Üzerimize yapraklar ve keskin bir koku yağdı.Нас засипало листям і ми відчули їдкий запах.
Üzerimize yapraklar ve keskin bir koku yağdı.Нас накрыло листьями и резким запахом.
Üzerimize yapraklar ve keskin bir koku yağdı.והפגיעה המטירה עלינו עלים וגרמה לריח חריף.
Üzerimize yapraklar ve keskin bir koku yağdı.وقد تناثرت علينا الاوراق والشظايا
Üzerimize yapraklar ve keskin bir koku yağdı.しばらく茫然としていましたが
Ve bunlar, algler tarafından, yada yapraklar tarafından, yada bitkilerin en güçlü parçaları olan,Das sind drei Möglichkeiten, an denen wir arbeiten:
Ve bunlar, algler tarafından, yada yapraklar tarafından, yada bitkilerin en güçlü parçaları olan,그리고 혼합체를 만들 때 이 세 가지의 혼합체를 만들 수 있을 것입니다.
Ve bunlar, algler tarafından, yada yapraklar tarafından, yada bitkilerin en güçlü parçaları olan,Są trzy możliwości nad którymi pracujemy by wyhodować hybrydy, napędzane przez algi
Ve bunlar, algler tarafından, yada yapraklar tarafından, yada bitkilerin en güçlü parçaları olan,Над этими тремя возможностями создания гибридов мы и работаем.
Ve bunlar, algler tarafından, yada yapraklar tarafından, yada bitkilerin en güçlü parçaları olan,אלה הן שלוש האפשרויות שאנו עובדים עליהן בבניית יצורי כלאיים,
Ve bunlar, algler tarafından, yada yapraklar tarafından, yada bitkilerin en güçlü parçaları olan,وهذه هي الاحتماليات الثلاث التي نعمل عليها لنباء روبوتات هجينة
Ve bunlar, algler tarafından, yada yapraklar tarafından, yada bitkilerin en güçlü parçaları olan,葉の先端で動くもの そして 植物の最も力のある部分である 根で動くもの
Ve bunun sebebi sadece bitki yapraklarının güneş ışığını en iyi şekilde emebilmesi değil .日光への露出を最適化したのでないなら。 太陽が真上に来ることは、
Ve eve gelip keşfediyorsunuz ki Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ağaçların %80'i yapraklarını kaybetmişler.Anda pulang ke rumah dan menemukan bahwa 80 persen dari pohon di Amerika Utara dan Eropa telah meranggas.
Ve eve gelip keşfediyorsunuz ki Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ağaçların %80'i yapraklarını kaybetmişler.Và bạn về nhà, và khám phá ra 80% của tất cả cây cối ở Bắc Mỹ và ở châu Âu đã rụng hết lá
Ve eve gelip keşfediyorsunuz ki Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ağaçların %80'i yapraklarını kaybetmişler.Wracacie do domu i odkrywacie, że 80% wszystkich drzew w Ameryce Północnej i Europie zgubiło liście.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.A nejen to - někdy si našel větvičku s listím a listy z ní otrhal.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.E mais, por vezes escolhia um galho com folhas e arrancava-lhe as folhas.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.En dat is niet alles -- soms pakte hij een takje met bladeren en haalde de bladeren eraf.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.E non solo, a volte prendeva un ramoscello e gli toglieva le foglie.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.És nem csak fűszálakkal, előfordult, hogy fogott egy levelekkel borított ágat és letépte róla a leveleket.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Et en plus de cela, il utilisait parfois une brindille à feuilles et en enlevait les feuilles.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.I nie tylko to, bo czasem zrywał gałązkę z liśćmi, a następnie te liście usuwał.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.그 뿐만이 아니라, 잎이 달린 작은 가지를 주워서 나뭇잎을 뜯더군요.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Och inte bara det - ibland plockade han upp en kvist och rensade den på löv.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Și nu doar atît. Uneori lua o ramură înfrunzită și-i rupea frunzele.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Und nicht nur das -- manchmal pflückte er einen Zweig mit Blättern und riss dann die Blätter ab.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Y no sólo eso -- a veces cortaba una ramilla con hojas y le quitaba las hojas.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Και όχι μόνο αυτό -- μερικές φορές θα έπαιρνε ένα κλαράκι με φύλλα και θα έβγαζε τα φύλλα.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Більш того, часом він відламував гілочку з листям і обривав листя.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.И не само това, понякога вземаше цяла клонка и отделяше листата.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.И не только это - иногда он срывал веточку с листьями, и обрывал эти листья.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.ולא זו בלבד -- הוא לפעמים יקח ענף בעל עלים ויסיר את עליו.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.وليس ذلك فقط -- إنه أحيانا يتلقط الأغصان المورقة وينتزع الأوارق.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.葉を取り除いていました 特定の目的に合わせて 物を修正するのは
Yaklaşık 45 dakika sonra, gayet karmaşık projeler elde ediyorsunuz. Renklerine göre dizilen yapraklar gibi.Спустя около 45 минут получаются замысловатые фигуры, как например, листья, отсортированные по цветам.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Astea sunt frunzele din curtea mea, în esenţă.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Dit zijn dus de bladeren in mijn tuin.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Il s'agit donc des feuilles de mon jardin, essentiellement.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Im Grunde sind das also die Blätter in meinem Hof.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.In pratica, sono le foglie del mio giardino.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.이 나뭇잎들이 본질적으로 제 마당에 있는 것입니다.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Lényegében, ezek az udvarunk levelei.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Por lo que esto son las hojas de mi patio, esencialmente.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Så dette er bladene i min have, dybest set.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Takže tohle jsou právě listy z mé zahrady.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.W gruncie rzeczy więc są to liście w moim ogródku.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Так что по сути это листья из моего двора.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Това, по същество, са листата в двора ми.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.אז אלה בעצם העלים שבחצר שלי.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.فبهذا تكون تلك الأوراق التي في التقويم من حديقتي.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.このように、私は沢山このような作品をつくりました。
Yapraklar çiftler halinde büyüdüğünde ise birbirinin tam karşısında olur .Das macht 180° optimal Blätter die in Paaren auftreten
Yapraklar çiftler halinde büyüdüğünde ise birbirinin tam karşısında olur .lo que hace óptimos los 180 grados. Y cuando las hojas crecen en pares que están opuestos entre sí
Yapraklar çiftler halinde büyüdüğünde ise birbirinin tam karşısında olur .ペアで伸びる場合は、 これらの両方の葉にとって
Yapraklar gün ışığını izleyecek ve bunu motora yoğunlaştıracak motor ısıyı alacak ve elektriğe çevirecek.As pétalas rastreiam e o motor capta a luz do sol concentrada, absorve o calor e transforma-o em eletricidade.
Yapraklar gün ışığını izleyecek ve bunu motora yoğunlaştıracak motor ısıyı alacak ve elektriğe çevirecek.Các cánh theo dõi và động cơ lấy ánh nắng tập trung thu nhiệt đó và chuyển hóa thành điện năng
Yapraklar gün ışığını izleyecek ve bunu motora yoğunlaştıracak motor ısıyı alacak ve elektriğe çevirecek.잎들은 추적하여 엔진이 집중된 햇빛을 받게 되면, 열이 전기로 변환됩니다.
Yapraklar gün ışığını izleyecek ve bunu motora yoğunlaştıracak motor ısıyı alacak ve elektriğe çevirecek.Płatki śledzą słońce a silnik dostaje skupione promienie słoneczne, pobiera to ciepło i zmienia je w prąd.
Yapraklar gün ışığını izleyecek ve bunu motora yoğunlaştıracak motor ısıyı alacak ve elektriğe çevirecek.Панели двигаются, а двигатель концентрирует солнечный свет, берет тепло и превращает его в электричество.