Ana içeriğe geç
Sözlük

yapraklar ile cümle

yapraklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ağustos ayı başlarında kuru rüzgar esintileri ağaç yapraklarını ve ekinleri sarartır.No fim do verão e no outono comem também bagas e frutos.
Çok soğuklarda yaprakları donabilir.Possivelmente vem dos países em que faz muito frio.
İlk defa 1860'ta koka yapraklarından kokain Wöhler tarafından izole edilmiştir.Só em 1860 é que a cocaína foi pela primeira vez isolada.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.As folhas quando esmagadas produzem um odor pungente.
Bütün yapraklar siyahtır.Todas as vítimas eram negras.
Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.Quando manuseadas, deitam cheiro a alho.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Alimenta-se de peixes, que retira da água com suas garras afiadas.
Bünyelerinde yağ bağlama ve yapraklarını sertleştirmeye gereksinimleri yoktur.E não é preciso tocar na planta para sentir os seus efeitos nocivos.
Yapraklar basit, stipulsuz ve alternattır.As folhas são simples e alternadas.
Bu büyülü yapraklar, ölüyü, hayata geri getirme gücüne sahiptir.Dizia-se que estas cinzas tinham o poder de ressuscitar um morto.
Daha sonra, tanınabilir bitki motifleri (lotus yaprakları ve çiçekler gibi) ve insan figürleri görünür.Mais tarde, aparecem motivos humanos e vegetais, como folhas e flores de lótus.
Yaprakları lineardır.As folhas são lineares.
Küt uçlu yaprakların tabanı kesiklidir.O comprimento das caudas dos coelhos é curta.
Genç yapraklar tüylü olur.As folhas jovens tendem a ser velosas.
Yaprakları beş (bazen üç ya da yedi) lopludur.As folhas são grandes, com três, cinco (ou mesmo sete) lobos.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.Os ramos exalavam um perfume singularmente suave.
Yapraklar basit, almaşık, kulakçık yoktur.As janelas deveriam ser simples, sem divisões e sem vitrais.
Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.Em resumo, as perturbações ocasionadas pelos seres humanos podem provocar um impacto a estas aves.
Bu nedenle yaprakları salatalara katılıp yenir.Nesse caso, é enrolado nas salsichas.
Yaprakları kokain ve başka maddeler taşır.É obtida a partir da mistura entre codeína e outras substâncias.
Kenyalılar da aynı amaçla aynı yaprakları kullanırlar.Kenianen gebruiken deze boom voor dezelfde doeleinden.
Magazin ya da gazete yaprakları.Productie van de boeken of tijdschriften.
Paralel yapraklarda (φ, ψ) dihedral açıları yaklaşık (–120°, 115°)'dir.De dihedrale hoeken (φ, ψ) zijn ongeveer (–120°, 115°) bij parallel liggende strengen.
Bitki boylu, yaprakları geniş, daneleri iridir.De stam is hol, de bladeren zijn groot en vingervormig.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.De bloemen zijn kleine katjes, die vroeg in het voorjaar verschijnen.
Tırtılları yine aynı ağacın yapraklarıyla baslenir.De bloembakken zijn nu weer gevuld met dezelfde planten.
Yaprakların dizilişi çoğunlukla karşılıklı, ender olarak almaşıktır.Een beschrijving van kleuren heeft meestal meerdere (schalen) nodig.
Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.De hoofdjes ruiken naar honing.
Yaprakları genellikle tüylü olup karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir.Die twee kaarten worden meestal met een (verharde) kabel aan elkaar verbonden.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Vroeg in de lente kleuren de bladeren van de bomen donkergeel en vallen ze uit.
Sulama sırasında kesinlikle yapraklara su değmemelidir.In geen geval mag met water geblust worden.
Taç yaprakları yoktur.Ze bezitten geen kroonbladeren.
Afrika'da filler, doğumu başlatan hodangiller familyasından bir ağacın yapraklarını çiğnerler.Olifanten gebruiken bladeren van een boom uit de ruwbladigenfamilie om een bevalling in te leiden.
Bu bitkilerin yaprakları ya da gövdeleri çoğaltma amacıyla kullanılır.Hiermee worden trays of potten gevuld ten behoeve van de opkweek van hun planten.
Çanak yapraklar çok büyük ve 4 parçalıdır.De taaie stengels zijn ruwbehaard en vierkantig.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Jonge bladeren ontwikkelen zich rond het groeipunt van de plant.
Arka planında yeşil yapraklar görünmektedir.Mannetjes zijn te herkennen aan de groene stekels op hun rug.
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.De schenen van de voorpoten zijn sterk verbreed en hebben vingerachtige doorns.
Genç yaprakları da yenebilir.Ook kunnen jonge twijgen aangetast worden.
Elsi loplu yapraklar sürgünlere sarmal dizilmiştir.Uitgefaseerde oudere tanks worden aan armere bondgenoten geschonken.
Puro veya sigar; silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir tütün mamülü.Een peuk is het restant van een sigaret of sigaar wanneer deze is opgerookt.
Ravent yaprakları zehirli maddeler içerir.De rups heeft giftige stekels.
Yapraklar 3-5 lopludur.De bloeiwijze bestaat uit 3 - 5 aren.
İkili tüysü yapraklar karşılıklı dizilmiştir.De bladeren (naalden) zijn per twee gebundeld.
Yaprakları tekstilde kullanılır.Papier kan worden verwerkt tot textiel.
Yapraklarından çay yapılmaktadır.Z suszonych liści robiono herbatę.
Ağır hastalıklı yapraklar erkenden sarararak dökülürler.Chore rośliny przedwcześnie zamierają.
Yaprakları karşılıklıdır.Żebra są rozdwojone.
Beşli iğne yapraklar ağaç üzerinde 10-17 yıl kadar kalır.Igły pozostają na drzewie 10–17 lat.
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.Do części ozdób przymocowano palące się świece i lampiony.
Bu büyülü yapraklar, ölüyü, hayata geri getirme gücüne sahiptir.Poprzez ten akt jest on w stanie doprowadzić zmarłych do życia.
Bunların yanında leş, meyve, tohum ve yapraklar da yerler.Owoce deserowe i na przetwory (susze, dżemy, powidła, marynaty), służą do otrzymywania nalewek i śliwowicy.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.Cała roślina wydziela cytrynowy zapach.
Genç yaprakları da yenebilir.Potrafi też walczyć za pomocą swego młota.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.甲と乙 Kou to Otsu), na twarzy każdej z nich jest krąg z trzema otworami tworzącymi trójkąt.
Yaprakları parlak koyu yeşildir.Barwa na wierzchu ciemnozielona.
Yaprakları beş (bazen üç ya da yedi) lopludur.Są 5-klapowe (niekiedy 3-klapowe).
Çanak yaprakları 6 parçalıdır.Stulonych pręcików jest 6.
Yapraklar basittir, almaşık veya karşılıklı dizilmiş olurlar.Na nim osadzone są cebule – pojedynczo lub (rzadziej) parami.
Defne yapraklarından taç, şairliğin bir simgesidir.Tematem zasłony jest Męka Pańska.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod