Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Якщо щось спочатку дорівнює чомусь, то я не можу просто щось робити з однією частиною, залишивши вираз рівним.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .אם הם מתחילים שווים זה לזה, אי אפשר סתם לעשות פעולה על צד אחד ושזה עדיין יהיה שווה
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .両辺はイコールではなくなります。 同じことでしたね。
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Altrimenti ci ritroveremo la generazione che ci meritiamo
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Dacă nu facem asta, vom avea generația pe care o merităm.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Doen we dat niet, dan krijgen we de generatie die we verdienen.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Jeśli tego nie zrobimy, przyszłe pokolenie będzie takim, na jakie sobie zasłużyliśmy.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.만약 우리가 그렇게 하지 않는다면, 그 댓가는 우리 아이들이 치루게 될 것입니다.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Nếu không làm như vậy, chúng ta sẽ phải trả giá cho cả một thế hệ.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Se não o fizermos, a próxima geração será aquela que merecemos
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Si no lo hacemos, tendremos la generación que nos merecemos.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Si nous ne le faisons pas, nous aurons la nouvelle génération que nous méritons.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Wenn wir das nicht tun, erhalten wir die Nachfolgegeneration, die wir verdienen.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Μη κάνοντας κάτι τέτοιο, η νέα γενιά θα μας γυρίσει την πλάτη, όπως θα μας αξίζει.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Ако не направим това, ще получим поколението, което заслужаваме.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Если мы этого не сделаем, у нас будет поколение, которое мы заслуживаем.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.Інакше, ми отримаємо покоління, на яке заслуговуємо.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.אם לא נעשה זאת, נקבל את הדור שאנחנו ראויים לו.
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.إذا لم نفعل ذلك, سنحصل على الجيل الذي نستحق
Eğer bunu yapmazsak, hakettiğimiz bir nesil elde edeceğiz.子供たちはなんであれ 周りにあるものすべてから学ぶでしょう
Eğer bunu yapmazsak insanlığımızı ve umutlarımızı terk ederiz.우리는 희망을 포기할 것입니다. 우리는 우리의 근본적인 인간성을 버리게 되는 것입니다.
Eğer bunu yapmazsak insanlığımızı ve umutlarımızı terk ederiz.וברור לי שאיננו רוצים בכך, ואיננו חייבים לחיות כך. אז אני מפציר בכם,
Eğer bunu yapmazsak insanlığımızı ve umutlarımızı terk ederiz.فإننا نتخلى عن الأمل فإننا نتخلى عن إنسانيتنا الجوهرية
Eğer bunu yapmazsak insanlığımızı ve umutlarımızı terk ederiz.私たちの根本的な人間らしさまでも捨てることになります。 誰もそのようになりたくないと思いますし
Eğer bunu yapmazsanız, SOH-CAH-TOA sinüs 30 derece hipotenüsün karşısı. -אפשר לזכור שסינוס של 30 מעלות הוא ניצב ממול חלקי היתר.
Eğer çiş yapmazsan televizyon seyredemezsin, değil mi?Hmm?
Eğer düzlem ile koninin kesişimini alırsanız, gelecek videolarda ve cebir iki sınıfında bunu yapmazsınız.Se fai l'intersezione tra il piano e il cono questo non si fa in algebra due
Eğer düzlem ile koninin kesişimini alırsanız, gelecek videolarda ve cebir iki sınıfında bunu yapmazsınız.Si on prend l'intersection, et vous verrez plus tard pourquoi en Algebre II
Eğer düzlem ile koninin kesişimini alırsanız, gelecek videolarda ve cebir iki sınıfında bunu yapmazsınız.اذا اخذنا التقاطع لهذا السطح وهذا المخروط-- و في العروض المستقبلية، لن تقوم بهذا في الجبر 2
Eğer düzlem ile koninin kesişimini alırsanız, gelecek videolarda ve cebir iki sınıfında bunu yapmazsınız.将来のビデオで 三次元での
Eğer gençken bir fil öldürürken Canlı çeşitliliğini yok ettiğimi bilseydim yapmazdım.Daca as fi stiu cand eram tanar, ca omorand elefanti, distrug biodiversitatea, nu as fi facut-o.
Eğer gençken bir fil öldürürken Canlı çeşitliliğini yok ettiğimi bilseydim yapmazdım.Gdybym w młodości wiedział że zabijając słonia niszczę bioróżnorodność nie zrobiłbym tego.
Eğer gençken bir fil öldürürken Canlı çeşitliliğini yok ettiğimi bilseydim yapmazdım.Se avessi saputo, da giovane, che uccidendo gli elefanti distruggevo la biodiversità, non l'avrei fatto.
Eğer gençken bir fil öldürürken Canlı çeşitliliğini yok ettiğimi bilseydim yapmazdım.Ако знаех, когато бях малък, че убиването на слонове унищожава биоразнообразието,
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınAk však neurobíme nič, aj tak sa dostaneme do post uhlíkovej doby, lenže tá bude pustá..
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınAls we niets doen, zal we krijgen nog steeds aan een post koolstof toekomstige maar het somber.
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınDacă facem... nimic tot ajungem într-un viitor post carbon, dar sumbru.
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınDebemos prepararnos para afrontar los negocios de maneras diferentes:
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınHa nem csinálunk semmit, akkor is eljutunk a szén utáni jövőbe, de az sivár lesz.
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınJeśli nie zrobimy nic, wciąż czeka nas postindustrialna przyszłość ale malowana w ciemniejszych barwach.
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakın우리가 손 놓고 있어도 탄소 이후의 세상은 찾아올 것입니다. 암울한 세상일 테지만죠.
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınSe não fizermos nada, continuaremos no nosso futuro baseado no carbono que vai acabar.
Eğer hiçbir şey yapmazsak, post karbon bir yaşamla devam edeceğiz ama sonu yakınSe non faremo niente, giungeremo sì a un futuro "post carbon" ma sarà desolato.
Eğer ilaçları yurt dışından sipariş verirseniz bunlar için Halk Emeklilik Kurumu (Kela) ödeme yapmaz.Jos tilaat lääkkeitä ulkomailta, et voi saada niistä korvausta Kelasta.
Eğer ilaçları yurt dışından sipariş verirseniz bunlar için Halk Emeklilik Kurumu (Kela) ödeme yapmaz.Om du beställer läkemedel från utlandet får du ingen ersättning från FPA (Kela) för dem.
Eğer ilaçları yurt dışından sipariş verirseniz bunlar için Halk Emeklilik Kurumu (Kela) ödeme yapmaz.Si encarga medicamentos desde el extranjero, no podrá recibir por ellos ningún reembolso de Kela.
Eğer ilaçları yurt dışından sipariş verirseniz bunlar için Halk Emeklilik Kurumu (Kela) ödeme yapmaz.إذا حجزت الأدوية من الخارج، فإنه ليس بإمكانك أن تحصل على تعويض عنها من الكيلا (Kela).
Eğer ilk olarak birinci adımı yapmazsam,onu 3,4 yapmak isterdim. .Gdybym nie zrobił pierwszego kroku chciałbym, żeby stała się (3,4).
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Ich hätte dieses Gespräch nicht, wenn sie nicht hier wäre, denn ich weiß, sie passt auf mich auf."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Ik zou dit gesprek niet hebben als zij hier niet was, omdat ik weet dat zij me steunt."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."알다시피 그녀가 여기 없다면 이런 대화는 없었을 꺼에요. 왜냐하면 나는 데보라가 나를 지지한다는 것을 알고 있기 때문이지요."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Non avrei questa conversazione se lei non fosse qui, perché so che lei mi guarda le spalle."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Stii, nu as avea aceats aconversatie daca ea nu ar fi aici, pentru ca stiu ca ea imi e alaturi."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Wiesz, nie prowadziłbym tej rozmowy z tobą, gdyby jej tutaj nie było, ponieważ wiem, że ją popieram."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi.Yo no tendría esta conversación si ella no estuviese aquí, porque sé que ella me apoya".
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Вы знаете, я бы никогда не начал этот разговор, если бы ее тут не было, потому что я знаю, она стоит за мной"
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Знаеш ли, не бих водил този разговор, ако тя не беше тук, защото знам, че тя ми пази гърба."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."לא הייתי מדבר כאן אילולא היא היתה פה, "כי אני יודע שהיא מחפה עלי."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi." تعرف , لم أكن لأحظى بهذه المحادثة لو لم تكن هي هنا , لأنني اعرف إنني مطمئن لها "
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi.彼女が支えてくれたから" 私もとても緊張してました