Dolayısıyla, yapraklar daha da incelir ve lezettli hale gelir.Formen bliver stadig elegantere og yndefuldere.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Man kan bruge en lille bid af plantens vækstpunkt.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Om efteråret skifter dette træs blade fra gult til en bleg lyslilla.
Manstein bu harekat nedeniyle Şövalye Haçı'na, Meşe Yaprakları aldı.Som anerkendelse for denne bedrift modtog von Manstein egeløv til sit ridderkors.
Ayrıca, yapraklarından yağ elde edilir.Desuden udvindes der en olie af frøene.
Tırtılları yine aynı ağacın yapraklarıyla baslenir.De samme farver går igen i gulvets flisebelægning.
Birçok türünün aromatik yaprakları tıbbidir ve bazıları tadlandırıcı olarak kullanılır.Mange af arterne er epifytiske og nogle af arterne anvendes lokalt til medicin.
Yaprakları kokain ve başka maddeler taşır.Han ryger pot og andre stoffer.
Yaprakları orta büyüklüktedir.Knoglebygningen er middelkraftig.
Rize şehrindeki fabrikalarda çay yaprakları fermante edilerek (kurutularak) işlenmektedir.I Frontera kan man smage El Hierros kvalitetsprodukter.
Bu ağaçların yapraklarını taşıyan dalsız gövdeleri vardır .De har altså dette træs rødder.
Bu büyülü yapraklar, ölüyü, hayata geri getirme gücüne sahiptir.Han bruker også denne magien til å få tilbake de døde til livet.
Dolayısıyla, yapraklar daha da incelir ve lezettli hale gelir.Dette gjør bøkene lettleste og berikende.
Yaprakları genellikle tüylü olup karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir.Dekkvingene er jevnbrede, med er par opphøyde lengderibber.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.De dufter når de blir knust.
Buna karşın kara tüylü erkekler mavi taç yaprakları taşır.Vi ungpionerer bærer med stolthet det blå halstørklet vårt.
Yapraklarında Betula pendula gibi reçine bezeleri bulunmadığından, bunların yaprakları yapışkan değildir.De er raske løpere, dog ikke så raske som mytene (se nedenfor) vil ha det til.
Kenyalılar da aynı amaçla aynı yaprakları kullanırlar.Fugler flyr også på grunn av samme prinsipp.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.Hele planten dufter av løk.
Tırtılları yine aynı ağacın yapraklarıyla baslenir.De samme farver går igjen i gulvets flisebelegning.
Adamın ayaklarının dibinde, yerdeki yaprakları yemekte olan kaplumbağalar vardır.Det er likevel lov til å plukke multer som spises på stedet.
Yaprakları beş (bazen üç ya da yedi) lopludur.Kadang hasilnya sama-sama lima dan tiga").
Çiçeği Çiçek ve yapraklarıDaun dan bunga.
Emme sonucu kök ve yapraklarda urlar (şişkinlikler) meydana getirirler.Sang Bunda Allah selalu sibuk dengan bunga dan sulaman."
Soğan ve yaprakları zehirlidir.Buah dan bijinya beracun.
Basit yapılı yaprakların kenarı kaba dişlidir.Cara rakyat memasak lantung tampak sederhana.
Uçtaki yapraklar daha büyüktür.Hanya di Tapanuli gerejanya lebih besar.
İğne yapraklar sürgünler üzerinde uzun süre, 7-10 yıl kalır.Dipanen apabial sudah berusia 7-10 tahun.
Oldukça esmerdir; yaprakları siyahımsı ve ömürleri ortalama 26 yıldır.Mereka terlihat sangat tua tetapi tetapi sangat sehat dengan rata-rata usia 97 tahun.
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.Ukuran tubuhnya berkisar antara ukuran singa sampai ukuran kuda.
Yaprakları kiraz yapraklarından daha küçüktür.Bentuknya lebih kecil dari daging asap.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Trong mùa thu, cây cối bắt đầu ngả sang màu vàng và rụng lá.
Yapraklarda bulunur.(Yaprağa yeşil rengini verir.)CuO trong men (bari/kẽm/natri) cho màu xanh lam.
Çiçeği Çiçek ve yapraklarıHoa và lá Hoa
Yaprakları sapsız, büyük, uzun-oval ve parçalıdır.Mỏ dài, thẳng và mảnh.
Yapraklar yumurtamsı-dikdörtgen biçiminde olup lopsuzdur.Bầu nhụy có hình trứng và không có vòi.
Hem tohumlar ve daneleri (bakla), hem de yapraklar kullanılır.和式ナイフや鉈などの鞘に使われる場合がある。
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.威厳と表現の厳粛さが色彩を温かな物にした。
Yapraklar yukarı doğru kıvrılır.果実は上向きにつく。
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.秋には葉は黄色く色づき、褐色の冬芽を残して落葉する。
Genç yapraklar tüylü olur.若い枝はやや扁平になる。
Bütün yapraklar siyahtır.何もかもが真っ黒だ。
Çatısı ise hurma yapraklarıyla oluşturulmuştu.屋根は茅葺き切妻造りである。
Taze filiz ve yaprakları severler.また占いや天文を好んだ。
Çiçekler yapraklarla birlikte açar.花は平らに開く。
Uçtaki yapraklar daha büyüktür.建物よりも巨大。
Tohumları ve bazı ülkelerde yeşil yaprakları da ıspanak gibi tüketilmektedir.ヨーロッパなどの一部の国ではこれらを野菜として栽培する。
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.負担重量は馬の体高による。
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.アブノイは割ると臭気がある。
"Cam Yapraklar - Tiyatro Yanetki".キャッチフレーズは「たたかう劇場」。
1–3 m yüksekliğinde, sık dallı, çalı görünüşündedir ve kışın yapraklarını dökmez.葉柄は4-10 cm、葉柄が冬芽を包み込む葉柄内芽で、葉がある時は冬芽が見えない。
Yiyeceklerini ayakları ile yaprakları karıştırarak bulur.饅頭の皮にエゴマを練りこんである。
Ot ve alçak yapraklar boyunca ihtiyatlı hareket ederler.和其它懒猴一样它们行动缓慢小心。
Çiçek yaprakları benzerdir.樹木花卉多樣化。
Çanak yaprakları beş parçalı, kırmızımtrak renklidir.舌状小花5枚,红色。
Uçtaki yapraklar daha büyüktür.在该层的叶子会长的更大。
Yaprakları mızraksı yapıdadır.云梯是靠手工操作的。
Çiftçiler tohumlar tam oluşmadan ama yaprakların en çok olduğu zamanda otları kesmeye çalışırlar.农民尽量在种子还没有完全成熟时并且叶子处于最大的时候收割干草。
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.其花为小型的柔荑花,在春天叶子发芽后不久出现。
Gövdeleri yoktur, yapraklarında orta damar bulundurmazlar.黎季犛既擒,余黨竄山谷中,出沒為寇。