Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmazlar ile cümle

yapmazlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Därför gillar inte små flickor matte.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.De asta fetițele nu fac matematică.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Det er grunden til, at små piger nødigt laver matematik.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Dlatego małe dziewczynki nie liczą.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Đó là lý do tại sao các bé gái không làm toán.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Ecco perchè le bambine non imparano la matematica.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Por eso las niñas no hacen matemáticas.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Να γιατί τα μικρά κορίτσια δεν κάνουν μαθηματικά.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Затова малките момиченца не се занимават с математика.
Bu yüzden küçük kızlar matematik yapmazlar.Поэтому маленькие девочки не занимаются математикой.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.거의 대부분의 경우 좋아하지도 않고,공유도 안하고 아무것도 하지 않았죠. 그렇게 똑같은 하루가 지나갑니다.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.la plupart du temps ils ne les aiment pas, ne les partagent pas, ne font rien, et c'est un jour normal.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.Meestal niet leuk, ze delen het niet, en aan het eind van de dag is er niets mee gebeurd.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.Meisten liken sie sie nicht, teilen sie nicht, machen nichts. Und ein neuer Tag beginnt.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.Většinou ne, nedají like, nesdílí je, nedělají nic a život jde dál.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.רוב הזמן הם לא אוהבים אותן, לא משתפים אותן לא עושים כלום. ועוד יום עובר.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.وفي أغلب الأحيان لا يعجبون بها، ولا يشاركونها، أو لا يفعلون شيئًا، وهذا يوم أخر.
Çoğu zaman beğenmezler, paylaşmazlar, çoğunlukla, hiçbir şey yapmazlar.たいていは無視して シェアも 何もしてくれません そんな毎日です なので眠りにつきました 私にとってはこれだけのことでした
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.Dans un état neutre, ils ne se lient pas du tout.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.En un estado neutral, no se unirían.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.In einem neutralen Zustand werden sie sich überhaupt nicht verknüpfen.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.Într-o stare neutră, nu se vor lega deloc.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.In uno stato neutrale, non si fisseranno.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.중립적인 상황에서 이들은 서로 묶이지 않을 겁니다
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.W stanie neutralnym nie będą się w ogóle łączyć.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.В нейтральном состоянии, они совершенно не связаны.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.В неутрално състояние, те не биха се свързали.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.У нейтральному стані вони взагалі не зв'язуються.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.במצב הנייטרלי הם כלל לא ייקשרו.
Doğal durumda, bağ yapmazlar bile.وفي حالة محايدة، فإنها لن ترتبط أبدا.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Am gândit, da, sună interesant, dar un tip de la CERN nu va fi capabil de asta.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Azt gondoltam, nos, érdekes, de egy pasas a CERN-ből, nem fogja megcsinálni.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Các bạn biết đấy, tôi nghĩ khá là thú vị, nhưng chẳng lẽ một chàng trai từ CERN lại không làm được điều này.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.그래서 전 '흠, 흥미롭군 그런데 CERN 출신이라고? 그럼 안하겠네'라고 생각했었습니다
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Eu achei que era interessante, mas que um tipo do CERN não ia fazer isso.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Ich dachte, das ist schon interessant aber ein Typ von CERN tut so was nicht.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Ik dacht dat het wel interessant was maar een jongen uit CERN is niet van plan om dit te doen.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.J'ai pensé que c"était intéressant, mais un homme du CERN n'arriverait pas à faire ça.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Pensai, beh, sai, è interessante, ma un ragazzo del CERN, non può farcela.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Pomyślałem, cóż, interesujące, ale gość z CERNu, po prostu tego nie zrobi.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Pomyslel som si, nuž, viete, zaujímavé, ale chlapík z CERNu, nepodarí sa mu to.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Saya pikir, itu cukup menarik, namun pria dari CERN tidak akan melakukannya.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Y pensé, bien, ya sabes, es interesante... ...pero es un tipo del CERN, no va a conseguirlo.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Σκέφτηκα ότι ήταν ενδιαφέρον, αλλά ένας τύπος από το CERN, δεν πρόκειται να το κάνει.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Я подумал, что это интересно, но он человек из ЦЕРН, у него ничего не выйдет...
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.וחשבתי, ובכן, אתם יודעים, מעניין, אבל בחור מCERN, הוא לא הולך לעשות את זה.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.اعتقدت بأن ذلك سيكون ممتعا، لكن شخصا من المركز الأوروبي للأبحاث النووية لن يقوم بذلك.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.こんな事なんてしないと思って 私たちは断りました
Fakat genelde bunu yapmazlar, Bu yüzden bir türlü ne problemleri olduğunu anlamıyorum.Aber die machen das normalerweise nicht, darum weiss ich nicht, was das verdammte Problem ist.
Fakat genelde bunu yapmazlar, Bu yüzden bir türlü ne problemleri olduğunu anlamıyorum.Ale to oni většinou nedělají, takže nechápu, v čem je krucinál problém.
Fakat genelde bunu yapmazlar, Bu yüzden bir türlü ne problemleri olduğunu anlamıyorum.Pero normalmente no hacen eso, así que no sé cuál es el puto problema.
Fakat genelde bunu yapmazlar,Mais en général, ils ne font pas ça.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.De gör inte själva jobbet, så de måste se till att alla andra gör jobbet, genom att störa.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.Eles não fazem nenhum trabalho, mas têm de garantir que alguém o está a fazer, o que é uma interrupção.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.En realidad, no hacen el trabajo por eso tienen que asegurarse que otro lo haga, y eso es una interrupción.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.그들은 일은 하지 않고, 다른 직원들이 일을 하고 있는지 확인하는 방해를 해야 합니다.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.Nem igazán a munkával foglalkoznak, ezért meg kell bizonyosodniuk róla, hogy más igen, ez pedig a megszakítás.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.Non sono loro che lavorano, perciò devono assicurarsi che lo facciano gli altri, causando interruzioni.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.Tak naprawdę nic nie robią, więc muszą sprawdzać czy każdy inny pracuje - co jest zakłóceniem.
Gerçekten iş yapmazlar, sadece her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isterler ki bu da rahatsız etmektir.Ve skutečnosti vlastně nepracují, takže kontrolují, jestli pracují ostatní, a tím je ruší.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod