Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.ואם לא תעשה את זה, אתה יודע מה, לעזאזל עם זה.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.موافق . لكن إن لم تفعل ذلك، أتعرف ماذا، عليك اللعنة.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil."私は自分の役目を果たすだけ"
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Así que sólo lo vamos a poner ahí también.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Essensreste sind kein Problem; wenn man zu wenig kocht ist das etwas enttäuschend.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Isso não está muito sujo, vamos misturar um pouco
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Niente di male se ne rimane un pò;ma cucinare poco è un pò deludente.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Quand vous n'en faites pas assez c'est un peu décevant; il n'y a cependant rien de mal avec des restes.
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Tidak ada salahnya dengan sedikit sisa Namun bila anda memasak terlalu sedikit itu bisa menjadi permasalahan
Arta kalırsa sorun değil, ancak yeterli miktarda yapmazsan hayal kırıklığı oluyor.Няма проблем с остатъците, но когато е прекалено малко, е малко разочароващо.
Bak, eđer bu iţi yapmazsan ne ben kalýrým, ne Ömer, ne Bahar.I leave the Bahar. Are you longing for a few days. Then you look at
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Anh biết, anh biết ... nhưng nếu không dùng cách này, anh sẽ bỏ lỡ cơ hội tỏ tình với Hae Ra
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Ich weiß, aber wenn wir es nicht so machen verpasse ich meine Chance, Hae Ra meine Gefühle zu gestehen.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Ik weet, ik weet, maar als het niet voor deze methode is dan zal ik de kans missen om aan Hae Ra te bekennen.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Jag vet, jag vet, men om det inte är för den här metoden så kommer jag å missa chansen å erkänna till Hae Ra.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Je le sais bien, mais si je n'utilise pas cette méthode, je vais louper l'occasion de me confesser à Hae Ra.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Lo so, lo so, ma senza questo metodo perderò l'opportunità di dichiararmi a Hae Ra.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Stiu, stiu, dar daca nu folosesc metoda asta, voi rata sansa de a ma confesa lui Hae Ra.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Το ξέρω, το ξέρω, αλλά χωρίς αυτή τη μέθοδο θα χάσω την ευκαιρία να μιλήσω στην Χε Ρα.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.Знаю, знаю, но если не этот метод, то у меня не будет шанса признаться Хе Ра.
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.أعلم..ولكن إذا لم تكن بهذه الطريقه.. سأفقد الفرصه لأعترف لهاي ري
Biliyorum, biliyorum, fakat böyle yapmazsam, Hae Ra'ya olan aşkımı itiraf etme şansını yitireceğim.スンジョが必要なんだ だからハニ、お前が・・・
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaalguien le amenaza con denunciarle a las autoridades si no hace lo que le pide
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsajoku uhkaa ilmiantaa sinut viranomaisille, jos et tee niin kuin hän haluaa
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsanågon hotar med att ange dig till myndigheter om du inte gör som hen säger
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaquelqu'un menace de vous dénoncer aux autorités si vous n’agissez pas comme il le veut
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaвас принуждают к чему-либо под угрозой выдачи властям
birisi, istediğini yapmazsanız sizi resmi görevlilere bildirmek ile tehdit ediyorsaقام شخص معين بتهديدك بالإبلاغ عنك إلى السلطات، إذا لم تُنفذ ما يريد
Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.Sanguinerai a morte se non facciamo qualcosa.
Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin. -Winry! -Biliyorum.- Ya lo sé.
Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.Wykrwawisz się, jeśli czegoś nie zrobimy.
Bir şey yapmazsak kan kaybından öleceksin.Ты истечёшь кровью, если мы ничего не сделаем.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Hän vuotaa kuiviin, jos et tee jotain.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Hvis du ikke gør noget, forbløder hun snart.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Jeśli czegoś nie zrobisz, wykrwawi się na śmierć.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Om du inte gör nåt så förblöder hon snart.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Se não fizeres nada, vai esvair-se em sangue.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Se non fai niente, presto morirà dissanguata.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Si no haces nada, pronto morirá desangrada.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Αν δεν κάνεις κάτι, σύντομα θα πεθάνει από αιμορραγία.
Bir şey yapmazsan, kan kaybından ölecek.Если ты ничего не сделаешь, она истечёт кровью.
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Alors, si nous ne changeons rien aujourd'hui, à quoi ressemble demain?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Aşadar, dacă nu facem nicio schimbare azi, cum va arăta ziua de mâine?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Assim, se não fizermos mudanças hoje, como será o futuro?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Dus als we vandaag niets veranderen, hoe ziet de toekomst er dan uit?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Entonces, si no hacemos cambios hoy, ¿cómo será el mañana?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Jadi, jika kita tidak membuat perubahan hari ini, apa jadinya hari esok?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Jeśli więc nie uruchomimy zmian dzisiaj, to jak będzie wyglądało jutro?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?그럼 오늘날, 어떤 변화도 이루지 못한다면 내일은 어떻게 될까요?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Quindi, se oggi non operiamo nessun cambiamento, come ci ritroveremo un domani?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Tehát, ha nem változtatunk semmit ma, hogyan fog kinézni a holnap?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Vì thế nếu ngày nay chúng ta không thay đổi thì rồi đây sẽ như thế nào?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Wenn wir also heute nichts verändern, wie wird es morgen aussehen?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Έτσι, άμα δεν κάνουμε αλλαγές σήμερα, πώς θα είναι το αύριο;
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?И ако не направим промени днес, как ще изглежда утре?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?Каким будет завтра, если сегодня мы не постараемся что-либо изменить?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?כך שאם לא נעשה שינוי היום, איך יראה יום המחר?
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?لذلك ان لم نقم بالتغييرات اليوم مالذي سوف يبدو عليه الغد؟
Bugün bir değişiklik yapmazsak, yarın nasıl olur?将来はどのようになるでしょうか? 皆さんは既に想像できていると思います
Bunu yapmazsak kurtulmayı başaramayız.Pokud se tak nestane, nepřežijeme.