Ana içeriğe geç
Sözlük

yaprak ile cümle

yaprak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.これは実に難しいプロジェクトで
Ve eve gelip keşfediyorsunuz ki Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ağaçların %80'i yapraklarını kaybetmişler.Anda pulang ke rumah dan menemukan bahwa 80 persen dari pohon di Amerika Utara dan Eropa telah meranggas.
Ve eve gelip keşfediyorsunuz ki Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ağaçların %80'i yapraklarını kaybetmişler.Và bạn về nhà, và khám phá ra 80% của tất cả cây cối ở Bắc Mỹ và ở châu Âu đã rụng hết lá
Ve eve gelip keşfediyorsunuz ki Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ağaçların %80'i yapraklarını kaybetmişler.Wracacie do domu i odkrywacie, że 80% wszystkich drzew w Ameryce Północnej i Europie zgubiło liście.
Ve gerçekten de bu tür doğudaki tüm yaprak döken ormanları zenginleştiren anahtar bir tür oldu,Inderdaad was het een sleutelsoort.
Ve gerçekten de bu tür doğudaki tüm yaprak döken ormanları zenginleştiren anahtar bir tür oldu,게다가 이 종은 핵심종으로서 미시시피부터 대서양 연안,
Ve gerçekten de bu tür doğudaki tüm yaprak döken ormanları zenginleştiren anahtar bir tür oldu,ואכן זה היה מין עיקרי שהעשיר את כל יערות השלכת המזרחיים,
Ve gerçekten de bu tür doğudaki tüm yaprak döken ormanları zenginleştiren anahtar bir tür oldu,وكان حقا طيرا جد مهم أثرى كل الغابة المتأكلة بالغرب
Ve gerçekten de bu tür doğudaki tüm yaprak döken ormanları zenginleştiren anahtar bir tür oldu,ミシシッピ川から大西洋 カナダからメキシコ湾にわたって
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.A nejen to - někdy si našel větvičku s listím a listy z ní otrhal.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.E mais, por vezes escolhia um galho com folhas e arrancava-lhe as folhas.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.En dat is niet alles -- soms pakte hij een takje met bladeren en haalde de bladeren eraf.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.E non solo, a volte prendeva un ramoscello e gli toglieva le foglie.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.És nem csak fűszálakkal, előfordult, hogy fogott egy levelekkel borított ágat és letépte róla a leveleket.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Et en plus de cela, il utilisait parfois une brindille à feuilles et en enlevait les feuilles.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.I nie tylko to, bo czasem zrywał gałązkę z liśćmi, a następnie te liście usuwał.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.그 뿐만이 아니라, 잎이 달린 작은 가지를 주워서 나뭇잎을 뜯더군요.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Och inte bara det - ibland plockade han upp en kvist och rensade den på löv.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Și nu doar atît. Uneori lua o ramură înfrunzită și-i rupea frunzele.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Und nicht nur das -- manchmal pflückte er einen Zweig mit Blättern und riss dann die Blätter ab.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Y no sólo eso -- a veces cortaba una ramilla con hojas y le quitaba las hojas.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Και όχι μόνο αυτό -- μερικές φορές θα έπαιρνε ένα κλαράκι με φύλλα και θα έβγαζε τα φύλλα.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.Більш того, часом він відламував гілочку з листям і обривав листя.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.И не само това, понякога вземаше цяла клонка и отделяше листата.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.И не только это - иногда он срывал веточку с листьями, и обрывал эти листья.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.ולא זו בלבד -- הוא לפעמים יקח ענף בעל עלים ויסיר את עליו.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.وليس ذلك فقط -- إنه أحيانا يتلقط الأغصان المورقة وينتزع الأوارق.
Ve sadece bu da değil- bazen de yaprakla kaplı bir dal alıp yaprakları soyuyordu.葉を取り除いていました 特定の目的に合わせて 物を修正するのは
Yaklaşık 45 dakika sonra, gayet karmaşık projeler elde ediyorsunuz. Renklerine göre dizilen yapraklar gibi.Спустя около 45 минут получаются замысловатые фигуры, как например, листья, отсортированные по цветам.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Astea sunt frunzele din curtea mea, în esenţă.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Dit zijn dus de bladeren in mijn tuin.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Il s'agit donc des feuilles de mon jardin, essentiellement.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Im Grunde sind das also die Blätter in meinem Hof.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.In pratica, sono le foglie del mio giardino.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.이 나뭇잎들이 본질적으로 제 마당에 있는 것입니다.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Lényegében, ezek az udvarunk levelei.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Por lo que esto son las hojas de mi patio, esencialmente.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Så dette er bladene i min have, dybest set.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Takže tohle jsou právě listy z mé zahrady.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.W gruncie rzeczy więc są to liście w moim ogródku.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Так что по сути это листья из моего двора.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.Това, по същество, са листата в двора ми.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.אז אלה בעצם העלים שבחצר שלי.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.فبهذا تكون تلك الأوراق التي في التقويم من حديقتي.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.このように、私は沢山このような作品をつくりました。
Yani gerçekten iyi arkadaţlar diyorum. Yaprak gibi titriyorsun.Amigos mesmo muito bons.
Yaprak bitiBlattläuse.
Yaprak döken ağaçlarla beraber.나무에서 잎들이 떨어집니다.
Yaprak döken ağaçlarla beraber.והעלים יפלו מהעצים.
Yaprak döken ağaçlarla beraber.وتتساقط الأوراق من أغصانها.
Yaprak döken ağaçlarla beraber.つまり身近なものに気を配るように
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Arbuşti sclerofili (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Broussailles sclérophylles (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Hårdbladsbuskmarker (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Hartlaubgebüsche (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Matorrales y esclerófilos (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Sclerofiele duinvegetatie (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Sklerofilna grmišča (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Sklerofyyttiset pensaikot (32)
Yaprak dökmeyen, kurakçıl çalılıklar (32)Zarośla twardolistne (32)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod