Böyle yapmazsanız ALLAH'tan ve elçisinden bir savaş bekleyin.If you do not, beware of war on the part of God and His Apostle.
Kendisine emrettiğimi yapmazsa hapishaneye atılacak ve aşağılanacaktır," dedi.Yet in case he does not do my bidding he will be put into prison and disgraced."
Ey Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan, O'nun mesajını duyurmamış olursun.O Noble Messenger (Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him)!
Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun.O Noble Messenger (Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him)!
Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur. Bunu yapmazsan O'nun elçiliğini duyurmamış olursun.O Noble Messenger (Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him)!
Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun.And if you do not, then you have not conveyed His Message.
Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun.And if you do not, then you have not conveyed His Message.
Eğer bunu yapmazsan O'nun peygamberlik görevini yapmamış olursun.And if you do not, then you have not conveyed His Message.
Bunu yapmazsan O'nun elçiliğini duyurmamış olursun.And if you do not, then you have not conveyed His Message.
Ankara bu konuda bir şey yapmazsa, tüm ihtimaller suya düşer."If nothing emerges from Ankara on this front, all bets are off."
Alıcı bu uyarı sonrasında da ödeme yapmazsa satıcıya satış fiyatı üzerinden kesilen ücret geri ödenir.S’il a vendu la chose, il devra restituer le prix de la vente.
Onu şimdi yapmazsam, asla yapamam.Si no lo hago ahora, nunca lo haré.
Onu şimdi yapmazsam, asla yapamam.Если я не сделаю это сейчас, то не сделаю никогда.
Onu biz yapmazsak, kim yapacak?Если мы этого не сделаем, то кто?
Kısa ve öz olarak: eğer bunu yapmazsak O sinirlenir.Отец: полностью, хотя и не осознает это, погрузился в себя.
Sİmler zamanında çıkış yapmazsa, bir gün daha kalmak zorunda kalırlar.Если Роженица не принесла их вовремя, то делает это позже.
Bunu yapmazsam, kim yapacak?Se eu não fizer isso, quem vai fazer?
Kısa ve öz olarak: eğer bunu yapmazsak O sinirlenir.A rövid magyarázat az, hogy megharagszik, ha nem így teszünk.
Eğer bunu yapmazsan ölü bir adam olacaksın.Halott ember vagy, ha nem teszed meg.
Eğer bunu yapmazsa bir Hristiyan olarak dinin gereklerine kayıtsız bir kişi olacağını da ona söyler.(略)もし彼がそのように行動することを望まないならば、その人はキリストで商売をする人である。
Kısa ve öz olarak: eğer bunu yapmazsak O sinirlenir.이들은 "우리가 직접 보고 챙기지 않으면, 금방 엉망이 될 것 같다.
Eğer mutluluk için ürünler yapmazsanız halk kızar ve paranız azalır.Ako ne činiš ljude sretnima ili ljutima, nešto ne valja s tvojom službom.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Als je niet gaat plassen, kun je geen tv kijken, of wel?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Ha nem mész el, akkor nem nézhetsz tévét, ugye?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Hvis du ikke tisser, kan du ikke se fjernsyn, kan du?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Jak nie zrobisz siusiu, nie będzie oglądania telewizji, prawda?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Jika kamu tidak buang air, kamu tidak bisa menonton TV, kan?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Jos et käy pissillä, et voi katsella telkkaria.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Když se nevyčuráš, nemůžeš se přece dívat na televizi, ne?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?쉬 안 하면 텔레비젼 안 보여 줄거야.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Om du inte går och kissar kan du ju inte titta på TV, eller hur?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Se não fizeres xixi, não podes ver televisão, ou achas que podes?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Se non fai la pipì, non ti faccio guardare la TV, capito?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Si no haces pis, no puedes ver televisión, ¿sí?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Si tu n'y vas pas, tu ne pourras pas regarder la télé.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Αν δεν κάνεις τσίσα σου, δεν μπορείς να δεις τηλεόραση,
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Если не пописаешь, не сможешь смотреть телевизор.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?إذا لم تتبول، فلن تتمكن من مشاهدة التلفزيون، أليس كذلك؟
[Adam kendi dilinde konuşur]: Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?ん?
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.A jak nie, to wiesz co? W cholerę z tobą.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.De, ha nem csinálod, akkor a fenébe az egésszel.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Dobre. Ale ak to neurobíš, tak vieš čo, do čerta s tým.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.하여튼 당신이 일하러 나오건 말건, 나는 그냥 계속해서
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil."Mas se não o fizeres, sabes, que se lixe.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Mutta jos et tee sitä, tiedätkö, antaa olla kokonaan.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Ale když to neuděláš, tak víš co, k čertu s tím.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Okay. Aber, wenn Du das nicht tust... weißt Du was, dann zum Teufel damit.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK. Mais si tu ne le fais pas, tu sais quoi, tant pis.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Ma se non lo fai, sai cosa, non me ne frega niente.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK? Men hvis du ikke gør det, ved du så hvad? Til helvede med det!
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Nhưng nếu mày không xuất hiện, mày biết gì không, thật đáng chết.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil."OK. Och om du inte gör det så, skit i det-
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK. Pero si no lo haces, sabes, al diablo con esto.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Ok. Si daca nu o sa faci asta, stii ceva, la naiba cu toate.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.OK. Tetapi kalau kamu tidak mau, terserah.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Snap je? Doe je dat niet, jammer dan.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Εντάξει; Αν όμως δεν έρθεις, ξέρεις κάτι· να πάει στο διάολο.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Гаразд. Якщо ти цього не зробиш, знаєш, йди до біса.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.Добре. А ако не го направиш, да върви по дяволите.
Ama bak sana ne diyeceğim, eğer yapmazsan, umrumda da değil.ОК. Но если ты не хочешь, то и черт с тобой.