Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Als je het niet doet, kan iemand hem van je wegkapen.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.De ha nem ásod ki, akkor bárki ellophatja tőled.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.E se non lo fate, qualcuno ve lo può portare via.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.În cazul în care rămâne necurățat, poți rămâne fără el.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Jeśli nawalisz, ktoś może ukraść ci pupilka.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.그리고 만약 여러분이 파내지 않는다면, 누군가 여러분들로부터 이 호칭을 빼앗을 수 있죠.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Nếu bạn không làm, người khác có thể chiếm đoạt nó.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Pokud hydrant nepojmenujete, kdokoli vám ho může zabrat.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Se não o fizermos, outra pessoa pode roubá-la.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Si no lo haces, alguien puede robártela.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Si vous ne le faites pas, quelqu'un peut vous la voler.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Wenn du das nicht machst, kann ihn dir jemand wegnehmen.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Και αν δεν το κάνετε, κάποιος μπορεί να σας τον κλέψει.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.А если ты не откопаешь, то кто-нибудь его может забрать.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Ако не го изравяш, могат да ти го откраднат.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.Якщо ви його не відкопаєте, то хто-небудь може його забрати.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.ואם אתם לא, מישהו יכול לגנוב לכם אותו.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.وإن لم تفعلوا، شخص آخر يمكن أن يسرقه منكم.
Eğer yapmazsanız, biri onu sizden çalabilir.という具合に 競わせるのでちょっと参加意欲が湧きます
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.여호와께서 집을 세우지 아니하시면 세우는 자의 수고가 헛되며 여호와께서 성을 지키지 아니하시면 파숫군의 경성함이 허사로다
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.שיר המעלות לשלמה אם יהוה לא יבנה בית שוא עמלו בוניו בו אם יהוה לא ישמר עיר שוא שקד שומר׃
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.〔 所 羅 門 上 行 之 詩 。 〕 若 不 是 耶 和 華 建 造 房 屋 、 建 造 的 人 就 枉 然 勞 力 . 若 不 是 耶 和 華 看 守 城 池 、 看 守 的 人 就 枉 然 儆 醒
Evi RAB yapmazsa, Yapıcılar boşuna didinir. Kenti RAB korumazsa, Bekçi boşuna bekler.〔 所羅門 上行 之 詩 。 〕 若 不 是 耶和華 建造 房屋 、 建造 的 人 就 枉然 勞力 . 若 不 是 耶和華 看守 城池 、 看守 的 人 就 枉然 儆醒
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte! Evet.- Vi må hjælpe Heinkel.
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte! Evet.-Vi måste hjälpa Heinkel.
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Heinkel będzie miał kłopoty.
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!-Heinkel on pian pulassa.
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Se não fizermos algo depressa, o Heinkel está metido em sarilhos!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Se non facciamo subito qualcosa, Heinkel sarà nei guai!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!¡Si no hacemos algo rápido, Heinkel estará en peligro!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Αν δεν δράσουμε, ο Χάινκελ θα μπλέξει!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Если ничего не сделать, Хенкелу будет туго.
İşte bütün bunları Babam hayattayken yapardık. Çünkü yapmazsak, kırbaçlanırdık.So war es als Vater am Leben war, denn das nicht zu tun brachte als Konsequenz eine tracht Prügel.
İşte bütün bunları Babam hayattayken yapardık. Çünkü yapmazsak, kırbaçlanırdık.Αυτό γινόταν όσο ζούσε ο μπαμπάς, επειδή αν δεν τα έκανες αυτό επέφερε μαστίγωση.
Kolun... Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.Du forbløder, hvis vi ikke gør noget.
Kolun... Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.Du kommer att förblöda om vi inte gör nåt.
Kolun... Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.O seu braço... vai esvair-se em sangue se nada fizermos.
Kolun... Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.Vuodat kuiviin, jos emme tee jotakin.
Kolun... Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.Θα αιμορραγήσεις μέχρι θανάτου αν δεν κάνουμε κάτι.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Es ist meine Absicht das Poster literarisch zu begleiten, sollten Sie es noch nicht verstanden haben.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Ik ben van plan een briefje met uitleg over de poster bij te voegen, voor het geval jullie het niet snappen.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Il mio intento è di avere un accompagnamento letterario che spieghi il poster, in caso non lo capiate.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Intenția e de-a avea un acompaniament literar care să explice posterul, în caz că nu te prinzi.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.저의 의도는 포스터를 설명하는 문구를 집어넣는 것인데, 이는 보는 사람이 이해하지 못할 경우를 대비하기 위한 것이죠.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Mi intención es que haya un acompañamiento literario que explica el cartel, en caso de que no lo entiendas.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Moim celem jest posiadać pisemnego odniesienia, które wyjaśnia plakat, w razie gdybyście go nie zrozumieli.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.Намерението ми е да имам литературен съпровод, който обяснява плаката, в случай че не схващате.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.המטרה שלי היא שתהיה תוספת מילולית שמסבירה את הפוסטר, אם לא הבנתם את זה.
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.وكانت نيتي ان اجد بصورة ما شيء يشرح البوستر بصورة خفية في حال لم يستطع القارىء فهمه مباشرة
Niyetim posteri açıklayan edebi bir yöne sahip olmak, şayet bunu yapmazsanız.みなさんが分からないといけないので (笑)
O da, hiç hata yapmazsam.معاملات ثنائي الحدود
Ona aşıksın. Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın.أنت واقعة بحبه، افعلي شيئاً ستمر السنوات و ستأسفين
Orada, eğer hiçbir şey yapmazsak sera gazlarının nereye gittiği, nerelere gidebilecekleri gösterilmektedir.우리가 아무 것도 안 하면 이산화탄소가 가는 곳은 바로 여기라는 것을 보여 주는 부분이었다는 것을 알 것입니다.
Orada, eğer hiçbir şey yapmazsak sera gazlarının nereye gittiği, nerelere gidebilecekleri gösterilmektedir.שמראה עד כמה אדי החממה יתפשטו אם לא נעשה כלום.
Orada, eğer hiçbir şey yapmazsak sera gazlarının nereye gittiği, nerelere gidebilecekleri gösterilmektedir.التي تعرض إلى أين تتجه غازات الدفيئة إذا لم نفعل شيئاً، ها هنا حيث سنذهب.
Orada, eğer hiçbir şey yapmazsak sera gazlarının nereye gittiği, nerelere gidebilecekleri gösterilmektedir.実現可能な推移を示しています そして軌道変更のために我々ができることを
Senden bekleneni yapmazsan, cezalandırılırsın.Als je niet meedoet, word je gestraft.
Senden bekleneni yapmazsan, cezalandırılırsın.Bạn bước ra khỏi ranh giới, bạn bị trừng phạt.
Senden bekleneni yapmazsan, cezalandırılırsın.Ha kiállsz a sorból, megbüntetnek.
Senden bekleneni yapmazsan, cezalandırılırsın.Încalci regula, ești pedepsit.