Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!-Heinkel on pian pulassa.
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Se não fizermos algo depressa, o Heinkel está metido em sarilhos!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Se non facciamo subito qualcosa, Heinkel sarà nei guai!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!¡Si no hacemos algo rápido, Heinkel estará en peligro!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Αν δεν δράσουμε, ο Χάινκελ θα μπλέξει!
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte!Если ничего не сделать, Хенкелу будет туго.
Hepsini yanlış yapmamışsın." dedim. "Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?""І тепер, коли ми проаналізували твої помилки, ти ж зможеш краще?"
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar.Ce n'est pas toujours aussi bruyant. Je sais, juste les jeudis.
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar.Er is niet altijd zoveel lawaai.
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar.Nem mindig ilyen zajos. Tudom, csak csütörtökönként.
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar.No siempre hay tanto ruido. Ya lo sé, sólo los jueves.
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar.- Nu fac mereu atâta gălăgie. - Ştiu, doar joia.
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar.Здесь не всегда так шумно. Я знаю, только по четвергам.
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar..לא תמיד רועש כל כך .אני יודע, רק בימי חמישי
- Her zaman böyle gürültü yapmazlar.إنهم لا يحدثون هذه الضوضاء دائما أعرف، فقط أيام الخميس
Hey! Lee Tae Ik, Hallyu stari, ailesine cok duskun, o boyle bir saka yapmaz.Lee Tae Ik, la star de la Hallyu, pense trop à sa famille, il ne jouerait pas un tour pareil.
Hey! Lee Tae Ik, Hallyu stari, ailesine cok duskun, o boyle bir saka yapmaz.Эй, Ли Тае Ик, никогда бы не стал разыгрывать членов семьи..
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Il ne faisait rien qu'appuyer sur cette barre.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.이 막대기를 누르는것을 제외하고는 다른것을 전혀 하지 않았어요
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Nic innego by nie robił, tylko przyciskał dźwignię.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.No hacía nada más que presionar la barra.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Nó không làm gì cả, ngoài việc nhấn thanh này.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Non faceva niente tranne premere quella barra.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Nu făcea altceva decât să apese pe bară.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Sie wollte nichts tun, als diesen Hebel drücken.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Tidak akan melakukan apa pun selain menekan bar tersebut.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Ze wou alleen maar op die balk drukken.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Він не робив нічого, тільки натискав на важіль.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Ей не надо было ничего, только нажимать на этот рычаг
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.Нищо друго не правел, освен да натиска лоста.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.היא לא עשתה דבר אלא להמשיך וללחוץ על הידית.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.ولن يفعل أي شيء سوى الضغط على هذا القضيب.
Hiçbir şey yapmaz ama o tuşa basardı.その結果から ここが脳内の
Hiçbir şey yapmazlarDe gøre ikke noget.
Hiçbir şey yapmazlarEles não fazem nada.
Hiçbir şey yapmazlarEllos no hacen nada.
Hiçbir şey yapmazlar그것들은 어떤 것도 하지 않습니다.
Hiçbir şey yapmazlarNebudou tedy vůbec reagovat.
Hiçbir şey yapmazlarNie są reaktywne.
Hiçbir şey yapmazlarSie tun nicht alles.
Hiçbir şey yapmazlarВони нічого не роблять.
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırcela ne fait rien, c'est juste pour les tests
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırGör ingenting, bara för testsyfte
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırnão faz nada; apenas para fins de teste
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırno hace nada, sólo está de prueba
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırto nic nie zmienia, tylko dla celów testowych
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırκαμία ενέργεια, μόνο για δοκιμαστικούς λόγους
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırнічого не робить, тільки для тестування
hiçbir şey yapmaz, yalnızca test amaçlıdırالإيطالية لا شئ إختبار
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Det är väldigt olikt dig.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Det ligner dig ikke.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Nem parece teu.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Non è da te fare queste cose.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Nunca haces cosas así.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Se ei ole sinunlaistasi.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.To do ciebie niepodobne.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Δεν είσαι άτομο που κάνει τέτοια πράγματα.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Δεν συνηθίζεις να κάνεις τέτοια.
Hiç böyle şeyler yapmazdın.Как это на тебя не похоже.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Gdybyś podczas walki dbał o swój honor homunkulusa, nic bym nie zrobił.