
Yaprakları, sis ve pus şeklinde gelen çözünmüş besinleri alabilecek şekilde adapte olmuştur.Зато их листва приспособлена для удержания растворенных питательных веществ, переносимых туманом.
Yaprakları, sis ve pus şeklinde gelen çözünmüş besinleri alabilecek şekilde adapte olmuştur.אלא העלים שלהם הם שהסתגלו לקלוט את חומריהם המזינים המומסים באדים ובערפל.
Yaprakları, sis ve pus şeklinde gelen çözünmüş besinleri alabilecek şekilde adapte olmuştur.ولكن بدلا من ذلك, انها أوراقها التي يتم تكييفها لاعتراض المغذيات المذابة التي تأتي لهم في شكل ضباب.
Yaprakları, sis ve pus şeklinde gelen çözünmüş besinleri alabilecek şekilde adapte olmuştur.霧やもやに含まれる養分をとるのです これら着生植物は
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.Budete zajisté jako dub, s něhož lístí prší, a jako zahrada, v níž vody není.
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.căci veţi fi ca un terebint cu frunzele ofilite, ca o grădină care n'are apă.