"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Je sluit geen vrede met je vrienden, je sluit vrede met je vijanden."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""여러분은 여러분의 친구와 평화를 만드는 것이 아닙니다. 여러분은 여러분의 적들과 평화를 만드는 것입니다."라고 말씀하셨습니다.
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Man schließt keinen Frieden mit seinen Freunden, sondern mit seinen Feinden."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Não se faz as pazes com os nossos amigos, as pazes fazem-se com os nossos inimigos."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Nem a bartájával köt az ember békét, hanem az ellenségével."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Nie zawiera się pokoju z przyjaciółmi, pokój zawiera się z wrogami".
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Non si fa pace con gli amici, si fa pace con i nemici."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""No se hacen las paces con los amigos, se hacen las paces con los enemigos".
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Nu faci pace cu prietenii. faci pace cu duşmanii."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız."" Vous ne faites pas la paix avec vos amis, vous faites la paix avec vos ennemis. "
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Δεν κάνεις ειρήνη με τους φίλους σου, κάνεις ειρήνη με τους εχθρούς σου."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Вы не заключаете мир со своими друзьями, вы заключаете мир с врагами".
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""Не сключваш примирие с приятелите си, сключваш примирие с неприятелите си."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""לא עושים שלום עם חברים שלום עושים עם האויבים."
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""انت لا تعمل سلام مع اصدقاءك, انت تعمل سلام مع اعداءك"
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız."和平とは 敵と結ぶものだ」と言いました 困難ですが 必要なことなのです
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Daca eram in locul lui, Nu as fi facut la fel?
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Jag tänkte att om det var Seung Jo, skulle han inte göra det?
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Ku pikir jika itu Seung Jo, Akankah dia melakukan hal itu?
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Mình từng nghĩ nếu là Seung Jo, Liệu cậu ấy có làm thế không?
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Se si trattava di Seung Jo, Non l'avrebbe fatto?
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Zou hij dat niet doen?
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Σκέφτηκα πως αν ήταν ο Σουνγκ Τζο, δεν θα το έκανε αυτό;
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Думала, если бы это был Сын Чжо.. Разве он бы этого не сделал?
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?Защо ми го казваш...
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı??הוא לא יעשה את זה
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?ألن يفعل ذلك؟
Düşündüm ki Seung Jo, bunu yapmazmıydı?お父様の状態があまり良くないみたいだから
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Am gândit, da, sună interesant, dar un tip de la CERN nu va fi capabil de asta.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Azt gondoltam, nos, érdekes, de egy pasas a CERN-ből, nem fogja megcsinálni.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Các bạn biết đấy, tôi nghĩ khá là thú vị, nhưng chẳng lẽ một chàng trai từ CERN lại không làm được điều này.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.그래서 전 '흠, 흥미롭군 그런데 CERN 출신이라고? 그럼 안하겠네'라고 생각했었습니다
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Eu achei que era interessante, mas que um tipo do CERN não ia fazer isso.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Ich dachte, das ist schon interessant aber ein Typ von CERN tut so was nicht.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Ik dacht dat het wel interessant was maar een jongen uit CERN is niet van plan om dit te doen.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.J'ai pensé que c"était intéressant, mais un homme du CERN n'arriverait pas à faire ça.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Pensai, beh, sai, è interessante, ma un ragazzo del CERN, non può farcela.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Pomyślałem, cóż, interesujące, ale gość z CERNu, po prostu tego nie zrobi.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Pomyslel som si, nuž, viete, zaujímavé, ale chlapík z CERNu, nepodarí sa mu to.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Saya pikir, itu cukup menarik, namun pria dari CERN tidak akan melakukannya.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Y pensé, bien, ya sabes, es interesante... ...pero es un tipo del CERN, no va a conseguirlo.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Σκέφτηκα ότι ήταν ενδιαφέρον, αλλά ένας τύπος από το CERN, δεν πρόκειται να το κάνει.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.Я подумал, что это интересно, но он человек из ЦЕРН, у него ничего не выйдет...
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.וחשבתי, ובכן, אתם יודעים, מעניין, אבל בחור מCERN, הוא לא הולך לעשות את זה.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.اعتقدت بأن ذلك سيكون ممتعا، لكن شخصا من المركز الأوروبي للأبحاث النووية لن يقوم بذلك.
Düşündüm ki, şey, bilirsin, ilginç ama CERN deki adamlar bu şekilde bir şey yapmazlar.こんな事なんてしないと思って 私たちは断りました
Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın.Doe iets, anders vliegen de jaren voorbij en je zult er spijt van krijgen.
Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın.Estás apaixonada por ele. Faz qualquer coisa. Os anos vão passar e depois vais lamentar.
Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın.Fă ceva, altfel, anii vor trece şi vei regreta, Vicky.
Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın. Hayır, hayır.Écoute, fais quelque chose, ou les années vont passer très vite et toi, tu vas le regretter, Vicky.
Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın.Haz algo o los años pasarán y lo lamentarás, Vicky.
Eğer bir şeyler yapmazsan yıllar geçecek ve pişman olacaksın.Tégy valamit, mert az évek elmúlnak, és csak sajnálni fogod, Vicky.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Ak na začiatku boli strane rovné, tak nemôžem urobiť operáciu iba na jednej strane a mať ich stále rovné.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Als ze in het begin gelijk zijn, kan ik niet alleen iets doen aan de éne kant als ze gelijk moeten blijven.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Če sta na začetku enakovredni, ne smem eni strani spremeniti ničesar, sicer ne bi bili več enakovredni.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .양변이 같다는 전제하에 풀이를 했으므로 한쪽 변에만 어떠한 변화를 주었을 때 서로 같아지지 않습니다
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Om de börjar lika, Jag kan inte bara göra en operation åt sidan och har det fortfarande lika.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Se dall'inizio sono uguali, non posso fare un'operazione solo da una parte e averli ancora uguali.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Si los dos lados son iguales, no puedo hacer una operación a un solo lado y esperar que sigan siendo iguales.
Eğer bir tarafta yapıp diğer tarafta da aynı şeyi yapmazsam eşitlik bozulur. .Ако те поначало са равни, не мога да направя операция само в едната страна и те пак да са равни.