Ana içeriğe geç
Sözlük

yaprak ile cümle

yaprak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çinko: Uç yaprakları çok küçülür.Aachen: Casino wirft weniger Ertrag ab.
Örneğin, Suriye'de yaprak dolmasına Yalancı adı verilir.Auch kann man in Synapse den sogenannten Tournament-Treiber runterladen.
Nikotinia ailesi bitkilerinin yapraklarından elde edilir.Die Tabakpflanze gehört zu der Familie der Nachtschattengewächse.
Çiçek ve yaprakların saplarında yağ bezeleri bulunur.Auf den Blütenständen oder Blüten sind Drüsenhaare vorhanden.
Yaprak ayasının kenarları tam, kaba veya ince dişlidir veya dilimli dişlidir.Ihr Blattrand ist ganzrandig, gezähnelt oder grob gezähnt.
Ahududu yaprakları, taze veya kurutulmuş olarak bitki çaylarında kullanılır.Pharmazeutisch wird das frische oder getrocknete Kraut der Pflanze verwendet.
Yaprakları muz yapraklarına benzemektedir.Die Früchte ähneln Stachelbeeren.
Yapraklı deniz ejderi: Denizatı ile ilgili olan bir tuzlu su (deniz) balığıdır.Der Steebschacht ist eine Schachthöhle bei Wennenden (Seißen, Blaubeuren) auf der Schwäbischen Alb.
Yaprakları kiraz yapraklarından daha küçüktür.Die Augen sind kleiner als die Spritzlöcher.
Daha seyrek yapraklıdırlar.Weiteres siehe unter Löten.
Alt yüzeyi soluk renkli olan yapraklar sık tüylüdür.Die Stielspitze unterhalb der Lamellen ist oft weißlich.
Her bir veri bir "yaprak" ile ifade edilir. .Jedes Kraut wird auf einem Schild erklärt.
Güney bölgelerde geniş yapraklı ağaçlar daha çoktur.Es gibt mehr Gewölbedecken als weiter südlich.
Kadının saçlarında ise sarmaşık yaprakları rastgele dağıtılmış şekilde durmaktadır.Die Schenkel (Femora) der Hinterbeine haben unten basal rundliche Haarflecken.
Yine yaprakları toz haline getirilip temizlik ve dezenfekte etmek içinde kullanılabilir.Hiernach kann der Stall wieder gereinigt und desinfiziert werden.
Dört yapraklı yoncanın teması sonucu ölür.Der aus vier Fruchtblättern verwachsene unterständige Fruchtknoten ist einfächerig.
Neredeyse ağaçtaki tüm yapraklar döküldü.Presque toutes les feuilles sont tombées de l'arbre.
Düzensiz ölü yapraklar havuzun üstünde yüzüyordu.Des feuilles mortes éparses flottaient sur l'étang.
Ölü bir yaprak su yüzeyinde yüzüyordu.Une feuille morte flottait à la surface de l'eau.
Ölü yapraklar suyun üzerinde yüzüyordu.Des feuilles mortes flottent à la surface de l'eau.
Ekimde yapraklar dökülmeye başlar.En octobre, les feuilles commencent à tomber.
Ona bir yaprak kağıt verdi.Il lui donna une feuille de papier.
Ağaçlar yapraklarını çabucak kaybeder.Les arbres perdent rapidement leurs feuilles.
Horozibiği türleriyle beraber T. fruticosum, Nijerya'nın en fazla ithal edilen yapraklı sebzesidir.Avec les espèces de Célosie, T. fruticosum est l'un des légumes-feuille les plus importés au Nigeria.
Sarmallar (G,H ve I) ve yaprak konformasyonlarının makul bir uzunluğa sahip olmak zorundadır.Les hélices (G, H et I) et les feuillets doivent tous avoir une longueur minimale raisonnable.
Bunların yanında leş, meyve, tohum ve yapraklar da yerler.Ils se nourrissent de fruits, noix, graines et feuilles.
Kenyalılar da aynı amaçla aynı yaprakları kullanırlar.Le fromager l'utilise avec la même finalité.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.Claire-voie (Couvrir à)- Laisser entre chaque tuile la distance du tiers de sa largeur.
Bir yapraktaki villaların görünümü.Vue des bourroirs d'une bourreuse.
En enerjik alfa parçacıkları bile tek yaprak kağıtla durdurulabilir.Le rayonnement alpha peut être arrêté par une simple feuille de papier.
Yaprakları, kökü ve meyvesi kulanılır.Les racines, feuilles et le fruit sont utilisés.
Yaprak galerigüvelerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmaktadır.L'aleurode noir des agrumes a un certain nombre d'ennemis naturels.
Bu islemler dugum yaprak dugum oluncaya kadar devam eder.Elles demeurent ainsi jusqu'à ce qu'elles s'oxydent.
Daha sonra galeri kabarcık şeklini alır ve bütün yaprak ayasını kaplar.C'est alors que la renarde l'attrape et s'empare ensuite de toutes les poules.
Yapraklarda bulunur.(Yaprağa yeşil rengini verir.)L'ancien tracé est en vert.]
Böcekçil olan kuş, yapraklar üzerindeki küçük böcekleri toplayarak beslenir.C'est un oiseau insectivore qui se nourrit en glanant de petits insectes sur les feuilles.
Ayrıca, yapraklarından yağ elde edilir.Une huile est extraite de ses noyaux.
Eser 2,32 metre boyunda ve 1,65 metre genişliğinde olup 26 yaprak kâğıttan yapılmıştır.Il mesure 2,32 mètres par 1,65 m et est constitué de 26 feuilles de papier.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.Les champignons ne sont pas absents à l’automne.
Yapraklarının tıpta ve kozmetikte kullanımları vardır.Ces plantes ont un usage médicinal et en laquerie.
Tırtılları yine aynı ağacın yapraklarıyla baslenir.Les grandes arcades retombent sur les mêmes tailloirs.
Bitki boylu, yaprakları geniş, daneleri iridir.Il met en place un grand vignoble, à Virieu-le-Grand et Artemare.
Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.La fleur est également utilisée pour parfumer la nourriture.
Yaprakçık sayısı 7-17'dir.La fraction recherchée est égale à 17/10.
Eğer kökü yerinden oynatılırsa ve kök hava alırsa , bitki anında yapraklarını ve çiçeklerini buruşturacaktır.Il promet au géant que s'il plante son bâton dans le sol, le lendemain il porterait des fleurs et des fruits.
Yapraklar sertleşmeye başlayınca 15 günde bir daha dengeli bir gübreyle işleme devam edilir.Enfin, l'eau cesse de jaillir, le visage apparaît souriant pendant 15 secondes.
Çiçeklerinde taç yaprak yoktur.Aucune observation disponible sur les fleurs.
Proteinin baskın ikincil yapısı beta yapraklarından oluşmaktadır.La seconde défense chimique est dérivée de la plante hôte.
Soluk yeşil iğnemsi yapraklar 5 sıralı sarmal dizilmiştir ve sürgün üzerinde 4-5 yıl kadar kalır.De couleur vert foncé, elles sont persistantes pendant 4 ou 5 ans.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.Les fleurs sont de petits chatons qui apparaissent peu de temps après la feuille, au printemps.
Bu çelenk çam yapraklarından oluşuyordu.Cette voie était bordée de fabriques de meubles.
Yaprakları her daim yeşil kalır yaprakları zambak yaprağına benzer.On plantera partout des arbres toujours verts comme des balais.
Yaprakları için üretilen bitkidir.Localement cultivé pour les fruits.
Geniş yumurta veya elips biçimindeki yaprakları taze iken yapışkan değildir.Il semblerait que les œufs collés à des troncs ou à d'autres supports ne soient jamais fertiles.
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.La taille des fermes est même comptabilisée en nombre de chevaux.
Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler.Les fleurs, assez grandes, blanches ou rose pâle, apparaissent avant les feuilles.
Yaprakları 3 lobludur ve 2-3 süslü beyaz çiçeğe sahiptir.Les épillets fertiles sont sessiles et comprennent de 3 à 9 fleurs fertiles.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Il présente deux évents au-dessus de la tête.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.Ses feuilles ont une odeur de citron.
Yaprak kenarları katlı dişlidir.Le dessous des ailes est cendré.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod